şampiyonlar ligi'ne doğrudan katılmanın değil, katıldıktan sonra gruplardan çıkmanın, çeyrek final-yarı final oynayabilmenin başarı olduğunu anlaması gereken kulüp. bugüne kadar ne halt yediniz şampiyonlar ligi'nde diye sorarlar adama...
tum yaşamı boyunca fenerbahçe ve galatasarayın golgesinde yaşamış bir takım. 3 buyuklerin sonuncusu olmayi neredeyse kabullenmiş, bu ezıklıgını 2 kupayı aldıktan sonra bile diger 2 takıma bok atarak gostermiştir.
bu içinde yaşadıgı gizli ezıklıgı dışarı beşiktaşlılık duruşu kisvesi adı altında lanse etmiş, yıllarca sportif başarı gelmeyince ovunecek tek şeyleri yaptıkları besteler olmuş, çarşı grubu olmuştur. çarşı onlar ıcın bir avunma, sıgınma yeri haline gelmiştir.
çarşı artık takımdan daha onemli hale gelince, bjk den daha fazla konusulunca kapatılmıştır.
laflarını yiyen bir takımdır ayrıca. ligten cekilme, paf takımla cıkma gibi uçuk soylemleri bir cırpıda soylerler sonra tek bir dil darbesiyle yutarlar onu. bu duyan bjk taraftari da hemen 'banane olm bizim başkan mal' diyip sanki o başkan artvin hopa sporlu da o yuzden onemsemiyor bukadar. biraz onurlu biraz gercekci olmasi gereken başkasına bok atarken, kufur ederken kendi tarıhlerine, soyledıklerıne bakması gerekir. siyah rengi kara leke olmasın sonra.
hakkında fazla ayar verdirtirmeye çalışan takımdır. meyve veren ağaç olayı arkadaşlar. olsun be olsun. ben kazakistanı severim zaten. ayarın kralı ordan gelsinde aklınız çıksın. *
avrupanın önde gelen klüplerinin averajlarının artması için şampiyonlar ligine direkt alınan takım. hepsi dua ediyorlar şuan bu takımla aynı gruba düşmek için.
fenerbahçelilerin son 14 senede 2 şampiyonluğu olduğunu söyleyip durduğu takım. halbuki 14 gibi küsuratlı sayılar yerine 20 gibi yuvarlak sayı kullansak daha güzel olur.
türk spor medyası tarafından açık açık art niyet duyulan ve her türlü olayın kamuoyuna yanlış aktarıldığı klüp. fenerbahçe ve galatasaray ile ilgili olumsuzluklar geçiştirilirken, beşiktaş ile ilgili ters giden bişiler olduğunda beşiktaş ta büyük şok! beşiktaş ta büyük ihmal! bıdı bıdı türünde haberler okuyoruz. bırakın bu işleri ulan spor medyası. objektif olun.
her zaman duyarsınız beşiktaşlı olanlardan, "beşiktaşlılık farklı bir şeydir be" diye.
sahiden öyledir. hayatınızla paralel gider kimi zaman. içinde bulunduğunuz durumu ona uyarlarsınız. deplasmanda yine hayata kaybettiğiniz herhangi bir hafta sonu o da yenilmiştir belki de...
hayatı bırakmak olmaz, onu da bırakamazsınız.
oh dersiniz ya da , her şey yoluna girdi; işiniz, aşkınız her şey düzelmiştir. ligde yeriniz gittikçe sağlamlaşır.
hüzünlenirsiniz, sevinirsiniz, heyecanlanırsınız... her şeyi onunla beraber yaşarsınız.
bazen de ayrı kalınan günlere hayıflanır, kendinize şöyle okkalı bir küfür sallarsınız.
olamaz mı, olabilir...
zira bir yaşam felsefesidir o, hayata bakıştır; siyah ve beyazdır.
yine de aradaki grilerin varlığını bilerek onurluca yaşanır...
Büyük ihtimalle gelecek sezon daha ilk yarı bitmeden Mustafa Denizli ile yollarını ayıracak kulüp. Demedi demeyin. Yıldırım Demirören kanımca rekoruna yeni bir rekor daha katacaktır.
aldığı çifte kupayla demirören soyadlı şahıs ve onun yamağı erdoğan soyadlı şahıs sayesinde 5 sene kurbanlık gibi yatırılacak olan kulüp.
ulan bir kere de utanma duygunuz nüksetsin de aynaya baktığınızda utanın kendinizden.
kulübü ne hallere düşürdünüz. siz pahalı otel salonlarında traştan kutlamalar yapmaya, bayrak sallamaya devam edin. sezon g.tümüzde patlayacak haberleri yok.
şu kulübü 5 senede ne hallere düşürdünüz lan!
kongre üyeleri lafım size, allah topunuzun cezasınıversin! hadi hata yaptınız başımıza musallat ettiniz bunu, "30 milyon dolar cebmden para verdim" dedi diye tırstınız! ne oldu? "cebimden 50 milyon dolar verdim" cümlesine geldi iş. hadi bakalım, gösterin adamlınızı da ocak'ta kurtarın bu kulübü.
ey nevzat demir, del bosque'ye eşin "yeniköy kasabı" diyordu, demirören için seçtiği lakabı söyle de hepimiz bilelim. asıl kasap kulübün başında, gıkınız çıkmıyor be! ayıp.