demirören denen insan mahalleden esnaf arkadaşlarla bir takım kursak inonude kendi taraftarı önünde zorlanmadan yenebileceğiz takım kıvamına getirdi yazık 100kusur yıllık takım ne halde. Bu arada maç için girişimlerimiz sürüyor alırsak kesin dağıtıriz bu takımı.
son 19 resmi maçında 3 galibiyet 12 yenilgi alan takım.bilemiyorum ama 109 yıllık bjk tarihinde bu derece kötü bir 19 maç istatistiği
varmıdır bilmiyorum.
ayrıca üst üste 17 maç gol yiyerek kulüp rekorunu kırdı bu sezonki takım.
kuşkusuz son 2 sezonda izlediğimiz beşiktaş tarihin en kötü beşiktaşlarından biri.
yönetimden kurtulduk.fikret orman yeni bir umut ama iyi başlamadı.çok radikal hamleler lazım.
öncelikle son 2 sezonun yapıtaşı olan portekizli şebeklerin hepsi gidecek.tayfur denen teknik direktör bzuntusu da dahil tabi ki.
orta ve doğu avrupa ve afrika'dan iyi oyuncular bulunabilir yeter ki doğru ve akıllı tercihler yapılsın.
ofsayt'tan yediği goller geçerli sayılan türkiye nin en büyük takımı.
diyelim ki ofsayt'tan goller yiyoruz, peki ya seydi, biz neden gol atamıyoruz? quaresma, pektemek, fernandes gibi oyuncuların olduğu bir takım 3 gol ortalaması ile oynaması lazım fakat boluspor a bile gol atamadık. neden? bunun cevabını teknik ekip verecek. hiç kimse de y. demirören e suç bulmayacak gol atamıyorsak. moda oldu ya ona kızmak. neymiş, bir zamanlar yd başkan olduğu için bu takım gol atamıyormuşuz.
yok yok, acilen bu takım, yönetim ve taraftarın kafası değişmesi lazım. golcülere defans oynatmayacak t. direktörler gelmesi lazım.
hani hep diyorduk ya 'uçurumlara düşmeden tut elimizi' diye,işte an itibariyle uçurumun kıyısında bir beşiktaş var.yeni sezonda daha kendi oyuncusuyla sağlıklı iletişim kuramayan,menajer sıfaatına sahip üç kuruşluk heriflerin sözüne itibar eden tayfur havutçu bu takımın başında kalırsa kahır bela bir yıl daha geçireceğimiz aşikar.ha,bu takımın başına istersen rahmetli rinus michels'i getir,yine bir bok olmaz.bu takımın dortmund modelini benimsemesi şart,sadece beşiktaş değil,türkiyedeki tüm takımlar bu modeli benimsemelidir.eğer dortmund 2 sezon önce 1 milyon euro bile etmeyen kagawa için bugün kapıyı 20 milyondan açıyorsa,takımın iskeletini gencecik ama yetenekli oyunculardan kuruyorsa,şampiyonlar ligi kazanmış porto,japon birinci liginden hulk'ı alıp devleri peşinden koşturuyorsa senin şişirme yıldızlara domalma lüksün yok.
bu takım yetenekli,hırslı oyunculardan kurulu olsun ama yıllarca şampiyon olamasın,gıkımı çıkarırsam beni siksinler.hep 'beşiktaş mücadeledir' diyoruz ya,işte futbol takımında mücadele azmi göremiyoruz artık.basketbol takımında adamlar top için yere atlarken,hentbol takımında oyuncular aynı formaları yıkayıp tekrar tekrar,solana kadar giyerken futbol takımındaki bu durumu haketmiyoruz biz.
tabi yönetimsel sorunlar da var.takım borç batağında.adam beşiktaş'a başkan olduğunda kulübün borcu 10 milyon dolar bile değilken ayrılırken '100 milyonu hibe ediyorum' açıklaması yapıp pişkin kelle gibi sırıtabiliyor.vay be.sonuç olarak yönetimin ekonomik ve idari sıkıntıları halletmesi şart,takımın başında da lucescu gibi,gerets gibi sınırlı malzemeyle başarılı olabilen bir hocanın olması elzem.
Rüstü Reçber, Ekrem Dag, Egemen Korkmaz, Ibrahim Toraman, Ismail Köybasi, Fabian Ernst, Manuel Fernandes, Necip Uysal, Simao Sabrosa, Ricardo Quaresma, Mustafa Pektemek 21 nisan 2012 trabzonspor beşiktaş maçına bu onbirle çıkan takımdır. fernandesi çıkartırsan 10 keresteyi kessen 1 adet iskembe bile çıkmaz.
bir türlü istenilen seviyeye gelememiş takım. seçilen yönetimler, yapılan transferler derken bu güne geldindi. fikret orman yönetiminin de bir şey yapacağı yok. hesptı kitaptı uğraşıp duruyorlar. q7 yi falan satmayı düşünüyorlarmış. bu kadar küçük düşünen adamlarla nereye kadar gidebilir bu takım bilmiyorum. önümüzdeki sezon bence bundan daha kötü olacak. evet.
başında 30 haziran 2012'de shaktar donetsk ile sözleşmesi bitecek olan büyük hoca mircea lucescuyu görmek istediğimiz sevdamızdır.
kendisi beşiktaş'ı çalıştırırken 'sergen-tümer beraber oynar mı'yı tartışıyordu basın,o basın 2012 yılında 'alex-stoch yan yana oynar mı'yı tartışırken lucescu takımın ileri ucunda 5 brezilyalıyı oynatıyordu,hem de avrupa disipliniyle.yıllarca shaktar'ı şampiyonlar liginin gediklisi yaptı,lige ambargo koydu,dynamo kyiv'i kupalara hasret bıraktı.
bu sezon tam dynamo şampiyon olur denirken kader maçında tam kadro kapanan kyiv karşısında da kazanıp 5 hafta kala liderlik koltuğuna da oturdu.
özledik artık luce reyiz,ukrayna görevini tamamladın bence,sana ihtiyacımız var,köpekler istedi diye atların ölmeyeceğini bir kez daha hatırlatmana ihtiyacı var herkesin.
tabi kendisi neden bu rezil futbol ortamına gelmek istesin orası ayrı.el üstünde tutulduğu ,saygı gördüğü shaktar'da kalması mantıklı olan.yine de artık mantık falan kalmadı bizde,
Ali Gültiken bizim Metin-Ali-Feyyaz efsanesinin bir parçası olan çocukluğumuzun kahramanıdır. Böyle zor bir dönemde kendisini takımın başına geçirerek ve olası bir başarısızlıkta taraftarı hayal kırıklığına uğratmak, sevdiğimiz o insanı hedef göstertmek gibi kimsenin bir hakkı olamaz! Bırakın Rıza Çalımbay "Atom Karınca", Metin Ali Feyyaz "Muhteşem 3 lü" Mehmet Özdilek "Şifo" olarak kalsın kalbimizde... taraftarlar Tecrübeli bir teknik direktör istiyor.
sportif direktörlüğün hiçbir işe yaramayacağını anlaması gereken klüp. bu sistem takımı iki başlılığa götürür. ayrıca nedir bu kıçından mevki uydurarak eski futbolcu besleme sevdası. tayfur'da gördük işte ne olduğunu.
bir takımın başına bir hoca getirirsin, sportif direktörü de, idari menajeri de, teknik direktörüde o olur.
biz fb gs taraftarı gibi değiliz biz farklıyız başarı için kıçımızı yırtmayız gibi söylemlerle bi sene boyunca kuğ gibi süzülenlerin foyası çıkmıştır gs maçında ortaya
işin içine rekabet girince ırkçı olabilecek kadar deliren bi topluluktur taraftarları. bu yıl bu yönden onları gerçekten kıskanmışım
ama gs-fb ve bjk tarafarının birbirinden farkı olmadığını şu son maçta bize gösterdikleri için teşekkür ediyorum kendilerine..
süper final de şampiyonluk şansı olmasına rağmen, bilet fiyatlarında indirime gidilmesine rağmen, galatasaray derbisinde seyircinin maça neredeyse hiç ilgi göstermediği görüldü. beşiktaş seyircisi uyanıktır. geleceği görmüştür. kulüpte neler olacağını görmüştür.
sanırım fikret orman aranılan kan değil. quaresma yı göndermek için ona defansif görevler verilmesi dürüst beşiktaş taraftarının gözünden kaçmadı. bu tür basit oyunlarla quaresma yı seyircinin önüne atmak beşiktaş gibi dürüst insanların mensubu olduğu bir camiaya yakışmıyor. istemiyorsan açık açık adamın suratına söyle. ama şark kurnazlığı yapmayın.
seba nın ayak oyunları geri dönmüştür. adamdan kurtulduk derken hayalet gibi geri geldi.
an itibariyle sidnei, bebe ve julio alves'i kadro dışı bırakmıştır.
ayrıca holosko, veli, edu, ekrem dağ gibi yıldızlar kadrodaki yerlerini korumaktadırlar.
boşu boşuna puan ve prestih kaybeden takımımdır. tayfur schuster gittikten sonra onun sistemine takılıp kaldı. şimdi de carlos un sistemine takıldı yav. bak fatih terime korkmadan nasıl 4-4-2 hücum oynatıyor takımına. çok mu zor böyle bir kadro çıkarman ;
------- rüştü----------
ekrem egemen sivok ismail
hilbert ernst fernnades simao(mustafa)
-------------bebe quaresma--------