eksik kadrosu ile bile kadınköy ahalisine korku salmış takım. Masa oyunlarına başladı rakipleri. Kendini doğrayan hakemler ödüllendirilmeye başlandı. Özgür yankaya ile 12 kişi başlayacak olan rakibi karşısında ruhu ve 2500 kartal yürekle 12ye 12 yapacaktır sayıyı.
kulüp ve taraftarıyla el ele olup, en büyük kulüp olan fenerbahçe'yi destekleyen küçük takım. arada bir çıkıp anti fener görüntüleri çizseler de içten içe fenerbahçe sempatizanı hepsi.
feneri destekler diye bir şey saçmalanan takım. Biz feneri 17 nisan 2005ten beri rakip olarak görmüyoruz. Kendisiyle rekabet edecek kadar şerefli bir takım olmadığından ligin en büyüğüdür beşiktaş.
eğer ellerinde olsa çoktan kurtulurlardı ama demirören öyle böyle bir borca sürüklemedi takımı. hem kendine hem dışarıya. demirören'in koltuktan uzaklaşması ile birlikte kayyum devreye girer.
haftalar azaldıkça hedef küçülten, haftalar bittiğinde ise hiç bir hedefine ulaşamadığının farkında olmayan (çaktırmayan) ve gelecek senenin hesabını yapan takım. kendini cannavaro nesta karışımı sanan toramanların ibonun takımı
haftasonu fenerbahçe'yi yenmesini beklediğimiz kulüp. gerçi futbolcuların parası 4 aydır ödenmiyormuş, çok zor konsantre olacaklar ama samsun'dan 3 yiyen bir takım en kötü bjk'den 5 yer diyoruz.
yıldırım demirören'in maddi manevi tatmin aracı haline getirilmiş olan kulüp. işin doğrusu artık beşiktaş üzerine konuşmaya başlandığında söz ister istemez demirören'e geliyor. yok ben demirören konuşmayacağım dersen de soyut bir taraftarlıkla yetinmen gerekiyor. halbuki taraftarlık bir kulübün temel taşıdır ve o kulübü var eden şeydir. demirören bu noktada beşiktaş ile temel bir uyuşmazlık içerisinde. maddi beklentileri ve hesaplarıyla pekala fenerbahçe ya da galatasaray'da başkanlık yapabilecek biri olsa da beşiktaş başkanlığı daha farklı şeyler istiyor. bu da yapısal bir mesele. ki aynı zamanda beşiktaşı ayrı ve farklı kılan bir mesele.
bu yapısal mesele, başarı konusunda da temel bir sorun aslında. beşiktaş'ın başarılı olması tamamen yapısal bir uyuşma neticesinde elde edilen bir şeydir. beşiktaş'ın başarısı, genel anlamda uyum kelimesiyle açıklanabilecek bir olgu. dolayısıyla taraftarın başarı beklentisi tamamen yapısal uyum talep eden bir işlev görmelidir. ama bu noktada da bir savrulma var. taraftar da bir takım adı duyulmuş futbolculara bel bağlayan bir izleyici haline gelmiş gibi. ama bu hep böyle değildi. bu hep böyle olmadığı için de demirören istenmeyen bir figür haline gelebiliyor. tabi ki demirören'in istenmeyen bir figür haline gelmiş olması tamamen bundan kaynaklı değil, bizzat endüstriyel futbol talepli taraftar da demiröreni başarısız buluyor, istemiyor. ama demirören'i gönderecek olan irade de bilinçli ve gerçek taraftarda. zaten bu sebeple bu kadar eleştiriye rağmen hala kulübün başında olabiliyor bu şahıs. ortalama taraftarın bir takım sansasyonel transferlerle kandırılabilmesine bağlıyor.
demirören ve türevlerinin yönettiği bir kulüp istemiyorum. kulübü maddi işleri için araç gören başkan istemiyorum. dahası kulübü aynı zamanda manevi boşluklarını tatmin için kullananan zayıf karakterler de istemiyorum. taraftarcılık oynayıp da aslında taraftarlığın içini oyan yok beşiktaşlılık duruşuymuş, ruhuymuş istemiyorum. planlı programlı gelişen, altyapısı kuvvetli, birbirine güvenen bir ekip istiyorum. bu gerçekleşmeyene kadar da kulübe uzak ve mesafeli olabilmeyi sanırım başarıyorum.
yarın bu kadar eksiğe, bu kötü oyuna, bu kötü yönetime rağmen fenerbahçe'ye kitleyip yüzümüzü güldürmesini istediğim klübümdür. Daha önce de yaptık şimdi neden olmasın?
cenabet kimse bulup ya takımdan kovup ya da gözümün Önünde abdest aldırıp Sonra bir de kurban kestirmek istediğim takım. Lan Noluyor önce ferdi, Sonra q7, hilbert, ısmail Şimdi de almeida. Bak cenabettin, biz gözümüzü kapatalım çaktırmadan bas git kulüpten.
başa baş bir mücadele sergilemesine rağmen maçı kaybetmiştir. her fenerbahçe maçında olduğu gibi duran toptan gol yeme alışkanlığımız devam ediyor. takım 1 yıldır sabit bir kadro bulamadı kendine. simao ne yapmaya çalışıyor anlamak mümkün değil bu kariyere, bu maç performasları. holosko bu yaşına gelmiş pas vermeyi bilimiyor daha...
5 şubat 2012 tarihinde oynanan fenerbahçe maçında, her zaman ki yenilme bahanelerini sıralayan taraftara sahip takım.
''eksiğimiz vardı''
''hakem taraf tuttu''
''teknik direktör beceriksiz''
''saha uygun değildi''
yeter lan. bir kerede yenildik deyin adam gibi. yakında mahalle maçlarında ki gibi ''abanmak yok'' diyeceklerinden korkuyoruz malesef.
5 şubat 2012 tarihinde fenerbahçe karşısında yenilen takımdır. taraftaların öne sürdüğü yenilme "sebepleri"dir, bahaneleri değil.
taraftardan beklenen nedir onu anlamadım. "abi yenildik biz, sebepsiz yere. baya lan sebep falan yok ortada, yenildik." Bu mudur yani?
geliyor o zaman;
yenildik biz. hani dilmiyosanız, duymadıysanız falan. yenildik abi.
ülkenin en büyüğü. Yenilsen ne farkeder. Ruhunun bile fenere korku salmaYA yeteceğini gösterdin buGÜN. Alırız acısını play offta. Tabi fener burada olursa. Canın sağolsun. en kötü gün bugünse buGÜNde inadına beşiktaş.