(#35133358) sevgili yazar. otobüs kartları ulaşımda öğrencilere tanınan bir indirim fırsatıdır.
bu kartlar sadece bolu'da değil türkiye'nin hemen her yerinde her sene güncellenmesi zorunludur, şehirde öğrencilik halinin devam ettiğine dair. ve bu güncelleme hemen her yerde ücretsizdir.
kısacası bu olayın ikametgah ile bir alakası yoktur.
değiştirdiğim iki şehirde de öğrenci kartlarımı güncelledim ve ikametim okuduğum şehirlerde.
hatta en son dün.
velhasıl-ı kelam bilmediğimiz bir konuda ki saçmasapan karalamalar yapmak yanlış.
Her sene otobüs kartı vizelemesi yetmezmiş gibi şimdi de otobüs kartlarının güncellenmesi zımbırtısı getirmişler. Bolu yu büyükşehir yapmak için öğrencilerden faydalanmak isteyen bolu belediyesi; otobüs kartlarının güncellenmesi için öğrencilerin ikametgahını bolu ya almaya zorluyor. Bu amaç uğruna bütçeden daha fazla pay almayı planlayan bolu belediyesini şiddetle lanetliyorum.
Şimdi valilikteyim ikametgahımı bolu ya alacağım. Sömestr tatilinde ise tekrar istanbul a almayı düşünüyorum.
Yaşadığım şehir ben odtü okudum gibi aibü okudum diyemezsiniz ee haliyle bolu bir büyük şehir değil üstüne pahalı güzelde yaşayamazsınız anca bazı yakın illere denize gidersiniz.
Özetle; okunmaz.
*he arabanız varsa bol bol göle kız atarsınız gölümüz bol.
--spoiler--
- saat 14.00 de atatürk heykelinin önünde buluşalım.
+ tamam abi.
saat 14.00 olunca ;
- neredesin ya ağaç oldum burada.
+ atatürk heykelinin önündeyim.
- ben de oradayım seni nasıl göremiyorum ki ;
+ atın üzerinde elinde saz olan atatürk heykelinin önündeyim.
- salak ! o köroğlu heykeli. atatürk parkındaki heykelin oraya gel çabuk.
--spoiler--
bu da bolu'da olandır. gerisini siz düşünün artık.
not : bolu'da 2 heykel vardır. bir tanesi anıtpark'daki atatürk heykeli, diğeri de belediyenin önündeki köroğlu heykelidir.
edit : bir de izzet baysal heykeli var. glorious yazara teşekkür.
3 senedir okumak icin bulundugum sehir. Istanbul ve ankara arasinda kalip bu kadar gelisemeyen bir yer gormedim hayatimda. Ama dogal guzelliklerine lafimiz yok tabii.
ulan bu şehre hep uyuyarak giriyorum , hep de terminale giden yolda uyanıyorum , anlamadım o yolun kendine has bir havası mı var nedir ulan 30 saat uyumadan yolculuğa çıkıyorum normalde ışid kafamı kesmeye gelse uyanmamam lazım , bi bakıyorum aynı yolun üstünde uyanmışım.
bu bir değil iki değil bıktım senden bolu uykularımı kaçırıyorsun aq , ama kızların güzel ona laf yok bak.yiğidi öldürürüm ama hakkını yemem öyle de bir delikanlıyım.
bolu isminin aslında herkesin içten içe bildiği çok acıklı bir öyküsü vardır.
temel ile fadime adlı iki cisim varmış. birbirlerine adeta aşıklarmış. temel fadime'ye, rüzgarın yapraklarla gökyüzüne yazdığı gibi narinlik ama kuvvet yüklü, hüzünlü ama umut da dolu şiirler yazarmış. bu şiirleri okuyan fadimenin gözünden bir damla yaş, "sikerim gidiyom ben" dercesine akıp ardında ıslak bir yol bırakırmış. ardından gelen göz yaşları ise tıpkı bir şiirin tekrarlayan mısrası gibi o ilk gözyaşının geçtiği yoldan dökülürlermiş.
şiirler de çok üzücüymüş ama be amına koyim ya. fadime o kadar üzülmüş ki tık diye can vermiş. bunu duyan temel kahrolmuş, kendini asmış.
bu acıklı olay kendilerine ders olsun,şehirlerinden ne bileyim bir şair,bir yazar dahi çıkmasın diye halk, oranın adını temel ile fadime koymaya karar kılmış.
o da zaman denilen öğütücü içerisinde unala ufala günümüze bolu olarak gelmiş.