dekadans

    59.
  1. allah a sonuna kadar inanan, allah yolunda beş kuruş para kazanmamış olan, allah tan korkan bir yazardır. amacı dinden para kazanmak, insanları koyun gibi peşinde sürüklemek olan hacılarınız hocalarınızınki gibi değildir. aksine insanlarda farkındalık, tevhid oluşturmayı ümit eder.
    8 ...
  2. 1.
  3. yeni bir yazar. ilginç kişilik. yazar olduktan sonra acemi yapılınca sinirlenip bütün entrylerini silen insan.
    4 ...
  4. 74.
  5. bazen hayat aslında kötü gitmiyor. sadece tadı kaçıyor. dışarıdan baktığında her şey normal işler yürüyor, sohbetler devam ediyor, yüzünde de hafif bir gülümseme var. ama içeride bir yerlerde bir şeyin sesi iyice kısılmış. neyin eksik olduğunu tam açıklayamıyorsun, çünkü ortada büyük bir sorun yok. sadece hiçbir şey eskisi gibi hissettirmiyor. dekadans biraz da bu işte. büyük bir çöküş değil daha çok derin bir yorgunluk.

    her şeyi fazla görmüş olmanın getirdiği ağır bir doygunluk. artık hiçbir şey seni ilk defa yaşıyormuş gibi yakalamıyor. güzel şeyler bile tanıdık geliyor, tanıdık olan da zamanla etkisini kaybediyor. o yüzden oscar wilde gibi isimlerdeki o aşırı incelik, o estetik takıntısı boşuna değil. içeride anlam yavaş yavaş erirken insan biçime sarılıyor. dışarıyı daha parlak, daha kusursuz göstermeye çalışıyor. ama o parlaklığın altında hafif bir sarkma, küçük bir gevşeklik hep duruyor.

    günlük hayatta da birden yakalıyor insanı. bir şeyin seni artık heyecanlandırmadığını fark ediyorsun ama bırakamıyorsun da. bırakırsan boşluk daha sert vuruyor çünkü. aynı şarkıları dinliyorsun, aynı yerlere gidiyorsun, aynı cümleleri tekrar ediyorsun. değiştirecek enerji çoktan bitmiş.

    ne tuhaftır ki bu durum seni dağıtmıyor bile. aksine sakin, kontrollü bir hali var. nabız atıyor ama hiç yükselmiyor. her şey “idare eder” seviyesinde kalıyor.
    dekadans tam olarak o düz çizgi. ne dibe vuruyorsun ne de gerçekten yaşıyorsun. ve insan bazen en çok orada takılı kalıyor. çünkü çıkmak için önce bu yeterli değil demen lazım. oysa dekadans kulağına fısıltıyla diyor ki:

    “yeterli zaten lan. devam et. devam et.”
    4 ...
  6. 66.
  7. Ehli sünnet im, tek doğru yol benim; 72 fırkanın içinde direkt cennete gidecek benim diyenlere " Allah ve Resûlü nu paraya,pula, kazanca karıştırmazsan hiç bir yere gidemezsin, cehennemin dibini boylarsın" diyerek, cebini dolduran zenginlere, iktidarlara ve güçlere göre fetva çıkarıp fıkıh yazanlara " bir dakika!" diyen yazar.

    Efendi yazarın sadece bu bilgisi ve görüşü keşke sakalı sarığına dolanmış, cübbesininin eteklerine basa basa yürüyen hocalarda da olsaydı.
    8 ...
  8. 27.
  9. beni cehaletle itham eden yazar kişisi. hayrettir; ne zamandan beri vatanını seven insan cahil olmuştur? asıl cahiller vatanını sevmeyip bölücülük yapanlardır.

    vatan ve şehit lafını ağzımıza aldık mı hemen onlar üzerinden prim yapıyoruz öyle mi? ne yapalım sayın yazar; sizler bu kelimeleri ağzınıza alamayınca, size düşen görevi biz yapıyoruz.

    ayrıca sayın yazar kürt sorunu başlığı altında güzel düşünceler icra etmektedir. sayın yazar, kürtler bu ülkenin asli unsurudur ve azınlık değildir ve haliyle kürt sorunu da yoktur.

    ayrıcana malesef bu türden çok yazar olduğundan, sözüm bu türden yazarlara da gitmektedir. tabi vatan, şehit kelimelerinin anlamını anlayamayanların, bu lafları da anlamalarını beklemiyorum.
    5 ...
  10. 33.
  11. hayran kaldigim yazardir.
    bir seyi kendisine ayin 22'sinde söylersiniz, o bunu ayin 31'inde anladigini sanip cevap verir.
    isin trajik yani ise, hicbir seyi anlamadigidir.
    anlamadan konusur, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olur.
    yanlisini düzeltirsiniz, "almanyali türkler ile türkiyeli kürtleri nasil kiyaslarsin?" diye yaygarayi koparir.
    türkleri burada misafir kabul eder, "ev sahibi kiraci" temasiyla , aklinca "halklarin kardesligi" taslar.

    almanyali türklerle de sorunludur.
    almanyada bulundu mu ki, almanyadaki türkler hakkinda bol keseden öter, olmayan durumlari varmis gibi göstermeye, kendi toplumunu da "acilarin cocuklari²" göstermeye calisir?
    türkiye icindeki herkesi vuran rezil durumu, herkesin bekasi icin düzelmesini istemez, bir tek kendi grubu kendisini kurtarsin, gerisi umrunda degildir.

    irkciligin dik alasini yapar, sonra millete kendi irkciligini reflekte eder.

    birakalim almanyayi, gitsin bir ardahan'a, gitsin bir artvin'e, gitsin bir rize'nin dogusuna. orasinin halini görsün, dünyada aci, izdirap ceken bir tek onun ve kendi kutsal grubunun olmadigini görsün; kendisini dünyanin merkezi olmaktan cikarsin.

    daha ne diyeyim?
    ilginctir, bugün yine bana durduk yere cattigina göre polemik aramaktadir.

    allah versindir.
    5 ...
  12. 30.
  13. ''barışçıl ve enternasyonel görünümlü'' cümlesine takılıp kalmış yazardır. lan sanki marxism ve enternasyonelizm, troçkizm hakkında bir bilgin var da ötüyorsun. bir de şeyi merak ettim, öyle hakkaten bu adam marxisttir diyebileceğin bir adam var mı, sana göre zaten her marxist çakma marxist, her türkiye' deki enternasyonel kişi kürt milliyetçisi falandır, gören de marxismi çözmüşsün de bana tarihsel materyalizm- paradigma eleştirisi yapıyorsun zannedecek. *
    3 ...
  14. 57.
  15. 67.
  16. kimseye hakaret etmemiştir, müşriğe müşrik demiştir hepsi o. sonra o müşrik anama küfür edince, senin belanı sikerim piç demiştir kendisine. yani delirdikten sonra küfür etme ihtiyacı duymuştur. ama o piç bunu manipüle edip milleti tahrik etmiş, yanlış anlamalara sebep olmuştur.

    sünni olan kimseye ya da ateiste ya da deiste asla küfür etmemiş biridir. böyle bir hakkı olamaz. ama şerefsiz piçe sen şerefsiz bi piçsin der gerektiği zaman.

    müşriğe de müşriksin der.
    3 ...
  17. 29.
  18. bildiğimiz, son zamanlarda çokça bulunan; barışçıl ve enternasyonalist görünümlü kürt milliyetçisi yazar.

    doğan görünümlü şahin* bir nevi.
    6 ...
© 2026 uludağ sözlük