Öncelikle ateizme giden yol falan değildir. Din merkezli toplumsal yapının ve düzenlemelerin yerini bu süreçte akıl merkezli toplumsal düzenlemeler arayışı alır. Geniş ve genel anlamıyla aydınlanma, ortaçağ'da hüküm süren dünya görüşüne karşı yeni bir dünya görüşünün ortaya çıkması ve temellendirilmesi olarak belirtilir. yeni bir ideal ile tarih sahnesinde yer alır; bu ideale göre, aklın aydınlattığı kesin doğrulara ve bilginin ilerlemesine dayanan entelektüel bir kültür egemen olmalıdır ve bu kültür sonsuz bir şekilde ilerlemelidir. Böylece ilerleme ideali, insanın geleneğin köleliğinden kurtularak sürekli mutluluk ve özgürlük yolunda gelişeceği düşüncesine dayandırılır. Deizmin kaynağı Rönesans felsefesi ve özellikle de 17. yüzyıl felsefesinin ortaya koyduğu ilkelerdir. Rönesanstan itibaren düşüncenin tarihsel otoritelerden kurtulması, bilgi ve yaşam hakkında akla ve deneyime dayanmaya başlaması sözkonusudur. 17. yüzyıl da bu gelişmeler sistemleştirilip temel ilkelere dönüştürülmeye başlanmış, rasyonalizmin belirginleştiği bu yüzyılda aydınlanma felsefesinin düşünsel temelleri bir anlamda hazırlanmıştır. Sekülerleşme aydınlanma felsefesinin ve genel anlamda aydınlanmacılığın her tür girişiminde temel olmuş olan bir yönelimdir.
18. yüzyıl felsefesinde bir yanda rasyonalizmin öte yandan empirizmin güçlenmesi ve bunlardan meydana gelen teorik sorunların yeni bir takım sentezlerle aşılmaya çalışılması sözkonu olacaktır. deizm, aklın ışığında felsefenin de yepyeni bir etkileyicilikle ortaya çıkışına, yaygınlaşmasına, yeni sentezlerle sistematikleştirilmesine etki etmiştir. Bu bakımdan "felsefe dini" denmesi de söz konusudur.
soyle düsünmek gerekir, neden-sonuc ya da amaca dayali eylem olgulari biz insanoglu icin gecerlidir. O yaratti ve bunu bir sistem icinde kildi. Ve insanogluna bir akil ve ilim bahsetti dogruyu yanlistan ayirt etsin ve onun ilmine vakif olsun diye. Insanoglu onun ilmiyle ona yaklastikca onu bulacak, onu "gorecek" ve onun verdigi akil ile ya dunyayi cennet yapip "gercegi" bulacak ya da simdiki gibi cehennem icinde kendi cezasini kendi verecek. sonra ve neden? sizce onun ilmi bu kadar buyuk bir deniz iken bir damla tanesi ufkun ötesini görebilir mi?
tanrı varlığını kabul edip varolan bütün dinleri, din sistemlerini, bir materyale inanışları reddeden düşüncedir. deizm yanlısı bireyler, din denilen kavramın çoğunlukla korku unsurları salarak insanları kontrol altında tutmasından nefret eder. dünyada açıklanamayan şeyler elbette olacaktır ancak bunlara sorgulamadan inanmayı yani doğmatik düşünce sistemine tamamiyle karşı çıkar. Onlar için yeryüzünde iki kavram vardır. Bu kavramlar ise iyi ve kötüdür. Daim olan bilimdir, geçerli olan da.
Deizimin kavramlarından biri de insan olmaktır bana göre. Şartlara tehtitlere bağlı kalmadan insan gibi yaşayayıp gitmektir. Şu ayet bunu demek istiyor diye düşünmez. Şunu yapsam şu kadar sevap bunu yapsam bu kadar günah kazanırım demez. Aklıyla düşünür ve yaptığı iyilikleri sevap diye değil insani ve vicdani duyguları taşıdığı için yapar.
son 1 yıldır farkında olmadan olduğum inanıştır.
din biraz insanlar tarafından çıkan, insanları toparlamak için düzenlenmiş kurallar gibi geliyor. aslına bakıldığında da hepsinin kökü aynı.
Allah diye bir şey var evet, ama din bizim üstümüze konulan süs gibi.
beynin varsa yeterlidir başka şeye ihtiyaç yoktur inancı.
şimdi bakıyorsun din alimlerine (bkz: şiddetli açlık halinde karınızı yiyebilirsiniz) tarzı fetvaları görüyorsunuz. kendisine müslümanım diyen adama bakıyorsunuz müslümanlığı kimlik üzerinde bırak onu müslümanım diyor hırsızlık yapıyor zina yapıyor gıybet yapıyor sonra cumada saf tutuyor.
din gerçekten çok güçlü bir silah. adam diyor gelin cihada cennete gidiceğiz beleşten, bunu duyan adam taa nereden kalkıyor geliyor hiç tanımadığı coğrafyada allah için savaşıyor.( he allah ta diyordu ki keşke birileri benim için savaşsa) yaptığı cihatta ölmedi mi cennete gidemedi mi sorun yok milletin karısını kızını ganimet olarak alıyor. müslümanın karısını kızını ganimet olarak alıyor. biri düşünmeye başladı mı da hemen susturuyorlar. kafa kes, niye? allah öyle istiyor. bak sen allah istiyor.
deizm: tanrı evreni ve zamanı yarattı, kurallarını koydu, bir nevi atıl, emekli olmuş gibi kürsüsüne oturdu. ve insanların yaşamına karışmadı... kitaplar ve peygamberler bizim gibi insaların uydurmasıdır.
deizm bilim ve mantık çerçevesinde kanıtlara bakarak yolu çizer.
bilim açısından bakar isek;
şuan bilimin evren üzerine bildiği konu "big bang" ve buna bakabildiği en geri nokta " mutlak tekillik durumu" biraz açmak gerekirse, evren ve zaman kavramı olmadığı durum sadece siyah bir nokta ile başladı herşey. bir güç durumda ki evreni tetikledi ve şuan ki bildiğimiz evren ve zaman oluştu. bu evren olması gerekenden daha hızlı patlasaydı, evren çok çabuk soğuyacaktı ve biz olmayacaktık. eğer daha yavaş patlsaydı, çekim gücü üstün gelecekti mutlak tekillik durumuna tekrar dönecekti. bu durumda evreni yaratan bir güç var biz buna tanrı, allah, doğaüstü güç, varlık olmayan bir şey deizmi bunu savunur.
biraz araştırma yapan bir deist hiçbir zaman ateist yada agnostik olmayacaktır. -bunlar ayrı bir grup zaten halen nasıl olursa yaratıcının var olup olmadığını sorguluyorlar. aslında kalplerinde lehte yada alehte bir inanca sahipler ve muhtemelen desit olacaktırlar.-
deizm herzaman gerçek kanıtlar çerçevesinde konuşur.
Ateizme giden yolda sıkça kısa süre konaklanılan bir mekandır . Neredeyse her teizmden ateizme geçen kimse deizm e uğramış oradan agnostizme yada direk ateizm e geçmiştir. Normal süreçtir sindirerek geçiş yapılmıştır. isviçreli bilimadamları değil belki ama benim araştırmalarıma göre sırasıyla geçiş yapan ateistler daha donanımlı direk teizmden ateizme geçenler ise daha az donanımlı kişilerdir.
ingilizlerin bir atasözsünü hatırlattı bana : i know what is to be young but you dont know what is to be old.
Dolayısıyla sırasıyla geçiş yapanlar hepsinin ne düşündüğünü artı ve eksi taraflarını bilir. Ancak diğer süreçleri yaşamayanlar tam olarak bilmez. Ancak asıl donanımlı olmaya neden olan şeyse bu insanlar bir inanışı bilgiyle yıkıp level atlar sonra diğerine geçer bilgisi artınca bununda yanlış olduğunu görür ve sorasıyla bilgi kazanarak diğerine geçer.
ateist , teist kavgalarına gelemeyen , ne sağcıyım ne solcu arkacıyım arkacı görüşünde ki kişilerin inancıdır. zira her türlü tartışmada deistler üstün gelmektedir.
hangi tanrı olduğuna bakmaksızın tanrının varlığını kabul eder. çünkü oluşuma yüklediği anlam bir yaratıcı olması gerekliliğini yönündedir.
dinleri kabul etmez çünkü iyi olmak için kitaba değil vicdana ihtiyaç duyulur ki haklı olmakla beraber bunun temel taşı "kendine yapılmasından hoşnut olmadığın şeyi başkasına yapma"dır. çok basit bir denklem.
benim görüşüme göre, görünenin aksine; davranış olarak dindarlara oldukça uzak ateistlere ise göründüğünden daha yakınlardır...
bir ateistten tek farkı iyiliğin geldiği yerin "tanımlaması"...
açıkçası bir koyu* bir dindarla tartışmaktansa deist ile tartışmayı tercih ederim...
not: bu noktadan bakınca beşiktaş gibi oluyorlar...
inandığımdır... benim inandığım kutsal varlık, kuran, incil, tevrat gibi ortadoğu masallarını yazmış olamaz. bu kitaplarda anlatılan tanrı benim tanrım olamaz. benim tanrım var, ama bu kitaplardaki değildir...
bir yaratıcı oldugunu kabul edip dinler ve kurallarının saçma geldigi dusunce. Arkadaslarım da bana hep sen deistsin derler ama oylemiyim bende bilmiyorumdur. Bi farklı versiyonu için (bkz: agnostik)
inananların doğruluğunu savunmasına gerek yoktur.Zaten kişi inanış biçimini en doğru bulduysa benimser ve kime sorsanız en doğru inanış biçimine sahiptir.
Onun dışında,sevdiğim bir arkadaşım vardı. Deist idi. Birbirimize saygı duyardık. Güzel tartışmalarımız olurdu. Her seferinde yeni bir bilgi yeni bir bakış açısıyla birbirimizin karşısına çıkabilmek için araştırır dururduk. Bu şekilde birbirimizden çok şey öğrendik. Ben dinime daha farklı bakış açılarıyla bakabilmiş,daha güzel bir müslüman olabilmiştim. Mekanı cennet olsun...
"iyi bir insan olmak için kitaba değil vicdana sahip olmak gerekir ."
güzel görünümlü ama retorik cümle.
deizmde evreni tanrı yaratmış ,ilahi müdahalede bulunmamıştır.ama varoluşun sebebi yine tanrıdır. bu bağlamda vicdan ,sevgi ,nefret gibi kavramların köken itibariyle çıkış noktası tanrıdır. bunu cebe atalım.
teizmde tanrı var oluşu başlatan ve ilahi müdahalede bulunandır. aşk sevgi merhamet ,nefret gibi kavramların köken itibariyle çıkış noktası tanrıdır. ( kitapta yazması bir şey ifade etmez. sonuçta o kitapta yazan kurallar da tanrı çıkışlıdır.)
deizmle teizm bu bağlamda paraleldir. ahlak ,etik gib konularda tanrının otoritesini veya varoluşunu temel alırlar. alınmazsa ,neye göre kötülük ,neye göre iyilik gibi kavramlar temelsiz kalır.
çok acımasız bir kavram. basit olarak tanrıya yani bir yaratıcıya inanıp geri kalan dinsel ögelerin tamamını mantık bütünlük çerçevesine sokmak yada reddetmek için çok çaba sarfeden insanların düşünce sistemidir.
dünyada müslüman hristiyan ve yahudiden daha fazla deist vardır. ve bunların inandıkları tanrıda susuz hayvanlara ayakkabısının içinde su verdi diye tüm günahlarını bir çırpıda silen tanrı değil, sınırlarını insan aklının dahi algılayamadığı tüm kainatın yaratıcı olan tanrıdır.
bence insanlığın kurtuluşu deizm ve seküler hümanizm fikir akımlarının ne kadar geniş kitleye yayılıp yayılmamasıyla doğru orantılı olarak gerçekleşecek veya gerçekleşmeyecek.
insanları çok zengin yada çok fakir yapmak yaratıcıya yani Allaha yakışmayan bir yakıştırmadır. Şöyle ki, biz herkesin rıskını kendi çabasına bağlı kıldık deniliyor ayette. Ahireti bir köşeye bırakalım, diyorsun ki zengin ama iyi, hem bu dünyada hem öbür dünyada oh! Yok öyle birşey, bu dünya bir tarla ise ilgilenip, çababa gösterip, alınteri döktüğün ölçüden zenginleşirsin yada istediğini elde edebilirsin. Sen okula gidiyorsundur, ee sınavda giriyorsun. Sınavda herkeze aynı sorular soruluyor değil mi ? Evet. Peki ya bu sınav sonucu neye göre belirleniyor? Kişinin verdiği emeğe, kitap başında kafa yorduğu zamana göre değil mi ? Evet öyle. Yani aklını kullanıpta zengin yada başarılı olamayacak kimse yok, aklında sorun olanları tenzih ederim. Sen şimdi diyorsun ki tamam sorular aynı, ama cevaplarıda istiyorum ben. Herkeze 90 verilsin sınavada gerek kalmasın. Öyle olmuyor işte senin anlattığın doğanın kanununa bile aykırı, öyleki koşan, avlanan bir aslan ile gölgede uzanan bir aslan nasıl bir olabilir. Gelelim cennet-cehenneme. Çocuklardan örnek vermişsin, o zaman bende diyorum ki anne,babasına şiddet uygulayan, küfür eden bir çocukla, anne-babasının sözünden çıkmayan, her türlü hizmetini yerine getiren bir çocuk nasıl bir olabilir. Kafanı kaldırıp bir etrafına bir bak, bak ve gör şu kapitalist köpeklerin insanları ne hale getirdiğine. Bak ve gör insanları acımadan diri diri yakıp kellesini koparanlara. Bu caniler ile o güzel yürekli insanların gideceği yer bir olabilir mi? Dünyada bile pis insanları zapt etmek, cezalandırmak için hapishaneler var iken bahsi geçen ebedi hayatta neden olmasın. Şahsen ben 8 yaşında bir kıza tecavüz eden adamla aynı kefede olmak istemem, seni bilmem ama o verdiğin örnekte beyin resmen ayaklanıp sessizce terketmiş seni. Diyorsunuz ki din yalan, insanları uyutmak için uydurulmuş yapay surreal bir akım. insanlar var olduklarından beri hep bir tanrıya inanma ihtiyacı duymuşlar, bu ihtiyaç var oluştan bu yana süre gelmiş. insanlardaki bu inanma ihtiyacı nerden doğuyor acaba, bunu açıklayabilen tek bir insan görmedim. He bu arada savunduğu görüşü kavrayamamış insandan korkarım, senin gibi ama bu korku maddi değil manevi bir korku. Bir insan daha karanlığa teslim oldu diye korkarım. Deizm'i seçtim diyorsun, inanmıyorum diyorsun. Deistler tanrının varlığına inanırlar yavrum, peygamberlere inanmaz bu insanlar. Deistlere göre tanrı vardır, dünyayı yaratmıştır ama yarattıktan sonra kendi haline bırakmıştır, kafa bu ne içiyorlar anlamak zor tabi. Bence sende ayetlerde açık aramak yerine yada açık buldum aha ben akıllıyım ayette çelişki var demek ki buda yalan demeden önce. Bütün olarak islamı al bir eline, layıkı ile anladığın zaman insana verilen değeri ve doğruluğu anlarsın elbet. Beynin doğruya yönlendirsede, yoldaşın nefs ve şeytanın senin peşini bırakmaz, allah yardımcın olsun diyorum sana. Evet allah hiç şüphesiz ki merhameti bol olandır ama allahın yanlış ve fenalıklara karşı gazabıda büyüktür, bunuda unutmamak gerek. Diğer dine mensup insanların, islamı ve kuranı araştırdıktan sonra müslüman olmasının yanında bizim müslümanlarında kuranı ve islamı araştırdıktan sonra dinden çıkması akıl alır gibi değil. Merak etmeyin yavrum tek akıllı siz değilsiniz, bir insan herhangi birşeyden yanlış çıkarmak isterse, bu ne olursa olsun kendince o yanlışı bulur, bu herkesçe doğru olsa bile. Kısacası azizim inanmak büyük iştir, her yürek kaldıramaz.