35 yaş üstü dul profilinin vazgeçilmez adamı. az önce bir sözünü görünce aklıma bizim eleman ablanın her sabah paylaştığı harika görseller geldi..
gördüğüm paylaşım;
hayatına dair bir fikrim yok ama hayatımın belki de en sarsıcı mottosu onun sözü. dibe vurduğunu sanıp bir dip daha oldugunu keşfedebiliyordu insan....
" Bir keresinde adamın birinden Shakespeare sevmediğimi, yazmaya hakkım olmadığını anlatan uzun ve öfke dolu bir mektup almıştım. Gençler bana kanıp Shakespeare okuma zahmetine bile girmeyeceklerdi. Böyle bir konum almaya hakkım yoktu. Sayfalarca bunu söyleyip durmuştu. Cevaplamadım. Ama burada cevaplayacağım. Siktir git lan. Hem ben Tolstoy'u da sevmem."
2 yıldır kütüphane de bırakmalarını bekliyorum ama sonuç yok. Kitapçılara da zaten az geliyor ve geldiği gibi tükeniyor o da bana denk gelmiyor. içimde kalan kitabıdır "Ekmek arası"
Postanede kalıp delirmek veya yazarlık oyunları oynayarak açlıktan ölmek. Ben açlığı seçtim diyen bukowski batı edebiyatının en sevdiğim yazarıdır bir çoğu için instagramdaki gotik ergen aksesuarı edilen kitapları beni ne kadar üzüyor bilemezler. Düzensizlik ve hiçliği seçmesi onu hayata karşı kuralsız bir cesur yapmıştır stirkoff la konuşmalarında da (bkz: pis moruğun notları) bahsi geçer cesurluğun. Toplumun sapıklığını olduğu gibi yansıtmış serseri bir hayat sürmüş kendine has diliyle yansıtmış zahmetsizce başarmış yazardır. Muhtemelen bu ün bile onun sikinde değildi. Çünkü o kişiliğinden taviz vermediğini kitaplarında açıkça belirtmiştir. Şu sözü de kanıtlar niteliktedir. Eğer kişiliğinizden ödün verirseniz bir gün kendi götünüzü göl kıyısında pazarlarken bulursunuz. muhafızlar bu adamı alın ve kellesini vurun bana da iki yumurta ve yarım kilo kıyma getirin.