BURSA gibiyim artık... Gülmeyi MAKSEM yokuşunda, coşkuyu SETBAŞıN'da, aşkı GÜZELYALı FERiBOT'unda bıraktım... ZAFER PLAZA kadar kalabalık yüreğim, TOPHANE gibi yıkık, OTOGAR kadar vedalara alışık, ALTıPARMAK kadar karışık... Sevinçlerim TRiLYE kadar uzak ve dingin, LUNAPARK kadar eğlenceli olan çocukluk anılarımı iNKAYA'nın sessizliğine bıraktım... BURSA gibiyim işte... uzaktan bakılınca ışıl ışıl ama aslında bir o kadar yorgun, bitkin ve tükenmiş... Ne olursa olsun hep bir umut var ve ben herşeye rağmen HEYKEL kadar revaçta, ULUDAĞ gibi dimdik ayaktayım...
esasında genellemek istemiyorum ama nette okuduğum vahşet haberlerinin bir çoğu bursa çıkışlı. hatta geçenlerde bir haber gördüm, felaket bir cinayetti, nerede olmuş bu derken içimden kesin bursadır dedim ve yine bursa çıktı.
tabiki cinayetler bir tek bursa da olmuyor, ama tesadüf diye de bir şey yok ağalar.
Seviyorum bu şehri. Kendim küçük şehirde büyüdüm ve bursa için soyleyebilirim ki küçük şehirden farksız. Yani büyük şehrin imkanlarını ve küçük şehrin rahatlığını aynı anda tarihin, yesilin içinde yaşıyorsunuz.
bünyesinde;
almanya, arnavutluk, avusturya, belarus, bosna hersek, brezilya, estonya, fransa, italya, kazakistan, kktc, letonya, litvanya, malezya, nijer, romanya, slovakya gibi ülkelerin fahri konsolosluklarını barındıran şehir.
bugün anladımki, zamanında osmanlı burayı o kadar çok önemsemiş, inanılmaz eserler bırakmış ancak o yıllardan sonra hala osmanlı'nın o mirasını yiyen üstüne bir çivi bile çakılmayan bir şehir görünümünde. üstüne dahada kötüye gitmiştir. 600 yıl önce yapılan eserlere bakıyo insan ve son 50 senedeki binalara, yollara şehrin genel görünümüne bakıyo ve morali bozuluyo insanın. osmangazi, orhangazi, Murad hüdevandigar, yıldırım bayezıd, çelebi mehmet, 2. Murad kabirlerinden çıksalar, görseler bu manzarayı ne hale getirmişsiniz benim güzel bursa'mı derler herhalde.
ilerleyen yıllarda tarih ve kültür turizminde istanbul'dan sonra en büyük potansiyele sahip, etrafında hala keşfedilmemiş bir dolu güzelliği barindiran şehrimizdir. mart ayında bile turlarin akınına ugramış, ulucamide yeşil türbede adım atilacak yer kalmamıştır. yaz aylarında ise avmlerinde, caddelerinde arap turistlerle karsılaşma ihtimalinizse çok yüksektir.
önümüzdeki 10 yılda büyük gelişme ivmesini devam ettirerek, Türkiye'nin 2. büyük ili olacağını tahmin ettiğim şehir. Bu tezi güçlendiren avantajları şöyle sıralanabilir. Tam 18 organize sanayi bölgesiyle dünya üzerinde bile sayılı şehirler arasındadır. Otomotiv, tekstil şimdide tramvay üretiminde adeta bir üs konumundadır. istanbul, ankara ve izmir'in tam ortasında olması, liman kenti olması, Osmanlı'nın ilk başkenti olması, sayısız Osmanlı, Bizans eserine sahip olması, Uludağ'ın yaz, kış turizme açılacak olması, ulaşım yatırımları, belediyenin çok akılcı projeleri, büyümeye çok müsait bir arazi yapısının olmasıyla önümüzdeki 10 yılda çok büyük bir mesefe kat edeceğini düşünüyorum.
allah'ın dünyayı yaratırken istanbul'la birlikte torpil geçtiği şehirdir. uludağ'ı dünyanın en güzel kayak merkezlerinin başında gelir. yaz-kış farketmez çık 1-2 gün kal kanın temizlenir, kendini rambo gibi hissedersin. denizi desen mudanya-gemlik şehire yarım saat mesafe uzaklıktadır. serinlemek, güneşlenmek, deniz havası almak istiyorsan bu yerler seni bekler. iznik ve uluabat gölü (gölyazı) gün batımının en güzel izleneceği yerlerdir. kafanı dinleyebilir, huzuru buralarda bulabilirsin. kaplıcalarından çıkan sıcak su insanı diriltir, hastalığını yok eder şifa verir. yeşili, dört mevsimide yaşamana imkan sağlayan iklimi, tüm büyük şehirlere yakın mesafadeki mükemmel stratejik konumu bursa'yı sürekli ön plana çıkarmıştır. Osmanlı istanbul'dan önce ilk bu şehire sevdalanmıştır. Bşakentlik dönemi ve sonrasında şehir adeta açık hava müzesine dönüşmüştür. 4000 kayıtlı Roma, Bizans, Osmanlı ve diğer uygarlıklara ait tarihi eser ve yapılarıyla istanbul'dan sonra bu konuda 2. sıradadır. dünyada'ki en güzel zeytin, şeftali, siyah incir, domates, kestane vs. bir çok tarım ürününü bu şehirde bulabilirsiniz. Sanayi ve istihdam konusunda Türkiye'nin detroiti konumundadır. Ancak tüm bu avantajlı durumlarına rağmen şehri yönetenler bu şehrin potansiyelinden bi haberdir. Son 5-10 yılda şehirde önemli gelişmeler ve yatırımlar olmuştur. Fakat ulaşım ve turizm yatırımları hala yeterli seviyede değildir. Bir iznik başlı başına bir turizm merkezi olması gerekirken, yeterli ilgiyi görememesinden dolayı şu anda yokları oynamaktadır. Külliyeleri, camileri, hanları, hamamları, kaplıcaları, çarşıları, uludağı, denizi, gölleri ile dev bir turizm kenti olması gerekirken şehir bu konuda daha yeni yeni bu özelliklerini keşfetmektedir. Doğanbeyde yapılan Toki konutları ise bu şehire yapılan en büyük kötülüktür. Bu tip olumsuzluklarına rağmen yaşanılası şehirdir. Keşfetmesini bilenler için adeta saklı bir güzellik barındırır içinde.
ankara yolu üzerinde yapımına başlanan köprülerle trafiği daha fazla rahatlayacak olan güzel memleketim. havası çocukluğundan beri burda yaşayana güzeldir.