can yücel

entry1108 galeri48 ses2
    601.
  1. dostlar ırmaklar gibidir.
    kiminin suyu az, kiminin çok.
    kiminde elleriniz ıslanır yalnızca,
    kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya.

    mısralarıyla dostluğun tarifini yapmış büyük şair.
    0 ...
  2. 600.
  3. ölürken; söke söke geldim
    sike sike gidiyorum diyen, güzel adamdir.
    2 ...
  4. 599.
  5. Sigara ve içki içerken arada da şiir yazan büyük sosyalist. Can baba diye hitap eden bir çok kişi vardır.
    3 ...
  6. 598.
  7. Kendisinden af dilediğim büyük şairdir. affet beni kemiklerini sızlattım.
    1 ...
  8. 597.
  9. Uğradığım meyhanelerde hep senin içimin var
    Ben mezesiz demleniyorum biliyorsun
    içerken hep yanımda
    Bir bardak su gibi
    Yanımda hep sen varsın.
    ...
    0 ...
  10. 596.
  11. 'türk karı kuvvetleri' mucidi..
    1 ...
  12. 595.
  13. "Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim. Ne güzel de darma duman ediyorsun beni"

    daha ne desin bu adam...
    3 ...
  14. 594.
  15. sensiz asla yaşamam deme.
    yaşarsın.
    1 ...
  16. 593.
  17. ömür dediğin üç gündür. dün geldi geçti, yarın meçhuldür. o halde ömür dediğin bir gündür; o da bu gündür.
    0 ...
  18. 592.
  19. --spoiler--
    X'e değer vermeyeceksin öyle körü körüne,

    Elinde kalem x=5 demeyeceksin,

    Demeyeceksin işte,

    x=7 çıkar çünkü.

    Öyle biyerlerinden uydurmana gerek yok ki..

    Problemi çöz yeter...

    Kaptırmayacaksın kendini mesela,

    x=7 çıkarsa kırılırsın

    ve genellikle x=7 çıkar...

    --spoiler--
    1 ...
  20. 591.
  21. kafam gitti uzaklara, düşündüm biraz işte
    sen giderken buralardan, işteydim ben işte
    - can yücel
    1 ...
  22. 590.
  23. keşke hep masum kalsaydın benim için,
    uzaktan ve duvarlara dayanarak izleseydim seni,
    keşke tanışmamıza hiç fırsat olmasaydı,
    ve seni hayatıma şeker misali karıştırmasaydım,
    hayat kavramım senden ibaret olmasaydı keşke,
    seni hayatımın öznesi yaptım da ne oldu?
    her gece bir acı, her anımda yaralı bir kalp.
    öznesi olmayan bir hayata mahkûm bir nesne kaldım sayende,
    oysa ne kadar masumdun önceleri,
    bir gülerdin dünya gülerdi sanki
    kazara göz göze gelsek yıkılırdı içim,
    öpülesi bir el uzanırdı tenime.
    dokunurdu içime işlercesine.
    ne güzeldi eskiden, uzaktan seyreder,
    en yakınlarıma anlatırdım seni,
    ne masumdun sen bana...
    aniden çıkınca karşıma,
    yağmuruna kavuşmuş toprak misali sevindi yüreğim.

    -- can yücel --
    3 ...
  24. 589.
  25. --spoiler--
    Farzet hiç ayrılmadık
    Gözümde tütüyor
    Gözümü tütsülüyorsun hala
    Hep birlikteyiz sanki
    Seninle ben ve DÜNYA

    --spoiler--
    1 ...
  26. 588.
  27. 587.
  28. yaşlandığımda tip olarak benzemek istediğim kişi. o saç sakalın birbirine karışması, sigaradan sararan bıyıklar falan.
    0 ...
  29. 586.
  30. "necip fazıl kısakürek'in yazdığı 'ulu hakan abdulhamid han' kitabını anlayan, her şeyi anlamış olacaktır" demiştir.
    0 ...
  31. 585.
  32. face ye takılmaya başladıktan sonra herhalde bu adam yememiş içmemiş söz söylemiş diyesim gelmesini getiren kişidir. ki orda burda her yerde bu adamın sözü diye paylaşılan bir çok sözde can yücel in değildir. o kadar laf olsun diye manasız cümleler kuracak bir kişide değildir kendisi.
    0 ...
  33. 584.
  34. eğer

    O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
    arkalarında doldurulması
    mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

    Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
    en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

    Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
    yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

    Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
    çalınan birinin kalbiyse eğer.

    Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
    insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

    O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
    hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

    Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
    kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

    Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
    öylesine delice bakmasalardı eğer.

    Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
    kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

    Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
    son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

    Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
    meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

    Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
    beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

    Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
    tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

    O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
    yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

    O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
    son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

    Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
    her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

    Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
    dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

    Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
    namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

    Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
    dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

    Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
    sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

    Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
    kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

    inanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
    kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

    Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
    ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

    Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
    Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

    Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
    Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
    ya canım ellerini tutmak isterse...

    Evet Sevgili,
    Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
    kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
    mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!
    0 ...
  35. 583.
  36. başka türlü bir şey benim istediğim
    ne ağaca benzer, ne de buluta
    burası gibi değil gideceğim memleket
    denizi ayrı deniz,
    havası ayrı hava..

    bir başka yolculuk dalından düşmek yere
    yaşadığından uzun

    bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
    ağacın yüksekliğince
    dalın yüksekliğince rüzgarda
    ve bir yeni ömür
    vardığın çimen yeşilliğince

    nerde gördüklerim
    nerde o beklediğim
    rengi başka
    tadı başka..
    0 ...
  37. 582.
  38. Ne yormak istedim seni,
    Ne de yormak kendimi.
    Çok çalıştım,
    Gitmeye de kalmaya da.
    ikisi de aynı acı, ikisi de rezil.
    Daha öncede gitmiştim,
    Ama böyle kalarak değil.
    1 ...
  39. 581.
  40. liseli ergen aşıklar tarafından facebook şairi konumuna getirilmiştir.
    0 ...
  41. 580.
  42. Gittin mi büyük gideceksin !
    Ayrılık bile gurur duyacak seninle..
    Gittin mi ayakların onun yakınından bile geçmeyecek..
    Gölgen bile kalmayacak ardında..
    Gittin mi onurunla gideceksin;
    "Haklıysan gidecek, gitmişsen dönmeyeceksin"
    2 ...
  43. 579.
  44. ustaya sormuşlar:neden annenize hiç şiir yazmadınız diye.cevaplamış:beni on yedi yaşına kadar yıkayan anneme şiir yazacak kadar şair değilim,diye.
    1 ...
  45. 578.
  46. facebookta doğdu.
    facebookta öldürüldü. (yıllar sonra)
    1 ...
  47. 577.
  48. Ben Benden Olgun insan isterim

    Ben;
    Benden olgun insan isterim karşımda!

    ...Benden dürüst,
    En ufak dalgada,
    Arkasını dönmeyecek kadar olgun.
    Arkamı döndüğümde,
    Sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir.
    Bir o kadar cesaretli olmalı.
    Yağmurdan ıslanıp,fırtınadan kaçmamalı.
    Ayağı taşa takılınca kayadan korkmamalı.
    işine gelince sevip,
    Zoru görünce bırakmamalı...

    can yücel
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük