kelimesel olarak arapça'daki bekadan türemiştir. yani sürekliliği olan, devamlılığı olan...
nasa, mars'ta namus ararken bu hususa dikkat etmiş, nitekim yararlarını da görmüştür. (bkz: nasa'Nın mars'ta namus araması)
melis 16 yaşında. liseden bir piçe gönül veriyor çünkü piç futbol takımında forvet mevkiinde.
piçin meşhurluğu(!) ve coolluğu (!). melis işte bunu çok seviyor. ilk cinsel ilişkiye girişi o günlere denk gelir.
melis 20 yaşında. üniversitede 1.sınıfta. arkadaşın arkadaşı piç ile yakınlaşıyor.
ikinci cinsel ilişkisi ile sonraki 7 cinsel ilişkisini onunla yaşıyor.
melis 27 yaşında ve iş hayatına başlayalı 2 yıl oluyor. ailesi evlenmesi yönünde baskılar yapıyor ve önerilen iyi bir aile çocuğu ile evleniyor.
melis deneyimli.
melis aşk insanı.
melis temiz(!)
melis özgür ve cinsel özgürlüğünü doyasıya yaşadı.
bekaret yani bakire olmak ve öyle kalmak insanın kendi tercihidir. bir kusur ya da çok yüceltilecek bir durum değildir. kendine ait bir zar kadının sadece kendisini ilgilendirir. bir kız yaptıklarının arkasında durabiliyorsa eğer, ne yaptığını biliyordur, gerisi önemli değildir.
para ve imana benzeyen bir yanı vardır bekaretin, kimde olduğu/olmadığı kolay kolay belli olmaz.
20lik cici kızda bulamayıp şaşırabilir, ardından 30luk kaşar kızın bakire çıkmasıyla yamulabilirsiniz.
ve tabii ki iğrenç bir kavramdır, yazarken bile utanıyor insan bötle bir sınıflandırma yapmak durumunda kaldığı için.
penisi küçük, erken boşalma problemi yaşayan, çirkin, kompleksli erkeklerin takıntısıdır...
ekleme; sevgilisinin ya da evlendiği kadının kendi penisinden daha büyük penis görmüş olma ihtimali dahi delirtir. kendisinden daha iyi performansa sahip birileri de olmuş olabilir, aman tanrım, ne felaket!!
kendileri kabul etmek istemese de kendisi ile ilgili takıntısı olan erkeklerin mutlaka şüphe duyacağı durumdur. bekaret denince akla kadınların gelmesini sorunlaştırmayıp "ama ben de bakir bir adamım" yamuklamalarına tamah etmek de neyin nesi! sen kafana göre takıl, bekaret sosyolojik bir vakıa, senin bireysel "ben bakirim bakir alırım" tartışman zaten kendini ilgilendirir. kimse bireysel tercihlerini ifşa etmek durumunda değil.
kadınları metalaştırmayan ama onları bir zarın somutluğunda sınırlarını erkeklerin çizdiği bir namus algılayışının içine tıkan bir mefhum.
bütün yönleriyle hayatınızı birleştirebileceğiniz bir kadını bakire değil diye terk ediyorsunuz. yani eş seçiminde en önemli kavram haline getirilen şey o zarın kendisi. kadın bu nokradan sonra zar oluyor, zar da kadın. yani kadın ve zar aynı şey haline geliyor, kadın zara indirgeniyor.
eşitlik açısından baktığımızda da bir erkeğin cinsel deneyimi olup olmadığını anlamanın biyolojik bir yolu yok. bu kadın ve erkek ilişkisini de dengesizleştiren bir mefhum. ama o zar olmasaydı bekaret bir denklik içinde tanımlanacaktı. kadının da erkeğin de bekareti kendi iç dünyalarına bırakılmış bir hal alacaktı.
diğer yandan artık bu zarın rahatlıkla dikilebildiğini de biliyoruz. demek ki bir erkek bu saplantısını hiçbir zaman tatmin edemeyecek ve aklında hep bir "acaba" olacak. bu zarın önemsizliği fikriyle barışıncaya dek.
alt sosyoekonomik katmanlardaki kadınlar içinse bir cinayet nedeni olmaya devam edecek gibi görünüyor. bir kadının bu yüzden öldürülme ihtimali söz konusu iken bir cinayet aletini savunma arzusu o cinayete iştirak etmektir. tabi eğer dininiz de bir erkek ürünü ise bu sizi çok zor ırgalayacaktır.
25 gr ağırlığındaki ince, şeffaf, bayanların sahip olduğu vücudun bir parçası olan zarın yırtılmaması durumunda verilen isim ve üzerine bilmem kaç milyon başlık ve entry girilen sözcük.
bence bakir bir erkeğin bunu isteme hakkı vardır. ama sadece bakir bir erkeğin. bakir bir erkek ben bakire kız istiyorum desin eyvallah derim. ama kiminle düşüp kalktığı belli olmayan, erkek orospusu olmuş adam çıkıp "yaw bu kızlar bana göre değil, ben bir bakire kız bulup evlenicem" diyorsa o kişiye ancak bsg diyorum. bakir bir erkeğin isteme hakkı vardır çünkü diyordur ki "ben bu hayatı bir kişi ile yaşayacağım ve o kişi için de tek olmak istiyorum." kim ne diyebilir? hiçbir şey diyemeyiz.
bir mal ile insanı aynı kefeye koyanları anlayamamama neden olan kavram.
tamam bence de bekaret önemli bir kavram, ama daha farklı boyutlarda önemli. çarşı pazardan alınan mal ile bir insanı aynı düzlemde incelemek saçmadır.
oldu olacak; 60 yaşına kadar aynı kadınla evli kalanları anlamıyorum; erimiş dondurma alınca da yiyor musunuz? *
hepimizin annesi - babası var ayıp.