kimilerine göre şampiyonluğu hak etmemiş takımdır.
şimdi bu arkadaşlara soruyoruz kim hak etti? galatasaraylı biliyor ki, kendileri hak etmedi. fenerbahçeli biliyor ki kendileri hak etmedi. trabzonsporlu biliyor ki kendileri hak etmedi. sivasporlu da biliyor ki hak etmediler ancak bir devrim yapma umuduyla hak ettiklerini iddia ediyorlar ki, saygı duyarım bu sezon iyi iş çıkardılar.
ligin ilk yarısı bittiğinde liderin 6 bir üstündeki takımın ise 2 puan gerisinde 6. sıradaydı bu takım. galatasaraylılara sormak isterim, ben inanıyorum ki, 2000 yılındaki uefa kupası'nı ve süper kupa'yı tesadüfen değil hakkınızla aldınız. peki ben soruyorum, 1 değil, 2 değil, 3 değil, 4 değil! 5 takımı gerisinde bırakmış! üstelik en yakın rakibine 5! galatasaray ve fenerbahçe'ye 10 puan fark atmış! hak etmemiş mi? tesadüf mü bu söylediklerimiz?
derbi kazanamamış falan fistan. hatırlasana ilk yarıdaki fenerbahçe maçını? iyi hatırla cisse'ye çıkan ilk sarı karttaki basitliğe? ikinciye lafımız yok! aynı maçın ikinci yarısına bak hele, 10 kişilik beşiktaş'ın fenerbahçe'yi hırpaladığına şahit olmadın mı? aragones'in 10 kişilik beşiktaş baskısından bunalıp maçın bitimine 30 dakika varken alex'i oyundan alıp, josico'yu sahaya sürerek "savunma" yapmasını izlemedin mi? bünyamin gezer'in takdir haklarının tamamını fenerbahçe'den yana kullanmasını görmedin mi?
ya inönü'deki sivas maçı? beşiktaş sivas'ı ezmedi mi? 10'a yakın pozisyon yakalamadı mı? sivas'ın son dakikalardaki direkten dönen şutu dışında hiçbir şeyi yokken beşiktaş forvetlerinin beceriksizliğinden mi dersin, şanssızlıktan mı dersin farka gidecek maçı berabere bitirmedi mi bu takım? bursa'daki bursaspor maçında 17 korner atıp, rakip kaleyi ablukaya alan ama golsüz berabere kalan takım beşiktaş değil miydi?
sami yen'deki maçta delgado'nun atılışına için cız etmedi mi ha galatasaraylı kardeşim? servet'in faul kokan golünde "yok be?" demedin mi?
inönü'deki trabzon maçında beşiktaş oynadığı futbolla trabzonspor'u elinden kaçrmadı mı?
ikinci yarıdaki bursa maçında 10 kişilik beşiktaş bursa'yı elinden kaçırmadı mı? deniz çoban net 2 penaltısını atlamadı mı? toraman'a kartvizit çıkarır gibi çıkardığı kartları -ki, doğruydu kartlar- bursasporlulara göstermemesine ne diyorsun?
inönü'deki fenerbahçe maçında mustafa hoca'nın fantazik denemelerinin eseriyle yenildik ancak o maçtan sonra da yunus yıldırım konuşulmadı mı?
yok üst sıralardaki takımları yenememiş bu takım... bak bakalım o maçlara neler olmuş? kupa finalindeki bünyamin gezer yönetimine rağmen bu takım 4 tanne attı 4 tane de kaçırdı fenerbahçe'ye karşı! o maçı da izlediniz! kazandığımız maçtan sonra da eleştirdik o yönetimi. galatasaray maçında ernst'in atılmamasını da eleştirdik. şampiyonluk kupasını alırken federasyon başkanını ıslıkladık. başkaları gibi kendi lehine hatalar olunca "biz memnunuz" demedik, diyenin arkasında durmadık.
son maçlara gelince, ankaraspor'a 4, ankaragücü'ne 3 attı bu takım. galatasaray maçında ise iyi oyun değil, skor gerekliydi zira ipi göğüslemeye az kalmıştı, ligin bitimine 15 hafta değil, 1 hafta kalacaktı! bursa maçılarında, sivas maçında, trabzon maçında iyi oynadık ama berabere bitti... ama bu maçta iyi oyun değil skor lazmdı ve bu takım da skoru elde etti.
denizli maçında da oyun değil, skor gerekliydi! çok iyi oynasa ve 88'de yediği golle mağlup olsa sivas da galatasaray'ı yense beşiktaş'ın iyi oyununu konuşacak mıydınız? yoksa "sekiztaş şampiyon olamadı puhahaha" mı diyecektiniz?
hazmetseniz de, hazmetmeseniz de kabul edeceksiniz. "biz olamazsak kimse olmasın" olayından vazgeçeceksiniz!
dönün geriye ve 34 maça bakın! 11. haftada "ilk yarıyı liderden 5-6 puan geride bitirsem bile bana yeter" diyen teknik direktörüne bakın. "26. haftada zirvede 2-3 takım kalır ve bunlardan biri de beşiktaş olur" diyen teknik direktörüne bakın, fenerbahçe maçından sonra "kazansaydık ligi bitirirdik ancak kalan 4 maçı kazanıp şampiyon olamazsak mesleği bırakırım" diyebilecek kadar iddialı olan teknik direktörüne bakın. ve o 4 maçı kazanıp şampiyon olan takıma bakın!
beşiktaş'ın yabanclarından pahalı ve kaliteli yabancıları olup da liderin 10 puan gerisine düşüyorsan da "hak etmedi" deyip ağlamayacaksın arkadaşım. teknik adamına dahası yönetimine bakacaksın.
ha biz yönetime bakınca bir şey görüyor muyuz? hayır. dün de muhaliftim demirören'e, bugün de. dün de "yeter" diyordum, bugün de...
"aziz başkan" veya "büyük kaptan" veya "lincoooolnn, lincoooolnn" demekle olmuyor.
özeleştirini yap ve bizi, bize bırak! "sekiztaş" olduğumuzda nasıl dalga geçtiysen, 2 kupa almış bu başarıyı da hazmetmeyi bil.
30 mayıs 2009 pazar günü şampiyonluk kutlaması yapmış takım/takımım.
herşey bizden yana gibiydi şölen öncesi. güneş taraftarlarımızın sıcağının yeteceğini düşünüp bulutların arkasında kısa bir tatile girmişti. arada sırada kafasını çıkarıp napıyor bu adamlar diye şöyle bir baktı. sadece ay bizden yana değildi ama onu da affedebilirdik çünkü o kadar kusur kadı kızında da olur.
saat 16.15 gibi kapalının kapıları önünde biriktik. kapılar saat 16.00'da açılacaktı fakat biraz gecikmeli olarak açıldı. hemen yanıbaşımda duran arkadaş kendi kendine söyleniyordu''bunları yazacaksın işte'' bende bana diyor sandım döndüm şöyle tam soracaktım neyi nerde yazacaksın diye baktım bana bakmıyor bile adam. sonra kapıların açılması geciktikçe eleman aynı şeyleri tekrar etmeye devam etti. sonra soru bile beklemeden beni dürtüp forzabeşiktaş.com'un adminiyim ben. yazacağım tüm bunları yer yerinden oynayacak dedi. gülecektim ama beni dövebilirdi vazgeçtim.
kapılar açıldı ve yine hepimiz bir elektronik mağazası açılsa ve çok ucuza ürün satsa nasıl ezilebileceğimizi bir çırpıda öğrendik. içerde(kapalıda) yer bulmak çok zor oldu. bulduğunuz yer korumak ise daha zordu. herkes birilerini yerinden edip kendisi sevinmek istiyordu. yani taraftarlık duygudaşlık gecikmiş bir kupanın gölgesinde yitip gidiyordu. tüm bunların üzerine kapalının üst tarafında yer alan elemanlardan birinin yaktığı meşalenin aşağıdakilerin gözüne gelmesi ve bu elemanları uyarmasının ardından o meşalenin tüm ateşini olduğu gibi aşağı atmaları tuzu biberi oldu. eğer bu adamlar beşiktaş taraftarıysa ben değilim. zaten uzunca bir müddet kapalıda olan olaylar herkesin malumuydu fakat şampiyonluk kutlamasında bunu yapmasaydınız bari. o aşağı attığınız ateş küçük çocuğun üzerine geliyordu babası son anda çekmese. bununla yetinmeyip saldırmaya çalışmalarına ise diyecek bir şey bulamıyorum.
marşlar, şarkılar, tezahüratlar arasında çoşarken yine o melun sloganı attı kapalı. beşiktaşlı olunmaz beşiktaşlı doğulur beşiktaşlı olmayanlar o.çocuğudur. inönüye bir arkadaşımı da davet etmiştim ki kendisi galatasaray taraftarı idi son anda işi çıkıp gelemedi. allahtan gelemedi. o tezahüratı duymasını istemezdim. duysa ben utancımdan yerin dibine girerdim. aynı tezahüratı mustafa sandal çıktığında da yaptılar ve mustafa sandal buna tempo tuttu, sevindi. hayır anlamadı diyeceğim ama mümkün değil.
mustafa sandal demişken şampiyonluk organizasyona da bakalım. organizasyonun aceleye getirildiği belliydi. burdan yönetimde kimsenin şampiyonluk fikrine pek inanmadığı intibaı uyandı bende. anadolu ateşi gibi bir topluluğun bu tip bir organizasyonda sahne alması fikri gayet yanlıştı. demet akalın çıkmadan önce güzel günler göreceğiz güneşli günler diye bağıran kitlenin birden popüler kültürün ikonlarından birinin şarkılarına eşlik edecek seviyeye gelmesi ise şaşıtırıcıydı. bu level atlama olayı mustafa sandal çıktığında tavan yaptı. programın sunucusunun tonlama/vurgu gibi kavramlardan uzak oluşu diğer bir ayrıntı idi.
şampiyon olduk ve kanserli organın sadece bir parçası alındı. ama buna rağmen coşkulu bir taraftar vardı stadda. her şey unutulmuş gibiydi.
kısa bir not: sevgili ozon tabakası dün seni biraz üzdük. ama o kadar olsun diğer taraftarlar en kötü iki yılda bir seni rahatsız ediyor biz ise 6 yılda 1. bizi artık mazur görürüsün. sevgiler.
sevgili günlükyıldırım demirörenbüyük başkanlığa terfi etmiş. dün stadda herkes onu alkışlayıp çılgın atarken gördüm ki kapalıdan yükselen yıldırım demirören yeter çığırışlarının tümü kişisel hırslar bütünüymüş. çok mutsuzum be günlük. beşiktaş taraftarı bir şampiyonlukta her şeyi silmiş olabilir mi?
14 yılda 2 lig şampiyonlugu, sayısız içte patlama yaşayan, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın olmadığı bir ligde zafer naraları atan köklü semt takımı. Devlerin aşkı büyük olurmuş. Sürünseler de, dövüşseler de ikisinin sesi soluğu çıkmadığında sahneye Mustafa Sandal çıkar ancak.
2008-09 sezonu lig şampiyonluğu için tebrik ettiğim, önümüzdeki sezon şampiyonlar ligi'nde -daha önceden fenerbahçe ile galatasaray'ın yakaladığı- çeyrek final başarılarını tekrarlamasını diledeğim kulüptür.
ayrıca beşiktaş her başarısında bir mazeret bulunur.yok efendim şans yok efendim biz kötüydük diye öyleki eskilerde diğer takımlar beşiktaşın başarısını bu seferde şu şekilde sansürlerdi onlar inönü stadyumunda oynuyorlar oranın zemini çok iyi adil olmuyo. (bkz: yuh) (bkz: ve) (bkz: çüş)
2009'da çifte kupa alan takımdır.kasasına şimdiden 50 milyon dolar girmiştir.
şampiyonluğu anasının ak sütü gibi hak etmiştir.bunu ben demiyorum hasta fenerli rıdvan dilmen diyor !!! evet beşiktaş 2008-2009 şampiyonluğunu sonuna kadar hak etmiştir hemde fazlasıyla 6.lıktan gelip 1. oturmuştur bunu hazmedemeyen diğer takım taraftarları haketmedi gibi beşiktaşa karşı saçma sapan laflar etmektedir.
öyle bir hal aldıki beşiktaş'ın şampiyonluğu futbolla ilgili yorum yapma yetisini ekranda maç özetlerini izlerken edinmiş her anti-bjkli arkadaş beşiktaş şampiyonluğu haketmedi diyerekten o malum yeteneklerini gün yüzüne çıkartıyorlar.
şimdi soruyorum buradan, kim haketti şampiyonluğu corc?
istersen bu sene kimseye vermeyelim kupayı ha maykıl?
kaç beşiktaş maçını 90 dakika izledin peki sorayım mı bunu da?
uzun zaman sonra ağlatmayı başarandır.
kendisinden ancak bir sezon uzakta kalınabilendir.
uzakta kalınan zaman zarfında görülmüştür ki; beşiktaş yoksa futbol bile basittir, yersizdir.
tüylerinizin diken diken olması için stadı televizyonda dahi görmeniz yetiyorsa siz o takıma aşıksınız demektir.
diğer iki büyük kadar fazla taraftarı olmadığı aşikar takım. 70 bin kişinin yaşadığı bir ilçede oturuyorum ve beşiktaş şampiyon olunca şehrin meydanına toplam 50 - 60 kişi ancak gelmiştir. geçen sene galatasaray sadece fenerbahçe'yi yendiği maç 2 bin civarı adam gelmişti.
bu entry'nin arkasında olmakla beraber, hala tekrarlıyorum. sadece vasat takımları yenerek şampiyon olan, türkiye kupası finalinde dağılmış bir fenerbahçe'yle karşı karşıya kalıp kupayı alan bir takım, avrupa'da ne menem yapacak cidden merak ediyorum. yalnız, oradakiler pek tsl'dekilere benzemez. avaraj mavaraj, puan muan, emek memek dinlemez, kor 5-6 tane. olmadı 7, o da olmadı, tarih tekerrürden ibaret olayı. inş olmaz böyle bir şey, ama olması muhtemel benim gözümde.
ha vasat oyunla şampiyon olmuşlar olmamışlar önemli değil, zaten şampiyon olmasına lafım da yok. hem başarılı bir stratejiyle, fm'cilerin dilinde double denen olayı başardılar. orada zaten susmak düşüyor bize.
siyahdır beyazdır ölümdür yaşamdır sergendir hayat noumadır yasam metindir alidir feyyazdır yaşamak oktaydır sevinmek şifodur rızadır kahkaha kadirdir ulvidir zekidir sevinç anlaşılmazdır ölümünedir bi anlamı karşılıksızdır herşey sevilmeden sevmek sevinmek için sevmmemektir ütopyadır yaşam felsefedir içecek sigarası yokken 30 paket sigara parsaını verebilmektir vefakarlıktır biraz zagodur biraz ronaldo ilhandır mansızdır çocuklar gibi hüngür hüngür ağlmaktır karşılıkısız olan şeye karşılık verememmek oscardır gönederirkekn bizi affet diye site açmaktır sebadır ömrünü verebilmektir evlenenmemek çocuk sahibi olamamktır sabaha kadar yazabilmekitr böle kutu kutu sprey parası verebilmekitr aç kalma pahasına hayattır candır ASLOLAN BEŞiKTAŞDIR SEMT BiZiMDiR AŞK BZiMDiR OPTiK BAŞKAN BiZi CENNETE ÇAĞIRSANA
biz sevinmek için sevmedik dedik. acınla tatlınla sana inandık. ellerine sağlık hepsinin, inananların gönlüne, oynayanların ayağına, hocalarımızın aklına.
bir de ilginç muhalefet sesleri yükselmiş, kadro kalite filan konuşuluyor. haklı denilebilecek tek nokta => (ernst'ten önce, ernst'ten sonra) denebilir. Ne kadar doğru transfer. şampiyonluk getirdi, dense yeridir.
Burada büyük maç olayını az da olsa açıklamıştım.Şimdi devam edelim.
Beşiktaş değil miydi izmir'de Fener'i , Trabzon'da Trabzon'u yenen?Tabi lig ayrı , kupa ayrı.Mantığınızı...
Beşiktaş değil miydi , inönü'de Galatasaray'ı yenen?Ondan önce Beşiktaş'ın ilk 6'ya galibiyeti yok diyenler , sonradan başladılar sadece 1 galibiyet demeye.Bu seneki diğer bahaneye bakalın; Fb ve Gs kötü ondan şampiyon olmuşmuş Beşiktaş.Fenerbahçe 100. yılında 70 puanla şampiyon olur , süper fener , harika fener.Kimse nedense Beşiktaş kötüydü , Galatasaray kötüydü , Fenerbahçe ondan şampiyon oldu demez.Biz gerektiği zaman 4 derbiyi kazanıp şampiyon olmasını da biliriz, 85 puanla rekor kırıp şampiyon olmasını da.
doğduğumdan beri sekizinci, hatırladığım yedinci şampiyonluğu kazanan takımım. çocukken nasıl seviyorsam hâlâ öyle sevdiğim, şampiyonluğuna çocukken nasıl seviniyorsam hâlâ öyle sevindiğim takımım. etrafıma bakıyorum hepimiz çocuk gibiyiz anasını satayım. ne güzel bir şey ulan! bir babayla oğlu aynı duygularla, aynı coşkuyla seviniyor. ne acayip ama ne güzel!.. çocuk gibiyiz yeminle...
bir trabzonspor taraftarı olarak şampiyonluğunu kutladığım köklü kulüp. fenerbahçe ve galatasaray ilk 2 ye giremedikleri için lig kalitesiz safsatasını ortaya atanlar beşiktaş'ın da şampiyonluğu hak etmediğini iddia ederler. sallayın gitsin.