Başlık 2011 senesinde açılmış ve o dönem bisiklet veya scooter alınabilecek parayla bugün ancak zurna dürüm ve ayran alınabiliyor ve ekonomik durum her geçen sene kötüye doğru gidiyor. Şöyle bir baktığın zaman mütevazi bir düğün için 2 milyon TL'ye ama daha büyük düğün için 3 milyon TL'ye ihtiyaç var bu devirde, para harcamakta gerçekten çok zor, harcadıktan sonra tekrar kazanması daha zor. Gel gelelim o dönemki yani 15 sene önceki ilişkiler ile şimdiki ilişkilere; ben o dönemler lise okuyordum ve bizim kuşak gerçekten samimiydi ve konuşmadığı zaman sadece telefonu açmazdı. Şimdikiler sosyal medyadan engeller, sevgiliyken storylerden engeller manyak manyak işler.
mesele düğün maliyeti ise abartılıp korkulacak kadar bir maliyet yok ortada. hesaplattım yapay zekaya hiç üşenmeden evliliğin maddi maliyeti başlığına yazdım. ortalama düşük maliyetli mütevazı bir düğün 1 milyon TL çok değil yani. öte yanda kendinden korkusu olmayan insan evlilikten Korkmaz. bi defa bunu geç. o hikaye o. algıya teslim olmak, korku imparatorluğuna boyun eğmek, yada tembelliğine bahane arayıp kılıf uydurmak. düzgün bir insan hayatın her zorluğuna karşı mücadele eder pes etmez. hele erkek ise asla. öte yanda konuya dönersek: sen de ayağını yorganına göre uzat kardeşim, Ayşe Fatma olmuyorsa haticeye ve neticeye bak. bozuk plak gibi Merve ye takılı kalma. oluruna bak. kim ne istiyorsa istesin, işi bitirecek olan sensin o değil. onunla iş bitmiyorsa geç ötekine bak işine. akıllı ol salak olma. toplumun bozuk ve dayatma algısı karşısında nasıl işine geliyorsa o öyle hareket etmeyi maharet sanan geri zekalılara gelince, bırak onlar hayatı yaşadığını zannetmeye devam etsinler. kılavuzu karga olanın burnu boktan kurtulmaz. kim enayi acaba? insan gibi yaşayanlar mı yoksa şirazeyi kaybedip hayatın akışında oradan oraya savrulup mutsuz huzursuz umutsuz yaşayanlar mı? evet.