bu başlığı siyasi görüşü ne olursa olsun iki de bir prim için canlandıran her kim varsa tez zamanda götünde koca bir delik açılsın da sıçamaz hale gelsin.
Ölen bir "çocuktur."
insanların nasıl bir vicdansız, vefasız, gözü kör olduğuna dair 80 milyon insanı incelemeye hiç gerek yok. Bu başlıktaki yaklaşık 2400 yorumu okuyarak ne biçim insanların içinde yaşadığımızı görebilirsiniz. Bence siz çocuklarınıza hiç bir şeyler öğretmeye çalışmayın ne de olsa onların kendi hür iradeleri var, bütün kararlarını kendileri veriyor çünkü çocuklar herkesten çok çok çok daha özgürler.
o degil de,ekmek almaya giderken öldürüldü yalani cok komikti be.daha mantikli bir gerekçeyle halkimi aptal yerine koymaya calissaydiniz keske.hos,yine basaramazdiniz vatan hainleri.
çocuğu o ortamlara sürükleyenlere laf yok ama o kaos ortamında ölümüne ses eden çok. la olm iki dakka delikanlı olunda o çocuğu oraya kim sürüklemiş, neden onun öcünü almak için dhkp-c cumhuriyet savcısını öldürmüş. bu iş dhkp-c lilere mi kalmış bi sorgulayın.
Önüne sunulan verileri gerçek olarak kabul eden ve kendisinin her hangi bir durum olay düşünmeden okuyup duyduğunu kabul eden vahim kitlenin halk içerisinde ki oranını az çok anlamamıza yardımcı olan başlık. Hayatta senden olanı yaşatıp her türlü işgüzarlığı yapıp sana göre senden olmayanı ölüme eş değer gören vahşi düşüncenin ürünü olan insanlar. Bir şeylere çözüm getiremeyeceksiniz malesef. Size göre terörist hede hödelerini açıklamakla uğraşmicam doğrusu.
Ekilir ekin geliriz
Edilir un geliriz
Bir gider bin geliriz
Beni vurmak kurtuluş mu.
Bugün Berkin Elvan'ın 17. doğum günü...
14 yaşında vurdular... Direndi... 15'ine kadar geldi... Komadayken büyüdü, boyu uzadı... Ama hayata tutunmak için o kadar direndi ki, bedeni 16 kiloya kadar düştü... 15'inde kaybettik kara kaşlı, yüreği kocaman çocuğu...
Sen diktatörün korkulu rüyasısın... Cansız bedeninden dahi korkuyorlar... Nasıl korkmasınlar! Cenazende milyonlar yürüdü... Milyonlar... Faşizm ilk önce umudu öldürmeye çalışır... insanda en ufak bir umut ışığı kalmasın isterler... Ama sen umudun çocuğusun... Bedenini aldılar bizden ya, o umudu alamadılar işte; alamayacaklar da... işte onun için saldırıyorlar hâlâ sana... Onlar da biliyorlar umudun çocuğu olduğunu... Yoksa yürür müydü arkandan milyonlar?.. Bedenini almaları yetmedi, o umudun peşindeler... Ve bir şeyi daha biliyorlar: Bu çabaları nafile; o umudu asla alamayacaklar... And olsun! Senin adınla yıkacağız bu diktatörlüğü... Sadece yıkmakla da yetinmeyeceğiz, umudun ülkesini kuracağız; kimsenin devrimi çalmasına izin vermeyeceğiz!
17'sinde katledilmek bile bu kadar acıyken 14'ünde aramızdan aldılar çocuğumuzu. bu ülkenin bir çocuğuydu aramızdan alınan. 17'sinde erdal, 14'ünde berkin... yaşasaydı aldığı ekmekle kurduğu masada yemek yerken üzerine gelen havan topu ile ölecekti belki de. bilemeyiz, ama bir şekilde bu ülkede çocuk yaşta insanlar şiddetten, bombadan, çatışmalardan ölmekte.
ve eminim ki ülkenin her bir sokağındaki çocuklar aynı özgürlükle parklarda koşturmaya devam etmediği sürece de unutulmayacak. çünkü o insanlar tüm çocukların özgür olmasını, sevgi dolu büyümesini istiyorlar. tank, top, toma değil tahterevalli görmesini istiyorlar.
belki bir gün berkin elvan isimli bir parktan mutlu çocuklar yarınlarına güvenle bakarak çıkarlarsa onu hep hatırlamadığımız karanlık geçmişimizin bir parçası olarak yad edeceğiz sadece. fırıncılar kürekleri ile gencecik çocukları öldüresiye döveceklerine o çocuklara kurabiyeler ikram edecekler her 10 temmuz'da.
şimdi güzel kardeşim söyle bana hele, ekmek bu hikayenin neresinde?
ekmek mi daha değerli hikayenin bütününden?