vefat etmeden önceki son yıllarını dinlenerek geçirseydi bazı kendini bilmezlerin ağzına laf vermemiş olurdu zannımca. kendisinin halkçılığından, kişiliğinden ve dürüstlüğünden sonuna kadar razıyız. mekanın cennet olur inşallah.
üç yı önce bugün yaşamını yitirmiş ''devlet adamı''.
nurlar içinde yatması dilenecek kişi.
hakkında ne denilirse denilsin sadece ve sadece kıbrıs adına yaptıkları ile değer verilesi kişidir.
kıbrıs'a girmene izin vermiyoruz diyen abd'ye karşı baş kaldırabilmiş, kıbrıs'taki türk halkına yardım için tüm dünyayı karşısına almayı bilmiştir.
tabiri caizse ''kıbrıs fatihi''dir.
Adam gibi adam. Eşiyle birlikte iki odalı bir bodrum katında kurduğu partiyi* her şeye rağmen bitmeyen inanç ve kararlılıkla yaşatıp büyüterek iktidara taşımıştır. 20. yüzyıl Türk siyasetine damgasını vurmuş isimdir.
yaşar bank, egebank, adabank vs. gibi bankaları kamu bankası zanneden bünyelerin salladığı merhum başbakan.
ayrıyeten, son küresel ekonomik krizde hiçbir bankamızın batmamasının müsebbibi olan bankacılık yasası'nı çıkarak hükümetin de başındaydı. velhasıl, küresel krizde ülkemizdeki bankacılık sektörünün bırakınız batmayı, kâr ederek geçirmesinin müsebbibi akp hükümeti değil, 57. hükümet'in çıkardığı bankacılık yasasıdır.
krizin çıkış noktası olan ve bankaların batmasına sebep olan mortgage sistemine entegre etmek için bir taraflarını yırtan da akp hükümeti'dir. allah'tan vakit yetmedi de kriz erken patlak verdi 1,5 sene sonra olsaydı görürdüm ben "bankalarımız batmadı bakın ne kadder muhteşemiz" diyenlerin nazik uzuvlarını.
ayrıca, zerre yolsuzluğa ve hortumculuğa izin vermeyen kamu ihale kanunu yapmış olan hükümetin başbakanıydı, artık yolsuzluğa zerre izin vermemesi kimin gözüne battıysa, 15 kere değiştirildi yasa.
ekonomi konusunda da, 2001 krizinden sonra "57. hükümet döneminde" yapılan kemal derviş'in mimarı olduğu ekonomik politikayı aynen idame ettiren akp "ekonomi sağlam ellerde" edebiyatı yapmaktadır. eğer bir ekonomik başarı varsa, bunda 57. hükümet'in de katkısı vardır kuşkusuz. öyle "biiiz enkaz devraldıııık" demekle olmaz, adam sana reçeteyi de vermiş(!) değil mi ama? halbuki ilgili politika 2004'ün yarısında ömrünü tamamlamıştı fakat, ekonomide satmaktan başka bir haltı beceremeyen hükümet yıl 2009 olmasına rağmen ilgili ekonomik politikada kalem oynatmamıştır. iş bu sebepledir ki, küresel krizin merkezi olan ülkelerden bile kat be kat fazla küçüldük, kat be kat fazla işsizlik oranımız, kat be kat fazla borcumuz.
biz bunları söylediğimizde "kuyaktan duyma biygileyle konuşuyoylay" derler. kulaktan duyma bilgilerle konuşmayın oğlum, azıcık araştırın lan. azıcık okuyun.
kamu bankalarının hortumlanması, güneş motel, türkiye tarihinin en geçirgen krizine sebep olmak gibi başarıları olan siyasetçi. çok dürüstü rahmetli çok.
1925'te istanbul'da doğdu.
1944'te Robert Koleji bitirmesinin ardından, aynı yıl çalışmaya başladı. Önce çevirmenlik, daha sonra da uzun bir süre gazetecilik yaptı.
1957 seçimlerinde 32 yaşında CHP milletvekili olarak meclise girdi.
1961 yılında inönü hükûmetinde Çalışma Bakanı oldu. Bu dönemde işçi haklarında devrim niteliğinde kararlara imza attı. Toplu iş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Yasası ve Sendikalar Yasası'nı çıkarttı.
1966 yılında henüz 41 yaşındayken, 43 yaşındaki CHP'ye genel sekreter seçildi. CHP Genel Sekreteri olarak, Türkiye'nin her yerini tek tek gezdi. Bu sürede "demokratik sol" ideolojisini şekillendirdi.
1971 muhtırası sonrasında "Millî Şef" ismet inönü'yle anlaşmazlığa düştü ve genel sekreterlikten istifa etti.
Partideki görevinden istifasının ardından parti içi mücadeleye girişti. 1972 yılında, 34 yıldır CHP Genel Başkanı olan ismet inönü'yü yendi ve Türk siyasetinde parti içi mücadeleyi kazanan ilk lider oldu.
türkiye de başbakanlık yapmış 2006 da aramızdan ayrılan eski dsp genel başkanıdır.
başbakanlığının son zamanlarında sağlık sorunlarından dolayı halkının saygısını kaybetmiş her zaman hatırlanması gereken, siyasi tarihimizin önemli simalarandan biridir.
amerikayla afyon ekimi konusunda kriz yaşamış;bu benim köylümün ekmeğidir diyerek herkes yasaklamışken afyon ekimini kontrollü bir şekilde serbest bırakmıştır,ordan dönüşünde kıbrıs harekatı için girişimler de bulunmuş nihayetinde başarılı olmuştur...kanımca belki en faydalı olmasa da ülkemiz siyasetinin Atatürk'ten sonra en onurlu, en gururlu, vatansever siyasetçisidir...bu yüzden ambargoyla karşılaşmış, ülke yokluklarla yaşamıştır bir dönem ve ne yazık ki bu yüzden ecevit'in adı kötü anılır olmuştur; onun döneminde ne oldu ki tüp için ekmek için bile kuyruğa girildi şeklinde şerefsizce suçlanmıştır. şerefli,onurlu davranışın son örneğidir karaoğlanın yaptığı ama o kadar bozulmuş ki bazılarının kanı; destekleyemediler bu onurlu tavrı, sürdürmediler gururlu siyaseti işte bu da bizim ne kadar yozlaştığımızın kanıtıdır.... bugünün bol tüplü bol ekmekli siyaseti sen çok yaşa!!!