Üstad bir gün arkadaşlarıyla bütün gece bir meyhanede eğlenir rakının dibine vurur
Sabaha karşı dışarı çıkarlar bir yeşil alana gelince üstad çimlere uzanır. Arkadaşlarıda yanına uzanır. Arkadaşları ''Üstad ne görüyorsun bizede söyle'' derler ki bu söyleyişte edebi bir söz beklenir. arkasından Can Yücel : '' Çok sarhoşum amına koyum ''
yemek de boş içmek de,
Hatta yeri gelmeden sevişmek de.
Tam zamanında öpmelisin mesela güzel gözlünü,
Tam zamanında söylemelisin sevdiğini
Gözlerinin içine baka baka.
Bisikletinin gidonunu
Tam zamanında çevirmelisin
Düşmemek için;
Tam zamanında frene basmalı,
Tam zamanında yola koyulmalısın.
Tam zamanında okşamalısın basını
O üzüm gözlü çocuğun
Hıçkırıklar tam dizilmişken boğazına,
Tam ağlamak üzereyken.
Tam zamanında koymalısın elini omzuna
En sevdiğin dostunun babası öldüğünde.
Tam zamanında tutmalısın düşerken
Üç yaşındaki sehpaya tutunan çocuğu.
Tam zamanında acımalı yüreğin
Afyon'da Hasan Ağabey' in evi yıkılınca başına
Evsiz kalınca çoluk çocuk
Ki uzatasın elini bir parça.
Tam zamanında açmalısın kapını
Hayatına girmek isteyenlere.
Tam zamanında çıkarmalısın
Sevginden şımarmaya başlayanları.
Tam zamanında affetmelisin kardeşini
Biliyorsan yüreğinde kötülük olmadığını
Seni gecenin üçünde arayıp da
Kafasının iyi olduğunu söylediğinde.
Tam zamanında öğretmelisin oğluna
Gerekiyorsa yumruk atmayı
Tam burnunun üstüne
Tiksinmeden pisliğinden,
Yukarı mahallenin sümüklü bebesi
Misketlerini zorla almaya çalışırsa.
Tam zamanında bağırmalısın
Acıyınca bir yerin.
Tam zamanında gülmelisin
Kemal Sunal küfür edince filmin bir yerinde.
Tam zamanında yatmalısın
Yola çıkacaksan ertesi gün
Ve arabayı kullanan sensen
Sana emanetse çoluk çocuk
Ve kendin.
Tam zamanında bırakmalısın içmeyi
Son kadeh bozacaksa seni
Ve üzeceksen birilerini
Ertesi gün hatırlamayacaksan.
Tam zamanında ayrılmalısın misafirliklerden.
Tam zamanında konuşmalı
Tam zamanında şarkı söylemeli
Tam zamanında susmalısın.
Tam zamanında terk etmelisin gerekiyorsa
Annenin babanın evini,
Tam zamanında başka bir şehre gidip
Ayaklarının üzerinde durmaya çalışmalısın.
Tam zamanında dönmelisin memleketine.
Tam zamanında için titremeli,
Tam zamanında âşık olmalı
Deli gibi sevmelisin güzel gözlünü.
Tam zamanında toplamalısın oltanı
Belki de seni şampiyon yapacak
En büyük balığı kaçırmadan.
Tam zamanında yaşlandığını hissetmeli
Tam zamanında ölmelisin
Iskalamak istemiyorsan hayatı.
Haydi, şimdi kalk bakalım
Silkin şöyle bir
At üzerinden hayatın yorgunluğunu,
Vakit zannettiğinden daha az
Haydi, kalk bakalım,
Şimdi YAŞAMAK ZAMANI.
hayatına girerken farklı sandığın kişinin
aslında diğerleri gibi olduğunu terkedilince anlarsın.
anlarsın ki aslında kimsenin, farkı yok kimseden.
sadece biri daha iyi yalan söyler,
biri daha iyi oynar oyununu.
hepsi bu !
tv de bir tartışma programında duygu asenanın "nazım hikmet bir kartpostal şairidir" şeklinde sıçtığı tespiti "kart sensin postal da sana girsin" diyerek cevaplamış ve beni ekran karşısında dumura uğratmış şiirin babası denilmesinde hiçbir sakınca olmayan kişi.
Hani bazen durakta belli bir otobüsü beklersiniz ya on dakika,
onbeş dakika, yirmi dakika beklersiniz gelmez.
Bu arada başka alternatifler de geçer ama binmezsiniz.
...Ne de olsa beklemişsinizdir o kadar, boşa gitsin istemezsiniz.
Sormayın artık bana!
Herhangi biriyle değil,
beklediğime “değecek” olanla devam etmeliyim bu yola.
Durakta yaşlanmak olsa da işin ucunda.
Can Yücel;
hangi zamanda, kiminle, nerere olduğun fark etmeksizin, herhangi bir şiirinden herhangi bir mısra duyduğunda, bir durmanı, durup düşünmeni, kan akışının hızlanmasını, beyninde yanıt veremediğin, veremeyeceğin onlarca sorunun uçuşmasını sağlayan, bizim yaşadığımız, yaşayacağımız her şeyi daha evvelden yaşamış ve en güzel bir şekilde ifade etmiş adamdır can yücel, adı gibi de can'dır.
hayatımda yazdığı her şiirin kelimesini kendime öğüt olarak gördüğüm tek yazar.
dinlerim can yücel in her sözlerini, gerçek bir üstattır. hayatın şifresini çözmüştür.
Ben;
Benden olgun insan isterim karşımda!
Benden dürüst,
En ufak dalgada,
Arkasını dönmeyecek kadar olgun.
Arkamı döndüğümde,
Sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir.
Bir o kadar cesaretli olmalı.
Yağmurdan ıslanıp,fırtınadan kaçmamalı.
Ayağı taşa takılınca kayadan korkmamalı.
işine gelince sevip,
Zoru görünce bırakmamalı!
can yücelin emep parti konfaransındaki sözleri
birgün köylüler hastalarını doktora götürürler doktor gerekli ilaçları yazar ve ''bu ilaçları hastanın anüsünden uygulayacaksınız ''der...
köylüler tamam derler ama aslında hiç birşey anlamamışalardır,köye dönerler ve tedaviyi uygulayamazlar hasta iyice kötüleşir tekrar doktora götürürler
Doktor bunda anlaşılmayacak hiçbirşey yok ''bu ilaçları hastanın makatından uygulayacaksınız ''der köylüler tekrar tamam derler ama yine hiç birşey anlamamışlardır köye dönerler tedaviyi tekrar uygulayamazlar hasta daha da fenalaşır tekrar doktora götürürler doktor birada kızgın bi şekilde ''bunu hastanın götünden vericeksiniz '' der bunun üzerine köylüler doktor bey:''doktor bey bizim köyde göte göt derler ''der...
Ne hesabını veremeyeceğim bir günüm oldu ne de vicdanımı lekeleyen bir geçmişim...... Ne hissettiysem onu söyledim , onu yaşadım. Yaşadığım bir tek andan bile pişmanlık duymadım. Asla keşkelerim olmadı. Hiçbir zaman kendimle vicdan mahkemesi yapmak zorunda kalmadım. Karşıma bazen gerçek yüzler, bazen sahteler çıktı ama olsun ben yine sadece hislerimle yaşadım. Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim , ya da asla birini severken karşılığını beklemedim. Dostluğuma değer biçmedim , sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim. Sevdiysem sonuna kadar gittim,bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim. Bazen çok kırıldım, bazen belki de kırdım ama hata insana mahsustur dedim. Affettim , af diledim. Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim. Onlar belki beni saflıkla yargıladılar. Belki de içten içe sinsice güldüler ama asıl unuttukları şuydu: Ben aldanmadım. Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar. Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için... Kaybetmek onlar için bir alışkanlık haline geldiği için... OYSA BEN HiÇ iNSAN KAYBETMEDiM. SADECE ZAMANI GELDiĞiNDE VAZGEÇMEYi BiLDiM O KADAR
şu an yaşıyor olsa, facebook yönetiminin kendisine hisse hediye edeceği adam. sadece 300küsür arkadaşımın içinde ortalama 10 dakikada 1 şiiri yayınlanıyor efendim, durduramıyoruz.
''Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..''
gibi harika şiirlere imzasını atan muhteşem şairimiz.
Takdir etmemek elde değil,
benim halim memleketin hali
3aydir kabizim sicamiyorum,
girtlaga kadar bok icindeyim,
Benim halim memleketin hali.
Can yucel
facebook, twitter gibi sosyal web sitelerinde beş para etmeyecek ilişkiler yaşayan kişilerin kendini acındırmak için sözlerini, şiirlerini kullandığı büyük kişi.
örnek senaryo:
- sendaaan ayyrıllmmaaak isstiooruum durusuuuaaa.
+ peki berkecaaan sen bilirsaaan.
sonra kızımız ve erkeğimiz can yücel'in "bağlanmayacaksın" şiirini tüm asil duygularıyla paylaşır. canlarım benim. kıyamam.