2015 seçimlerinde partimize kaset saldırısı olacak dedi. Yardım istedi, etmedim. Sonra bir şekilde halletti. Seçimden sonra ak parti chp koalisyonu kuruluyordu. Yine yardım istedi. Davutoğlu ile kılıçdaroğlu erdoğanın altını oyacak dedim. Erdoğan davutoğluna bu koalisyon senin için intihar olur dedi. iktidar kurulamadı. Seçime gidildi. Bu destek ne işine yaradı? Tuğrulu ak partiye şutladı.
Değerli gardeşimin milyonlarca seçmen, taban, kitle içerisinden bu ulvi görev için beni seçmesi muhteşem. Ama bazı eleştirileriniz olacak haberi olsun.
Mesela Ahmet diş çıkarırken ağlardı. O zaman evden dışarı hiç çıkmaz, evde Ahmed, Ahmed diye dolaşırdım. Sonra db hasta oldu devlet baba, devlet baba diye dolaştım ama laubalilikten de geri kalmadım. Şimdi de bezen sevdiceğimin adını söylüyorum.
Ama hepimiz zarar görürken kendisi taviz vermeyince gizem konusu açıldı. Sen de biraz bedel ödemelisin. Bir de sözlerini tut artık.
Ha bir de aile başkan ve ailesi taviz verince ben de dbye sen de öyle fotoğraflar koy diyemedim, kendim öyle fotoğraflar koydum.
Suriyeliler konusunda ağzını açamıyordu. Biz net bir biçimde Suriyelilerin yeri suriye'dir deyince, arkamıza sığınıp her Türk gibi ülkelerine dönmelerini destekliyoruz diyebildi.
Ablası serpil ile adaş olup haksızlığa uğrayan varsa, mutlaka intikamını alır. inkar edecek ama böyle. Ben de adı emine olup da zarar görenlerin intikamını alıyorum mesela.
Muhtemelen anlaşmanın baş aktörü kendisi. Ankara ve istanbulu bir araya getirdim ve sana karşı iş birliği yaptık diye düşünüyor.
Bu doğru değil. Geçtiğimiz senelerde de aynısını yaptı ama netice değişmedi.
Aile ve sağlık sorunlarının tamamen içerisinde. Öyle ki çok basit bir biçimde çevresinin sorunlarını bitirebilir, ama karşılıksız sevdalandığını söylediği ay için hepsini harcıyor. Hatta dese ki şu 2 kişiye karışma, bana bırak tamam derdim ilgilenmezdim.
Bahçelinin bana karşı kurduğu bir ittifak yok. Bahçeli babanı öldüreceğim dese sesimi çıkarmam. Çünkü yeğeni de benim yüzümden öldü.
Bu sağlık sorunları yıllardır var her yıl daha da azalıyor. Haliyle zaten bitiremediği bir sürece devam ediyor. Haliyle bana zarar vermiyor. Kendisi tek başına bana güç yetiremiyor mu da iş birliği yapsın.
Özellikle başkan güven kırıcı bir şey yapmamalı. Bahçelinin aklından ne geçtiği belli değil, ama buraya zaten bir plan yapmaz, ceza vermek istese plana da gerek yok.
Bir adamın çocuğu yaşında birisi için gidince arkasından yıllarca ağlaması nasıl basit değilse, bu süreç de karışık. insan mecburen bir şeyler yapabilir, ama güven zedeleyecek bir şey olmamalı.
Sen şunu yaptın bu nedenle oldu filan. Bunlar dopru değil. Benim hatm kaç haftalık, hastalık kaç yıldır var?
Ay'ı kendisiyle tek kişi zannetti, ama yıllarca zarar verenlere dokunamadı. Ne zaman ki şartlar müsait oldu, ölüsünü dirisini hergün birisini. Haliyle yol uzun.
Bu noktada denilebilir ki, keyfi zarar vermeyeceğiniz, ya da haksız yere birine zarar vermeyeceğiniz ne malum.
Zaten fark da burada doğuyor. Zanendilenin aksine ben db'yi kışkırtmıyor, aksine her cezayı hafifletiyorum. Db'ye kalsa kimler nerelerde helak olmuştu. Genellikle ben araya girip kimsenin gururunu kırmıyorum.
Ben olsam milletin ailesini elden geçirmezdim. Başka cezalar verirdim. Ama biraz mal oldukları için bize diş gösteriyorlar, db'ye izindeyiz, babamız diye tweet atıyorlar. Zeka sorunu var adamların, başka bir izahı yok.
Ama bazıları için bu insiyatifi kullanmayacağım. Db ile baş başa bırakacağım. Çok pişman olacağınız şeyler yapıyorsunuz da hadi hayırlısı.
Mantığın sesi takılması yok mu? Deliriyorum. iptal olan haziran seçimini bildiniz? 2016’ydı galiba. 2015 de olabilir ama 2016 kalmış aklımda. işte o seçim sonrası akp’ye bu ülkeyi milliyetçilik olmadan yönetemeceğini öğretip, akp’yi parmağında oynattı bu adam. Bir de inanamadılar yaptıklarına, kesin tapesi var falan dediler. Adam devlet aklı gibi hareket ediyor. Türkiye askeriyeye yatırım yapıyor mu? Yapıyor. Ordu her yerde mi? Her yerde. Sağa sola atar yapıyor muyuz? Yapıyoruz. O zaman bu adam için içeride açlıktan ölsek de önemli değil. Yeter ki devlet milliyetçi tutum sergilesin.
Albert einstein birgün koşa koşa öğretmeninin annesine yazdığı notu getirmiş. Annesi gözyaşları içerisinde okumuş: "çocuğunuz çok zeki, ona eğitim verme imkanımız yok."
Sonra einstein dahi bir bilim adamı olmuş. Annesi ölünce sandığını açmış ve çocukken öğretmeninin yazdığı notu bulmuş: "çocuğunuz bir aptal, lütfen onu okuldan alın."
Einstein saatlerce ağlamış ve Annesi için aptalı dahi yapan kadın demiş.
istese 3 yıldır son anda bozulan, herkese seni şöyle koruyacağız, böyle koruyacağım yalanları atmak yerine, birkaç kişinin torpilin kaldırır ve sorunu çözerdi.
Ya da zaten en ağır cezalar hazırladığı kişilerden, ikisine şimdi çarpar ve sorunu yine çözerdi.
Yoksa yeni bir dönem mi başladı. Hep arkandayız, biz kardeşiz diyenlerin öyle olmadığını, failler ve fiiller arasındaki bağları aydınlatarak izah etme sürecine mi girdi?
bu kadar sokaktan korkmaya ne gerek var anlamadım?
çatır çatır vergi ödüyor millet devlete....
anayasal haksa sokağa çıkmak, çıkar...
neden korkuyorsun sokaktan bu kadar?
Facebook'un en popüler olduğu zamandı. Partinin miting fotoğrafları albüm şeklinde paylaşılırdı. Anonsçu her albüme kendi fotoğrafını koydururdu. Bu totoş niye fotoğrafını koyuyor senin mitinge dedim. Ameliyat ettirdi.
Devletin 3 yılda bir çıkardığı adayları zor da olsa yeniyordu. Sonra dedim ki, bu böyle devam etme, halefin ve gelecektekiler de her 3 yılda bir bunu yapmak zorunda. Bir kere kaybetseniz bitiyor Dedim. Aklına yattı ve devletle anlaştı.