"dikkatli olmazsan ve gerçeklikten noclip olursan (etrafındaki tüm nesnelerin içinden geçmek) kendini backrooms'da, sadece eski halı kokusu bulunan, her yeri sarı renk olan, aşırı yüksek florasan lambası vızıltısı olan, 155,399,287 kilometre kare olan ve her yeri rastgele işlenen boş bir ofiste bulursun. etrafta bir şeyin gezindiğini duyarsan tanrı seni korusun. çünkü o seni kesinlikle duydu."
bu görsel ile ortaya çıkan bir (bkz: creepypasta) dır. bu kadar absürt bir hikayeye "acaba gerçek midir lan" dedirten inanılmaz ötesi teoriler vardır. backrooms'un birden fazla odası ve bölümleri vardır. her bir bölümün fotoğrafı (bkz: liminal space) türüne girer. ürkütücülüğünü de buradan alır.
liminal space effect deniyor buna. Türkçesi eşikte alan etkisi oluyordu yanlış hatırlamıyorsam. Normalde okul, ofis, hastane, avm gibi insanlarla dolu olması gereken alanların aşırı ıssız ve boş olmasının insan üzerindeki psikolojik etkisi. Benzer bir deneyimi geçen sene Perpa Ticaret Merkezinde yaşamıştım. Bilen bilir orayı. Aşırı büyüktür. Bir cumartesi günü öğleden sonra gitmiştim. Kayboldum. Bir allahın kulu da yok hani çevrede. Bi ara ciddi ciddi backrooms'a mı düştüm diye sorguladım kendini.
2026 mahsulü filmi gerilim yaratmakta o kadar iyi ki bunun 2005 doğumlu bir Youtuber'ın (2022'den itibaren YouTube'da viral olan Backrooms videoları/kısa filmleri de tamamen kendi kendine öğrenerek yaptığı işler) ilk uzunu olması haliyle şaşırtıcı. Elbette içerisinde yarım yamalak fikir çok, gerektiği gibi işlemeyen anlar da öyle. Bir kafa karışıklığı filmi yapanda da var gibi hissettiriyor. Ancak genel olarak tekinsizliğine, tüm o bilinmezliğine kapılmamak imkansız ve son perdede görünen sürpriz “canavar”ı orijinal olduğu kadar ürkütücü. Şimdi çiçeği burnunda, bıyıkları yeni terleyen yönetmenin devam filminde, sonraki kariyerinde neler yapacağını merak ediyorum, elinde daha fazlası var mı?! bunu zaman gösterecek. Ama ilk deneme sınavından başarıyla geçti.