Hani devlet okulu tuvaletine girince tuvaletin kapısını açınca oraya bırakılmış, temizlenmemiş bok görüyorduk ya işte ben bu dizi adına gördüğüm her şeyde o anki gibi oluyorum.
Şu diziyi övdüğü için selamı sabahı kesmişliğim var benim.
Edit : eksileyenlere ricam beni donuzlamaları. Eksileyin sonra donuzunuzu da atın.
dördüncü tur izlemeye başladığım kült olmuş bir dizi. ankarada doğup büyümenin etkisi var sanırım bunda. sadece tanıdık mekanlar falan değil çeken. demek ki diyorum hep aynı seviniyor, hep aynı üzülüyoruz. hep aynı tepkileri verip hep aynı vuruyoruz dibe. aynı yerlerde. mesela Harunu benden iyi kim anlayabilir ki?
En sevdiğim dizidir hala. Yukarda ki linki tıklayıp videoyu sonuna kadar izledim izlerken de gözlerim doldu. Behçet ç. Resmen beni aldı götürdü eski diyarlara, Yüreğimi sızlatti. Ah be komiserim.
"unutmak kelimesi undan çıkmış. bildiğimiz un yani, hamur işi, öyleymiş. unutmak için un ufak etmek gerekiyormuş. birini bütün olarak unutamazmışsın zaten, öyle pat diye unutamazmışsın. öyle yavaş yavaş gidermiş, yavaş yavaş unuturmuşsun. gözleri, kaşı, burnu ile kulağı, sesini yavaş yavaş. unuttuğun zaman da o kişi olmazmış. hatırlamazmış. sonra unuttuğunu unuturmuş. ben unutmak istiyorum la. her gün ne zaman unutacağım diye soruyorum kendime, her sorduğum zaman da her şeyi yeniden hatırlıyorum ben, daha net. unutamıyorum ben."