deizm

entry589 ↑ galeri15
    320.
  1. 319.
  2. 2 seneye yakın bir süredir benimsediğim inançtır. Bir tanrının yarattığı küçük canlılar arasında yarışma düzenleyecek olduğunu düşünmüyorum.

    Ama şu an evrendeki enerji neden varsa ona sebebiyet olan "şey" benim gözümde tanrıdır.
    Artık aklı olan bir varlık mı yoksa bir madde mi bilmiyorum.
    5 ...
  3. 318.
  4. dini sömürenlere kızıp, tanrı'ya küsmektir karşılığı türkiye'de okursanız kur-an'ı sermayesi din olanın sonu son derece açık.
    4 ...
  5. 317.
  6. 316.
  7. Gericiler, yobazlar ve Kuranda saçmalıklar yüzünden benimsediğim inançsal akım.
    Bazen de sinirli olduğum zaman yaratıcıya küfür ettiğim oluyor. Anlamadım, beyin error verdi.
    3 ...
  8. 315.
  9. tanrının var olduğunu kabul eden ama dinleri kabul etmeyen inanç sistemi. sanırım insanlar tanrının neden umrunda olsunlar ki diye düşünüyorlar. başka türlü bir mantıklı açıklaması yok.
    1 ...
  10. 315.
  11. 314.
  12. 313.
  13. -birileri tanrı ölmüş diyorlar.

    -allah rahmet eylesin.
    3 ...
  14. 312.
  15. KENDiNE ŞU SORUYU SOR :ateist olmadan önce kur'an'ı okumamin sebebi açıklarını bulmaya çalışıp aslında önceden kafamda bitirdiğim bir şeye delil arama amaci miydi? KU'RaN'I TAMAMEN OKUDUM MU? NEYSE BY.
    2 ...
  16. 311.
  17. Her bir toplum içinde, 'ALLAH'a kulluk edin ve putperestlikten sakının,' diyen bir elçi gönderdik. Onlardan kimine ALLAH yol gösterdi, kimi de sapıklıkta kalmağa mahkum oldu. Yeryüzünü dolaşın ve yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna dikkat edin. / NAHL36
    2 ...
  18. 310.
  19. 309.
  20. islam açısından değerlendirdiğinizde peygamberi inkar etmekle ateizme çıkan kapıdır.
    2 ...
  21. 308.
  22. ateizmle bence çok yakın olan evren-yaraatılış sualine verilen yanıtlardan biridir.

    ateizm düşündüğümüz gibi görünür meydanda belli "bir" tanrı olgusunu kabul etmez. deistlerin çoğunluğu da zaten o tanrı kavramını pek sevmezler. sonuçta kavramlar tanrı ve insan için aynı değildir. boyutlar değişiktir. tanrıya insani özellikle vermek saçmadır.
    1 ...
  23. 307.
  24. Bir zamanlar cidden mantıklı geliyordu aynı zamanda dini bütün biri olmaya da çalışıyordum. Birgün "şeytan da allah yok demedi sadece ona secde etmedi" diye bir yazı okudum, ulan deizmi anımsattı bana bu yazı o günden beri fikirlerimle dahi yaklaşmamaya özen gösteriyorum.
    5 ...
  25. 306.
  26. Yalnızca tanrının varlığına ve birliğine inanıp, kutsal sayilan -ya da gerçekten kutsal olan- kitaplara inanmayan görüş. Bir nevi din.
    2 ...
  27. 305.
  28. 304.
  29. Şişman değilim kemiklerim iri demenin ideolojik bir biçimidir.
    5 ...
  30. 303.
  31. Filozoflar değişme ve değişmezlik konusu üzerinde dururken,
    çoğu zaman konuyu birlik ve çokluk tartışmasını da içine alacak ölçüde
    genişletmiş ve değişmezlik ile birlik, değişme ile de çokluk arasında sıkı
    bir ilişki görmüşlerdir7. Meselâ, Plotinos (204-270) ilk varlık adını
    verdiği Bir’den evreni oluşturan varlıkların çıkışını anlatırken, Bir’in her
    türlü değişmeden uzak bir varlık olduğunu söylemekte, değişmeyi ise
    O’ndan çıkan varlıkların çokluğu ile başlatmaktadır8. Bu ayırımda,
    gerçeklik olarak nitelendirilme noktasında, bir ve değişmez olanın
    çokluk ve değişme içinde olan karşısındaki önceliği açıktır.
    Buraya kadar Yunan filozoflarından bazılarının değişme ve
    değişmezlikle ilgili görüşlerini ele aldık ve gördük ki, Herakleitos’un
    dışında kalan filozofların pek çoğu değişmezliği en üst derecedeki
    gerçekliğin ayrılmaz bir vasfı olarak görmektedir. En üst derecede
    gerçek olan varlık mutlak yetkinliğe sahiptir; mutlak yetkinlik ise elde
    edilebilir olan her şeye sahip olmak demektir. Bu durumda, en üst
    derecede gerçek olan varlığın herhangi bir kaynaktan bir şey alması,
    dolayısıyla da değişmesi sözkonusu olamaz.
    Yunan filozoflarının gerçeklik ve değişmezlik arasında kurduğu bu
    özdeşliğin, Hristiyan ve islâm kültüründe yetişen teist filozoflar üzerinde
    derin etkileri olmuştur. Bu filozoflar, Tanrı’yı en üst derecede kemâl
    sahibi bir varlık olarak kabul ettikleri için, Yunan filozoflarının mutlak
    gerçekliğe atfettikleri değişmezliği kendi inandıkları Tanrı’ya da
    atfetmekte bir an bile tereddüt etmemişlerdir.
    Yunan felsefesi ile Hristiyanlık arasında etkisi günümüze kadar
    devam etmiş olan ilk karşılaşma, Hristiyan ilâhiyatının kurucularının
    başında gelen St. Augustine’in (354-430) Plotinos’un “Enneadlar”ını
    okumasıyla başlamıştır. Augustine bu eserde yalnız Plotinos’un
    felsefesini değil, Platon, Aristoteles ve Stoalıların bir sentezini de
    bulmuştur9. Felsefe ile Hristiyanlığın uygunluğunu gösterme
    konusunda büyük çaba harcayan Augustine, Hristiyanlığın Tanrı’sını
    felsefe diliyle anlatma yolunu seçince, Yunan düşüncesinin gerçeklik ile
    değişmezlik arasında kurduğu özdeşliği, Tanrı ile değişmezlik arasında
    kurmakta bir sakınca görmemiştir. Augustine’e göre Tanrı en
    mükemmel varlıktır; bu nedenle O’nun değişmesi düşünülemez:
    “Değişme içinde olan bir varlık kendi varlığını muhafaza edemez.
    Değişmeye maruz bulunan şey, gerçekte hiç değişmemiş olsa bile, sahip
    olduğu varlığını kaybedebilir. Bu nedenle, en gerçek anlamda ( in the
    truest sense) varlık olarak adlandırılacak şeyin yalnız değişmeyen değil,
    hiçbir şekilde değişemez olduğu da kabul edilmelidir
    2 ...
  32. 302.
  33. Tanrı yaratmış ama gerisine karışmıyor diyen inanış biçimi.
    1 ...
  34. 301.
  35. #400. Entry bakılırsa mantıklı bir inanç.
    2 ...
  36. 300.
  37. 299.
  38. "ne şiş yansın ne kebap." tarzı felsefesi olanların dahil olduğu topluluk.

    bilimsel midir? hayır tabi ki.
    0 ...
  39. 299.
  40. Bir ateist olarak islamdan daha saçma bulduğum goruş. Bir yaratıcı var diyorsun ve çekip gitti diyorsun ya da müdahale etmiyor diyorsun. Bu kadar saçma bir şey olabilir mi ya? Madem böyle kusursuz bir düzen yarattın hiç müdahale etmemek için miydi? Amacı yok mu bu düzenin? Yarattı ve çekip gitti oyle mi? Ya da izliyor bizi. Bizim yaptıklarımıza bakıp eğleniyor. Saçma.
    0 ...
  41. 298.
© 2026 uludağ sözlük