1980'li yılların sonu olmalı. Fikret kızılok'la birlikte çıkardıkları "pencere önü çiçeği" albümüyle tanışan küçük bir çocuk olarak onunla ilgili ne desem boş aslında. Fikret kızılok'un gölgelenmiş yüzü ve ortaçgil'in o pek de anlam veremediğim resmi. Sonra yazılar.. yazılar.. Şarkıya pek bir anlam verememem... Ama yine de derin anlamları olduğunu düşünmem... Zaman geçince, pencere önü çiçeği'nin türk aydınının vurdumduymaz bir tavır içinde oluşunu, yaşam ve halktan kopukluğunu metaforik bir anlatımla verdiğini anladığımda ortaçgil'e hayranlığım bir kat daha artmıştır. Küçük bir çocuğun ruhuna seslenebilmiştir. Büyüdüğünde de aynı etkiyi devam ettirerek...
Sözü bir şair duyarlığıyla kullanışı, şarkılarındaki eleştirel tavır, bunu ince bir mizahla verişi beni ve bizim kuşağı etkilemiştir. Yıllar sonra onu Jazz cafe'de canlı dinlediğimde kasetteki taze tadı yine almışımdır. Ortaçgil bize diğer dünyayı anlattı. O dünyada yaşadıklarımızın hep aksi vardı. Yoksa onu bu kadar sevebilir miydik?
--spoiler--
... pek iyi olmadı şarkı en iyisi
gel ortaçgil dinleyelim
sıcaklığını verirken sen bana
sızayım aniden kollarında
çok düşündüm kaçayım diye ama dedim
ne zaman anlaşmış ki kalple beyin
ve ne zaman düşünsem seni
yaprak gibi titriyorken kalbim .
--spoiler--
"belki benim kağıt param bi şekilde, döne dolaşa senin cebine girmiştir." Eylül Ayında adlı şarkının introsununda bu cümleyi öyle bir içten söylemiştir ki kendileri insan anlık da olsa derin düşüncelere dalar.
ölene kadar susmamasını, şarkı söylemesini dilediğim; onun kadar kusursuz insan ilişkilerini bu kadar güzel dile getirebilen bir başkasına henüz rastlayamadığım büyük sanatçı. her şarkısı ayrı bir parça götürür içimden. gülüşü, o rahatlığı içtenliği kendine has ayrı bir havası var bu adamın gerçekten.
yılların eskitmediği sanatçıdır. özeldir. mükemmel bir yorumcudur, sanat adamıdır. besteleri farklı, sözleri insanın içine işler cinstendir. samimidir, yetenekledir. şömine karşında almış gitarını eline çalıyor gibi hissedersiniz onu dinlerken. gerçektir.
(bkz: fikret kızılok)
(bkz: erkan oğur)
(bkz: zuhal olcay)
" O değil de, şu zamanda hala müziğimi dinliyorsunuz ya, çok teşekkür ederim." diyerek alkış fırtınasını, Kadıköy'de Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde başlatmış soyu tükenengillerden olan yaşlı! adam.
23 haziran akşamı, 49. bursa festivali kapsamında, kültürpark açıkhava tiyatrosu'nda zuhal olcay'la sahne alarak harika bir konsere imza atan harikulade sanatçı. öyle ki 3 gündür sürekli yağan yağmura karşı hiçbir önlem almayan sivrizeka yazarın içine kadar sırılsıklam olmasına rağmen şahane geçmiştir konser. aşktan ölme arzusu uyandırmıştır.
21 temmuz tarihli harbiye açık hava tiyatrosunda müthiş bir konser vermiştir. bir çok müzisyenin şarkılarını seslendirdiği gecede ki süpriz isim sezen aksu'ydu. aylin aslım, birsen tezer, feridun düzağaç, zuhal olcay, bulutsuzluk özlemi, mirkelam, ezginin günlüğü, grup gündoğarken, mor ve ötesi gibi daha bir çok ismin yer aldığı kırkıncı yıl kutlaması gerçek anlamda bir şölendi.