bi kaç kez hayatımı kurtaran kutsal insanlar.
her türlü saygıyı hakediyorlar.
görevi, tabiki yapacak diyemezsiniz. hayat bu. araba falan değil.
size tavsiyem ne yaparlarsa yapsınlar takışmayın. tamam hocam diyip çekilin ortamdan.
az buz iş yükü ve stresleri yok. çekilmez bir iş hayatları var.
eski tarih sayfalarından bu yana kutsal sayılan meslek. savaş meydanlarında dahi dokunulmazlığı vardır. doktor canını, hukuk malını, mühendis de yaşam kaliteni yükseltir diye gider tarih sayfalarında.
iyi ki varlar. Minimum 6 sene temel eğitimin üzerine ömürleri öğrenmekle çabalamakla geçen harika insanlar. Ego konusunda genellikle sorun yaşasalar da yaptıkları işi görünce tolore edebiliyor insan.
hayat kurtaran bir meslek. fakat şöyle bir sorun var ki aldıkları maaştan yakınan doktorlarımız neden maaşlarını asgari ücretlilerle, tesisatçılarla ya da kamu personellerinin saat başı ücretleri ile kıyaslıyorlar. bu ülkede kim hak ettiği maaşı alıyor? hakkınızı arıyorsanız aldığınız yol yanlış. daha fazlasını hak ediyorsunuz evet ama maaşlarınızı başka mesleklerle kıyaslamayı artık kesin. bu insanlar sizin maaşınızı yemiyorlar . bunun suçlusu o vatandaş değil sizin başınızdakiler. sağlık bakanlığı,sizi dövenleri bağrına basan sağlık bakanlığı. 5 dakikada bir hasta muayenesine izin veren saçma sapan sistem. doktorları hak ettiklerinden az maaşla robot gibi çalıştırıp,insan sağlığını bozan nöbetler veren mobbingçiler ve bakanlığınız.
siz canla başla çalışıp hayat kurtarmaya çalışırken hiçbir vasfı olmayan ve yatmaktan başka şey yapmayan torpilli vekiller yüzbinlerce lira alıyor. maaş kıyaslaması yapacaksanız asıl buradakilerle kıyaslayın. sizi koruması gereken kişiler hiçbir şey yapmıyor.
Fransızca bir sözcük olan doktor(dr.), Türkçe'de iki anlama gelir:
1) Mesleği hastaları iyileştirmek olan kişi.
2) Üniversitede istediği alanda ya da kendi alanında doktorasını yapmış olan en yüksek akademik görevlidir. Doçentlik ve pırofesörlük ise duruma göre akademik unvanlardır yani bir kişi, akademideki doçentlik ve pırofesörlükten ayrılsa da doktor derecesi hala devam eder.
iki tane doktor hatıram var:
-kadınların her seyi aska baglaması sendromu-
birinde jinekologa gitmistim. eski sevgilime benzeyen zenci bir cocuk. ihih. acayip yakısıklı. boylu poslu. zenci guzeli.
bir keresinde de dahiliye gitmistim. gogsumde bir enfeksiyon vardı. uzun boylu. hafif sakallı. yesil gozlu. guzel yuzlu bir yabancıydı. turki cumhuriyetlerden birindendi. azeri gibi kalmıs aklımda ama emin degilim.
insan doktora guvenir ya.
nedense doktor yakısıklı olunca benim daha bi guvenesim geliyor. allah boyle mucizevi guzellikte bir adamda her acıdan mukemmel calısmıstır kafası. ihih.
En çok giydikleri ayakkabı markaları crocs ve New Balance imiş. Onlar ders çalışırken, sen ülkü ocağında mhp konuşmaları ezberliyordun. Onun için doktor olamadın.
son zamanlarda kalitenin düştüğü meslek. gene de iyi ki varlar. ama polis doktor gibi insanların iyi örnek olabilecek kişilerden oluşması gerek, bir elek gerek.