" Ben iyi bir adam olamadım ama kimsenin de adamı olmadım. Hep doğru bildiğim yolda yürüdüm. Ama bugün siz beni yoldan çıkardınız. Kendi yolunuza soktunuz. Bana kendimden utanmayı öğrettiniz. Vicdanımı kirlettiniz. Bana bu ödülü o çeteyi çökerttiğim için vermediniz, bana bu ödülü o katili serbest bıraktığım için verdiniz. "
izlediğim en iyi dizidir. hala özlüyorum. her izlediğimde ankara aklıma geliyor. bir puan verirsek 100 üzerinden 1000 alır. çoğu yabancı diziden iyidir. diziyi güzel yapan gerçekçiliğidir. diğer diziler gibi saçma değildir. inanılmaz bir kafanın ürünüdür. şunu bir sezon daha çekseler keşke.
türk dizi tarihinde yeri doldurulamayacaktır. samimi, içten ve efsanedir. hangi dizide ayakkabılar çıkarılarak eve giriliyor ve kanepede sırtüstü yatarak sigara, bira içiliyordu ki. ilişkiler; behsat’ın buhranı ve ekibin ne bok olursa olsun birbirine kenetlenmesi yetmez mi?
Diziden çok daha fazlasıydı. Diziye de el attılar tabi. Her bölümde alkol alkol alkol.. Tabi bizim millete ters. Bizim millete bölüm başı 50-60 bin alan adamın dizisi olan diriliş ertugrul gibi diziler.
özlenen diziler içinde ilk beşte. ah amirim ah. bir de olayın geçtiği mekanlarda ayak izlerimin olması ayrı bir anlam yüklüyordu diziye. muhabbetler, sohbetler hep böyle içinde ben var gibi sanki.
insanların izlemekten gayet zevk aldığı, ankara şivesinin ön planda olduğu, benim de türk dizi tarihine getirdiği farklı bir bakış açısından dolayı saygı duyduğum lakin izlemediğim dizidir.
ilk bölümündeki şarkıcı Harun tekin'i oyunculuğa soymak gibi bir gaflete düşürmeleri ile diziyi yarıda bıraktım.
Odun gibi yeteneksiz tecrübesiz adam dizide gidip geliyor ya. Bu mudur bu ayıla bayıla izlediğiniz dizi?
Daha oyunculuklar bile rezalet. Keza senaryosu da.
Başkomiser sürekli küfür eder, tayfalarının her biri ayrı tip, endüstri meslek lisesindeki abazaların arasına düşmüş gibi eda adında bi kız var. Var da var anam. Çöp dizi.
biz napıyoz la bu hayatta ? birileri demiş, sınırları çizmiş burda yaşıycan demiş. birileri demiş ki bu maaşı alıcan,bu okula gidicen demiş, bunlara karşı çıkmıcan demiş. amına koyayım! bunların hepsi ben söylemeden önce, ben yapmadan önce birileri tarafından söylenmiş. ben istemedim ki bunların hiçbirisini.
hani ankara var ya, hani gri şehir, memur şehri, sosyal hayat yok denen ankara... heh bildin mi...
behzat ç. öyle bir diziydi ki adama ankara'yı sevdirirdi. öyle bir diziydi.
harun: ben var ya ben seni gördüğüm ilk günden beri seviyorum eda.sana gittim onun gerçek yüzünü gösterdim sen hala onu sevdiğini söylüyosun.
şimdi sorun bende mi sende mi ha söylesene. bence sorun bende değil sende eda.tamam ben kaba olabilirim, küfür ediyo olabilirim, yakışıklı olmayabilirim, ingilizce bilmiyo olabilirim.
Ama ben seviyorum anladın mı, ben senin için sabahtan akşama kadar past continuous tense çalıştım eda, biliyo musun? oturdum evde çalıştım!