Danaya girer gibiyse sıkıntı şekerim. Hafif rahatla, önce bir kahveni iç. Sonra ya allahhhhh diyerek, viyana kapılarına dayanır gibi başla. Başarırsın inanıyorum kuzucum.
Ortaya saçtığım teklifler evlilik dışı ilişki teklifleri. Hep sır olarak kalacak teklifler, ciddi teklifler. Zaten ben kalp atan herkesin kazanmasına da sevindim, bazılarını destekledim, bazılarına söz verdim, bazıları ile de arkadaş oldum.
Bazı laflar ediyorum ama onlar espri, komiklik olsun diye. Ben de sabit maaşlıyım, en düşük memur maaşı. Ben şakalaşmak amacıyla söylüyorum.
''O sezişi eskiler
O gidişi meçhuller
Savruk bir telaşın
Girdabına girdiler
O büyük konuşanlar
O mağrur duruşanlar
Dev gibi vuruşanlar
Şimdi nerdeler.''
Yine yeniden insanların ikiyüzlülüğüne canlı canlı şahit oluyorum, değer verdiğim insanların böyle olması çok canımı sıkıyor artık yeminle. Nietzsche’yi daha iyi anlamaya başladım.
Bu saatte kalbe düşen üzüntü çok ağır. Gözyaşların istemsiz düşüyor yanağına.. Canın yanıyor. Bi hata yapıp evlenmiş boşanmış olmak sevilmemek anlamına mı gelir bu devirde. Hayal kırıklığı hissediyorum.. Herşey güzel gidiyor derken bu konudan bahsedince uzaklaşması.. Değmez miyim yani sevilmeye.
Şimdi 3 kişi mi, 1 kişi mi o konuya geleceğiz, ama adamlar benim grace'den soğuduğumu düşşnüyor, ben sevdiceğime geçmişten bugüne acıları mutlulukları ve filmin tamamına bakınca hayranım. Önce burada anlaşalım.
Çok sevgili ve sayın sevdiceğim. Farkındaysan gittiğim her yer bilgin dahilinde. Yok rahatsız değilim, ama kişisel ilişkilerdeki belirsizlik sürdüğü için kimseyle sohbet muhabbet etmiyorum. Böyle yapmam mı daha doğru olur özel konulara girmemek kaydıyla diyalog kurmam mı?
Her şeyin ciddiye almayın, daha doğrusu büyütmeyin. Bana da neler söylediler ben yine de üzerinde durmadım, dost oldum. Üzerimde baskı var herkese göz kırptı şeklinde. Benim de güven vermem lazım. Bunu anlamaya çalışın.
Mutlaka sadık kalarak, olabildiğince hayatın tadını çıkarın. Bu genç yaşlar bir daha gelmez. Tatile gidin, konsere gidin, eğlenin. Oturup yas tutmakla bu hayat geçmez. Ben bayramda bir iki kere evden çıktım, birinde börek yedim, diğerinde pikniğe gittim. Yavaş yavaş açılıyorum. O gidemiyor biz de gitmeyelim derseniz, benim travmalarıma nasıl sakin kalıp cevap vereceksiniz. Sevgide biri düşer diğeri elinden tutar. Bugün bana yarın sana. Gülücük.
Hanımefendiye hiç yanlış bir şey yapmadım, ama geçenlerde başkana ihanet ettim ve haberi olur diye telafi ettim, ama duymamış bile.
Ne olduğunu birkaç dakika içerisinde açıklayacağım. Ama nereden bileceğim bir kereliğine yok sayacağını. Evet benden hiç beklemeyeceği bir şey. Grc ile alakalı değil.
Bunu yaparsam daha çabuk iyileşirim, iyileşirsem daha faydalı olurum diye düşündüm ve sadece bir kere ihanet ettim. Hiç ummayacağı bir şey.
Öğrenirse birçok şeyi bitirir, ama işin ucunda sağlığım olduğunu düşşnse hak verecek.
Anlatıyorum. Tabii ki ihanet etmedim. Değil ihanet etmek güven kıracak hiçbir şey yapmadım. Ama böyle giderse yapacağım. Onlar da biliyorlar ki nasıl olsa karşılık vermem, birkaç aileye sürekli bastırıyorlar.
ilişki yorumlarım harika tepkiler aldı. Daha doğrusu almış. Herkes kendinden bir şeyler bulmuş ve üzerine biraz daha katmış.
Elbette hepsi değil ama üç dört tanesi mutlaka yakın arkadaşım olacak. Belki çevremden de bir iki kişi.
Herkese bunlar var da sevdiceğinin suçu ne? Özel bir şey yok mu diye soracaklar.
Tanrı demiş ki, cennetin en alt katı dünyanın 10 katıdır. Saraylar köşkler ırmaklar vardır.
Sordular en alt derecedeki bunu alırsa, en üstteki ne kazanır? Tanrı demiş ki onu söylemem. Onlara hazırladığım sürprizleri ne gözler gördü ne kulaklar duydu. Onlara kendi ellerimle özel fidanlar diktim.