Senaryosu, doğal konuşmaları ve oyuncu kadrosuyla kendine çeken güzel bir dizidir. Sırf alkolden hoşlanmıyorsunuz diye "Türk polisini alkolik gösteriyor" gibi saçma lafları da bırakın artık lütfen. Orda farklı huyları olan bir sürü karekter vardı. Harun karekterine bakıp "türk polisini obez gösteriyor" diyen görmedim hiç. Cevdet'e bakıp "türk polisi sünepe gösterilmiş" veya selim'e bakıp "türk polisi karaktersiz gösterilmiş" diyeni de. Çünkü bunlar diziye renk katan birbirinden farklı karakterler ve hiç birinin türk polisini temsil etmek gibi bir misyonu yok.
asi ergen dizisi.
bir tane asi polis, bolca küfür ve bir tutam bira. Behzat ç niz hazır. Hayır kötü diyenler içinde şu,bu vs dizileri izleyin diyor selena ile büyüyen asalak nesil.
tanım: dizi olmaya çalışan dizi.
kesinlikle türk dizi furyasında apayrı bir yere sahiptir. kült kelimesi biraz abartı olabilir ama tarif uygun. seveni tam sever. sevmeyeni de nefret eder.
Türkiye' de yayınlanan en iyi dizidir. Televizyonda yayınlandığı dönemler kitabını okuduğum için izlememiştim, her iki kitabını da bitirdikten sonra bir bakayım dedim. Genelde kitabı olan şeylerin film yada diziye dönüştürülmüş halini pek beğenmesemde bu bambaşkaydı. Belki 4 kez bitirmişimdir. Hala Zaman Zaman bir kaç sahnesini açar izlerim.
dizi hakkında tek eleştirim vardı. o da emrah serbesin özellikle son dönemlerde kürtçülük pompalaması. hani derin devlet eleştiriyordu, mafyalar falan. hani çoğunlukla sağpa vuruyordu dizide. bunlarda çok rahatsız etmiyordu. ama bir süre sonra işin ayarını kaçırdı. o adamda da öyle bir huy var. sonuçta tüm toplum tarafından izlenen, sevilen bir iş yapıyorsun ama sonunda getirip birşeyler dayatmaya, mesajlar vermeye kalkıyorsun. olmaz. sürekli mesaj kaygısıyla iş yaparsan ve verdiğin mesaj da alenen bir taraf tutup kolluyorsa işin de içine etmiş olursun. emrah bunu yaptı dizide.
yalan olmazsa ocak ya da şubat ayında internet dizisi olarak tekrar yayına başlayacağı söylenen dizi.
bazı başlıklarda leyla ile mecnun ve behzat ç gibi dizilerin seyirci kitlesiyle dalga geçen yazar arkadaşlar var.
dalga geçen bu arkadaşların hangi dizileri sevip izlediğini merak ediyorum açıkçası.
yabancı dizileri bir kenara bırakırsak türk dizi tarihinde belirli bir çizgisi olan yapım çok az. "adamlar içki içip küfrediyor sürekli" ya da "nikahsız yaşamayı özendiriyor" gibi sığ eleştirilerde bulunmak çok yanlış.
konaklarda geçen, otel odalarında başlayan dizilerin yaptıkları çok doğru da birkaç tane adamın bira içip küfretmesi mi yanlış?
kimin eli kimin cebinde belli olmayan diziler, yengesine sulanan karakterlerin olduğu diziler kötü örnek olmuyor da bir adamın sevgilisinin evinde kalması mı kötü örnek oluyor?
istanbul dizisi olmadan da insanları nasıl ekrana kitlenebildiğini göstermiştir. yarrak varmış gibi illa kız kulesi ve boğaziçi köprüsü gösterilecek diziler yerine başkentin kirli sokakları, ıssız sokaklarını izlemek daha hayatın içinden geliyor. bok var istanbulda.
Kötü mü olur amk? Amirim müdür olmuş olsa, Harun Eda'yla evlense. Bi tane çocukları olsa. Hayalet'le akbaba.... siktiret amirim... mutluluk sana hiç yakışmaz amk. Biz senin hep o pesimist halini sevdik. Yarım kalmış bir anı gibisin sen hep. Böyle yarımken daha güzel. Sanki tam olunca bok olacakmış gibi bişeyler.
Behzat 'ın yanındaki mavi kafalı kızdan nefret ediyordum ki siktirdi gitti reyizin kızını öldürmüş amk mavi kafalı kezbanı.
Edit: yine çok görünmeye başladı amk mıymıntısı.