ahlak dine bağlı, din destekli falan değildir. din çok geniştir ahlaki öğretiler dinin içinde kimliğini de yitirmiştir. bir şeyin iyi olmasının ölçütü belli bir dine bağlılık üzerinden yapılan eylem ve karşılığı farezi cennet veya cehennem.
ahlaki öğretiler belli bir çıkar veya ceza üzerine yapılırsa bu kişinin vicdanın ürünü değil zorlama bir yönlendirmenin ürünü olur.
ayrıca dinler en büyük ahlaksızlıktır, kendini yaşatmak, yaymak, doğrulamak için diğerlerini öldürmeye bile sizi programlayabilir.
nitekim din fanatizm barındırır, kitleleri kendinden geçirir ve onları vahşi bir yaratığa dönüştürür.
bu yüzden ahlakı dinle temellendirmek en büyük ahlaksızlıktır.
Bakın arkadaşlar ben bu kavgaları yapalı, bırakalı çok oldu yaşım 30 oldu artık bunları tartışmayı bırakmıştım insanların neye inandığını umursamıyordum isterse maymuna tapsınlar.
Ama bana hep şu tiksinç gelmiştir hatta benim dinle bağlantımı koparma sebebim lise 2. Sınıfta şu nedenden olmuştu ; biz bir iyiliği eğer fayda güderek yapıyorsak o yaptığımız eylem ahlaki bir eylem olmuyor. Biz doğduğumuzda herhangi bir şeye inanarak dünyaya gelmiyoruz saf tertemiz vicdanımızla geliyoruz
Benim çevremdeki dindarlar mesela perşembe günü iyilik meleğine dönüşüyor neden? Çünkü cuma gününün kutsallığına inanıyorlar ve daha fazla sevap kazandıklarını düşündükleri için bunu yapıyorlar
işte arkadaşlar ahlak dediğimiz olay burada başlıyor daha fazla açmayayım, bilmem anlatabildim mi?
ahlakı yıllarca “namaz kılıyor mu, içki içiyor mu, karısı nasıl giyiniyor?” seviyesine indirirseniz sonunda böyle bir garabet çıkıyor.
adamın ahlak anlayışında yalan söylemek ikinci planda, bira içmek felaket.
kul hakkı yemek sorun değil, ramazanda su içmek büyük mesele.
torpil yapar, akrabasını işe sokar, vergi kaçırır, işçinin hakkını ezer;
sonra iki ayet paylaşınca kendini ahlak timsali sanır.
çünkü bunların bir kısmı ahlaklı olmayı değil, ahlak zabıtası olmayı seviyor.
kendi hayatındaki pisliği temizlemek zor geliyor; milletin eteğinin boyunu ölçmek daha kolay.
asıl trajikomik tarafı da şu:
ahlaksızlığı bile dini kelimelerle paketlemeyi öğrendiler.
torpilin adı “bizim çocuklara sahip çıkmak”,
çıkarcılığın adı “dava”,
itaatin adı “sadakat”,
zenginleşmenin adı “allah verdi”,
hesap soranın adı da hemen “din düşmanı”.
böylece vicdan denen şey yavaş yavaş devreden çıkıyor. çünkü adam zaten kendisini otomatik olarak “iyi tarafta” görüyor. yaptığı kötülüğü sorgulamasına gerek kalmıyor.
oysa ahlak dediğin şey başkasının rakı bardağıyla, mini eteğiyle, yatak odasıyla uğraşmak değildir.
ahlak; eline fırsat geçtiğinde çalmamak, güç sende olduğunda ezmemek, kimse görmediğinde de namuslu kalabilmektir.
--spoiler--
biz bir iyiliği eğer fayda güderek yapıyorsak o yaptığımız eylem ahlaki bir eylem olmuyor
--spoiler--
bunu ifade etmenin kendisi ahlaki bir eylem mi peki? değil. çünkü fayda ile eylemin ahlakiliği arasındaki bağı yok saymak da başka bir fayda güdüyor. o sebeple kendi içinde kısır bir döngüye yol açıyor bu mantık. özetle bâtıl bir inanç.