her maçta gol atmak gibi bir zorunluluğu olmayan adamdır. bu ne lan ilk başlarda hayal kırıklığı yaratmış da şimdilerde kendine gelmiş her maçta da gol atıyormuş.
ilk maçlarda da bu adamın paslarını yakalayabilen kaç kişi vardı, bu adam gibi top tutan adamın var mıydı.
her hafta gol atmak gibi bi zorunluluğu yoktur arkadaş.
kalecinin degajla yolladığı topun göğüsle de karşılanabileceğini her topa kafa vurmaya çalışan bizim hayvanlara öğretmiş futbolcu. bırak saha içindekileri, izleyici olarak biz bile yeni öğrendik o topa sadece kafa vurmak gerekmediğini.
kavgaya gidilse çağırılacak, futbola anlam katan değerli yıldız.
not: pierre van hooijdonk' un fenerbahçe dönemi ile kendisinin başlarında olduğu dönemin birbirini anımsattığını düşünüyorum. sahada takımı sırtlıyor, saha dışında gerçek bir profesyonel, ağabey...
drogbayı öven falan yok. gerçek olanı söylüyoruz. ulan sizin hangi futbolcunuz real madride topukla gol atabildi. pardon ya siz daha real madridle hiç oynamamıştınız değilmi.
gerçek bir yıldız. futbolunu bir kenara koyarsak, adam normal yaşantısında bile mükemmel bir insan. alçak gönüllü, yardımsever ve lider kişiliğe sahip bir insan. fatih terim'in eksikliğinde takıma taktik veren, takımı ateşleyen bir futbolcu. iyi ki galatasaray'a gelmiş diyorum. çünkü başlarda bende bir çok insan gibi acaba yanlış mı yaptık diye düşünmüştüm. sağolsun beni yanılttı ve umarım yanıltmaya da devam eder. yürüyedur parçalı fil.
şu anki mevcut durum düşünülürse, hakkında girilen entrylerden, 126. dan 150. entryye kadar olan kısmını okudukça içimizin yağlarının erimesine sebep olan futbolun ilahı.