müptelası olunan kahve çeşidi.
tadı harikadır. kahvaltı sonrası öğle yemeği veya akşam yemeği sonrası farketmez. her türlü saat ve zaman diliminde gider.
tadı neskafe gibi ağır olmadığı için üst üste birkaç bardak kolaylıkla içilebilir.
kafelerde servis edileni değil de, evde handmade yapılanı makbuldür.
kardeşim benim, çok severim kendisini.
bi çay kap gel yanıma otur kafamı bozma dedim.
ben neskafelerin yanına gidiyorum dedi.
iyi git Allah belanı vermesin dedim.
italyanların dünya medeniyetine kazandırdığı bir kahve türü. yalnız entryleri okurken gözüme bişey takıldı. abi ''hand made'' nedir ya. el yapımı demek çok mu zor. milliyetçilikten falan değilde bir dilin orjinalliğini daha ne kadar sikebilirim acaba diye pusuda bekliyosunuz sanki ben ona şaşırıyorum.
adını din adamlarının kahverengi kıyafetlerinden almıştır.
italyan Achilles Gaggia espresso makinasını geliştirerek yeni bir içecek yaptıkdan sonra rengi capuchin order keşişlerinin cübbelerinin rengine benzemesinden dolayı capuccino ismi verilir.
1. Cappuccino: Aziz Francesco tarikatının bağımsız bir koluna üye keşişlere verilen ad (çoğul durumda cappuccini)
excerpt
2. Bilinen bir şeyi söylemeye gerek var mı, farklı şeyler öğnen!
Bildiğim ilk kahve türüdür. italyan yapımı bir kahve. Sıcak süt ve Espresso'dan yapılır. Kahvenin isim babası papaz Marco D'Aviano. Marco, 1683 yılında, 2. Viyana kuşatması sırasında Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasında olan Osmanlı ordusuna karşı Katolik ve Protestanlar arasında birlik oluşturmuştur. Bu yüzden, Viyana'da kuşatmanın kalkmasında büyük rol oynayan kişi olarak tanımlanıyor. Osmanlı, Viyana kuşatmasını sona erdirdiği sırada, geride çuvallar dolusu kahve bırakmışlar. Hristiyanlar da kahvenin tadını çok acı bulmuş, bu yüzden bal ve sütle tatlandırmışlar.
Bunun sonucu ortaya yeni bir içecek çıkmış ve bu içeceğe de papaz Marco'nun bağlı olduğu "Capuchin" mezhebinden esinlenerek Capuccino adını vermişler. Marco, 2003 yılında "ermiş" ilan edilmiştir.
Geçen hafta Roma’da, tam da olması gerektiği gibi bir barda ayakta cappuccino’mu yudumlarken şunu düşündüm ' sizin sırf sütlü diye içtiğiniz şeyi cappuchino sanmanız '
.Bu işin tek bir doğrusu var, o da benim bildiğim.
ismi Kapuçin rahiplerinin cübbe renginden gelir, yani o spesifik kahverengi tonu yakalayamayan her bardak bir fiyaskodur. italya’da saat 11:00’den sonra bu içeceği isterseniz size sadece cahil bir turist muamelesi yaparlar; süt sabah içilir, nokta. Olayınız da 150 ml’lik bir fincana sığan matematiksel bir dengedir: üçte bir espresso, üçte bir süt ve o benim zekam kadar pürüzsüz olan mikro köpük.
Dev kupalarla, üzerine tarçın falan dökerek içtiğiniz o şeyler cappuccino değil, olsa olsa kahvaltı gevreği artığıdır.
Vizyonunuzu geliştirmek için beni takip etmeye devam edin, tabii kapasiteniz yeterse.