patateslerle ilgileniyor olabilir sonuçta canı o kadar sıkılsa gider insanoğlunu yaratırdı.
Domates tohumlarını toplanıp hadi büyüyelim diyor da olabilir bu da mantıklı size göre. Domates tohumu hakkında şu yorumu yapan tip gelmiş biyoloji kimya öğrenip tanrıya ulaşacak. Kalbin işleyişindeki kusurları görmezden gelerek sadece "kan pompalama" görevini yerine getirdiği için "yav çok kusursuz yeğenim" demek ayrı bir konu zaten.
Neyse laf anlatmaya çalıştığımız tipler tatlı su Müslümanları olduğu için çok da şey yapmamak lazım.
Ayrıca ne deistim ne ateist, sadece bu kavramlardan fazlasıyla boğulmuş biri.
Bir yaratıcı var ama sizinle ilgilenmiyor. işte ne bileyim patatesler, domatesler yani genel olarak tohumlar kendi kendiliğine büyüyor falan.
Mesela bir kalbin var. Bir saniye durmadan, bak bir saniye bile durmadan sen ölene kadar çalışıyor.
Fizik, kimya ve biyoloji dinlemek ve öğrenmek insanı bu konularda düşünmeye itiyor.
Buraya werner Heisenberg'in en beğendiğim sözünü bırakıyorum:
"Doğa Bilimleri bardağından alınan ilk yudum insanı ateist yapar lakin bardak bittiğinde yaratıcı sizi beklemektedir. "
Edit: diyelim ki fizik kimya ve biyolojiyi de genel hatlarıyla öğrendik ve bir yaratıcı olduğu sonucuna vardık. Peki şimdi ne yapmalıyız?
Yaratıcının ne istediğini mi merak etmeliyiz, yoksa tamam işte ben sadece onu arıyodum ve buldum deyip çekilmeli miyiz? Burda her kişi farklı farklı cevap verebilir. Eğer yaratıcının senden isteklerini önemsiyorsan aramaya devam etmelisin. Hristiyanlığı, yahudiliği, müslümanlığı araştır. Tek tek hepsini karşılaştır. Mesela üçünde de ibadet kavramı vardır. Üçünde de oruç vardır. Kitap ehlidir hepsi. Eğer diğerleri bozulmasaydı zaten onlar devam ederdi. Buradan sonrası kısımlarda akıl geçerli değildir. Tamamen inanmaya kalmıştır.
bu kenan tam bir arvaladze.
geçen buna pencereden seslendim. hani olm yok mu bir şeyler hiç arayıp sormuyorsun dedim. melül melül bana baktı ve "kanka sınırlar kapalı" dedi.
Dezim şudur diyebiliriz aslında, Ben dinlere inanmıyorum, Dinler bence insan uydurması ama bu evreni birisi yaratmış olmalı yani Big-Bang varsa Big-Bang'i birisinin patlatmış olması lazım, resmin ressamı vardır mantığıyla.
Durağan ve içinde değişim bulundurmayan öğretilerin, inanışların aksine, tüm insanların yapabildiklerinden daha yüce evrensel bir yaratıcı gücün varlığına yönelik sonsuz inanç ile insanın doğuştan sahip olduğu aklıyla doğanın ve evrendeki kanun ve tasarımın kişisel gözlemlerle onaylanıp benimsenmesidir.
türkiye müslümanlarının çoğunun aslında sahip olduğu görüş. bir tanri vardır, bir de öbür yaşam vardır, genelde islamın içeriğini de kimse bilmek istemez. sureler dular büyülü sözlerdir yalnızca.
hiç bir izm insan ihtiyaçlarına tam cevap veremez.
izm demek katı kalıplar demek.
hayat hiç bir kalıba girmez.
giriyor olsa şimdiye kadar insanlık o kalıbı bulmuş ve uygulayıp rahat ediyor olurdu.
neden kendimi bir izme bağlayayım ki?
bir konuda katılırım başka bir konuda katılmam.
uymak zorunda mıyım?
inançsızlığın en hafif seviyesi olan 'deizm' bir tanrının varlğına ve bir yaratıcı fikrine inanmak ancak bu tanrının semavi dinlerin tanrılarından veya mitolojik başka dinlerdeki tanrılardan farklı olduğunu düşünmektir. Her deistin aklındaki tanrı kavramı ve modeli farklı olabilir.