ben takıntılı bir adamım. kurtulamadığım saplantılarım var. var. ne bakıyorsun? senin yok mu? belki de şu an içinden "bikaç entry daha okuyup öyle kapatayım şu bilgisayarı yav" diyosundur ya da sigarayı bırakmayı yine gelecek pazartesiye ertelemişsindir ve veya umut sarıkaya okumayı her daim en sona bırakıyorsundur. kim bilir? sen bilirsin.
ve o ben, ne zaman bülent ortaçgil'i düşünsem, dostum lanet olsun ama, "serdar ortaçgil" diye, yer yer de "serdar bülent ortaçgil" diye serbest çağrışıyorum. manyaklık seviyesinde bir güdü bu. bir tutku.
işte üstat serdar bülent ortaçgil bu akşam sevdicekleriyle buluşuyor. "benimle oynar mısın?" teklifiyle, herkesi, saat 21.00'de ortaköy meydanındaki konserine bekliyor. "oynarım" diyenler, "oyuna devam" diyenler kaçırmasın. kaçıranlar oyundan vazgeçmesin. oyundan vazgeçmeyenler tüm mavi kuşları azat etsin. "oynayamam yerim dar" diyenler usta çağırsın filan.
o değil de bir bakmışsın serdar ortaç annesi ve babasıyla akşam konsere geliyormuş. "aaa lan, ortaçgiller de burdaymış!" derim dostum! bunu yaparım. çünkü ben takıntılı bir adamım.
Gece yalanları
Kendime söylediğim
Ben en güçlü, en güzel
En doğru zannettiğim
Gece yalanları
Bahçemdeki kuş gibi
ilk bakışta siyah beyaz
Yaklaştıkça mavi
Sözlerde yorgunluk belirtisi var
Şarkılar tamam ama gizli kapaklılar
Gece yalanlarım
Sağda solda ipuçları
ipin ucunu çeksen düğümdür çıkışları
Gece yalanları
Gece yalanları
Gece yalanlarım
Sana anlattığım
Derine indikçe kıpır kıpır
En değişmez zannettiğim
Gece yalanları
Bir aşk büyüsü rengi
Kendini bırakmak en büyük korku
Baş edemediğimizden belki
Düşlerdeki isteksizlik midir
En açık seçik olan belirsizlik midir
Gece yalanları
Sağda solda ipuçları
ipin ucunu çeksen düğümdür çıkışları
Gece yalanları
Gece yalanları
dinlerken ruhumu dinlendirdiğim şarkılarından sadece biri "gece yalanları".
her şarkısı kendi içinde felsefik, aşkı yüceleştiren, hayatı eleştiren aynı zamanda umut veren, ülkenin en önemli sanatçılarından biri. Şarkı sözlerindeki anlamlar mükemmel, müzikler mükemmel, kendi mükemmel..bütün şarkılarını sırasıyla dinleseniz her duygunuz her ikileminiz için mutlaka bir benzerlik bulacagınız yüce değerli insan. kamerayı sevmez, röportajı sevmez ama ondan asla vazgecmeyecek birsürü hayranı da mevcuttur. bende bunlardan biriyim. Her dinlediğimde kendimi ayrıcalıklı hissetmemi sağlar. iyiki var. dinlemek isteyenler için:
değirmenler
bu su hiç durmaz
sensiz olmaz
eylül aksamı
integral
mavi kuş
benimle oynar mısın
küçük kız
aşk var
şarkılarım senindir
hakkında yazacak en güzel kelimeleri henüz bilemediğim için sadece adını duyunca hayranlarında oluşan sevindirik şirin sırıtışı betimleme yetisine sahip olabilmeyi isterdim.
ne denir ki onun için...
gerçek bir sanatçı.
'sözlerde yorgunluk belirtisi var
şarkılar tamam ama gizli kapaklılar'
fakat ey cemaatül müslimin! korkmadan çekinmeden; kırbaçlanmaktan, aforoz edilmekten korkmadan, 358 ayrı ortaçgil konserinde bilfiil bulunmuş bir insanın yarı-ortaçgil özgüveniyle söylüyorum ki 35 senedir on tane şarkıyı dinliyoruz, fazlası yok!
sahiden "yok" ama!
irkildim bunu fark edince, ki o esnada "eylül akşamı" dinliyodum. arada teomanın sesi girince "yuhh, teoman ne alaka??" dedim ve aydınlandım. evet, münir nurettin'den başlayarak teoman'a kadar herkese söyletmişti bu şarkıyı.
hafız burhan'ile küçük ibo'nun aynı ortaçgil şarkılarını söylemerinden hareketle (ki dedem, benden daha coşkulu bi şekilde herhangi bi şarkısına eşlik edebiliyor, ve kendisi 83 yaşında) kaçınılmaz olarak şu sonuca ulaştım. hem ulaştım hem üzüldüm...
yeni şarkı yok!
üstadım yapma.
bekliyoruz...
gedit: bazı arkadaşlar son yıllardaki birkaç albümünü örnekliyorlar bana. ben de onlara o albümlerin "yeni" olmadığını anlatmaya çalışıyorum elimin döndüğünce...
1 Mart 1950 Ankara doğumlu. Rock, Folk, Caz türleri müzik yapan. Müzisyen, şarkıcı, besteci, aranjör, söz yazarı.
Maarif Koleji'nde aralarında Mazhar Alanson'un da bulunduğu sınıf arkadaşlarıyla beraber gitar çalmaya başlamış. ilk gitarını eniştesi almış. Kendi aralarında bazı gruplar kurmuşlar. Farklı farklı isimlerle amatör müzik yapan bu gruplardan birisi de Damlalar ismini taşıyormuş.
(bkz: sen)
ürettikleriyle didişen güzel insan. yeni albümü yoğun bir uğraşı sonucu ortaya çıkmış. şarkılar 500 kere süzgeçten geçirilmiş. diyor ki 7 yıl boyunca nice albümler çıkardı. fakat ben bildiğimi yaptım.
öncelikle kendi çıtam var zaten. onu aşmalıyım. yoksası olmaz. budur!
edebiyat ve şiirle ilgili bünyelere özel tavsiyedir diyelim bitirelim.
edit: albüm, müzikal mana da değişiklikler içeriyormuş. yaylılar kullanılmış yoğun tarafından.
17 aralık 2010 tarihinde canlı olarak ilk defa pendik'te dinledim. 21 yaşında olup bu adamın müziğinden zevk almak iyi birşey mi kötü birşey mi bu konu kafamı kurcalıyor şu günlerde. evet, serdar ortaç ve murat boz görünce ıyk böğğ filan gibi aşırı tepkiler vermem çaldığı zaman da dinlerim ama yaşıtlarımın büyük bi kısmı hoppidi hoppidi müzikler dinlerken ben bülent ortaçgilin yaptığı müzikten hoşlanıyorum oradaki o naif eğlenceden zevk alıyorum, gariplik bende mi? olmalı mı olmamalı mı?
(bkz: benimle oynar mısın)
benimle oynar mısın ilk çıktığı zaman (1974) 2000 adet satılmıştır. yıllar sonra değeri anlaşılmış hak ettiği yeri bulmuştur. türkiye'den çıkmış açık ara en esaslı albümdür. şarkı sözü yazarlığı anatomisine girer. o derecedir!