Ankara yakınlarında son derece düz, route 66 ya benzer ya da andıran bir yol keşfetmiştik arkadaşla eskişehire doğru giderken. Hava da sıcaktı. Tam yeri tam zamanı diyip blues açmıştık arabada. insan hayatında bazı güzel keyif verici anlar vardır, susar ve anı hissetmek, dinlemek istersin. işte öyle bi keyif gelmişti bize.
her ne kadar metal dinlesem de kafamın sakin olduğu zamanlarında dinlediğim müzik türü. insanın ruhunu okşayan , rahatlatan ve bu bağlamda bu müziği mükemmel yapanların olması insanı sevindiriyor tabi.
playlistinizin senelerce aynı kalmasına sebep olabilen müzik türüdür. kökeni amerikadır ve aslında bir innovasyon çalışması olarak ele alınabilir. ancak boynuz kulağı geçtiğinde, artık bir adı olmalı lügatlarda. işte blues, jazz'ın böyle bir altın boynuzudur.
istanbul, izmir, ankara dışında ülkemizde yaşanamayan hazdır. insan olmayı sevdirir, duyduğuna şükrettirir, (bkz: seksten daha güzel şey)'dir. ey bakanlık ithal doktor alacağına blues sanatçıları getir dert, hastalık kalmaz, gelişmekte kalmış gelişmeyenlikten kurtuluruz. (bkz: http://www.jazzradio.com/blues)