1.
bir ezginin günlüğü şarkısı.sözleri ve muziği beni benden alan çok guzel bi şarkı.sözleri şöyle;
bu gece ağlarken , mezarınıza
tatlı bir ümitle
bakmaya geldim
aziz ruhunuzun derinliğine
bir gözyaşı olup akmaya geldim
kalanlar memnundur
bu işinizden
ölüme gülerek gidişinizden
ben işte o sönmez ateşinizden
çalıp da kalbimi yakmaya geldim
gücünüz getirdi bize bugünü
sözlere sığmayan o güzel ünü
ben de sizin gibi bir aşk gülünü
gencecik göğüsüme takmaya geldim
bu gece ağlarken , mezarınıza
tatlı bir ümitle
bakmaya geldim
aziz ruhunuzun derinliğine
bir gözyaşı olup akmaya geldim
*
2.
1998 çıkışlı aşk yüzünden isimli ezginin günlüğü albümünün en nadide parçalarından biri; kanımca en nadidesi.
3.
ölen babaya cevap alınmayacağını bilerek yazılan bir mektuptur. özel bir şarkıdır. dinlenesidir.
4.
"bu gece ağlarken, mezarınıza
tatlı bir ümitle
bakmaya geldim
aziz ruhunuzun derinliğine
bir gözyaşı olup akmaya geldim"
özlemin şarkısıdır. sakin yapısına rağmen, kadere isyandır.
5.
ağlatır, hüngür hüngür ağlatır bu şarkı eğer yaranız varsa. babanızdan yana...içinizde ufacık da olsa bir hasret sızısı varsa. velhasıl, birazcık hayalgücünüz bile varsa...yine ağlatır. ezginin günlüğü...
6.
arada uçurumların olduğu bir babaya sahip olunduğu takdirde ölümünün ardından boğazlarda düğümlenebilecek şaheserdir. henüz yaşıyorken karşılıklı korkaklıklara rağmen konuşamamazlık edebiliyorken, ardından konuşmayı yeni söken çocuk kıvamında mırıl mırıl seslerinizde kaybolmaktır.
7.
Baba,
Ben sana hiç sarılamadım.
Bunu şimdi fark ediyorum ve içim ürperiyor.
Elini tutmadım, omzuna yaslanmadım,
seni sevdiğimi dokunarak hiç söylemedim.
Ama bil istiyorum…
Seni sevmedim değil.
Sadece nasıl sevileceğini senden öğrenemedim.
Sen susarak sevdin bizi.
Çalışarak, dayanarak, geri çekilerek.
Ben de öyle sandım sevgiyi.
Sessiz olanın güçlü,
dokunanın zayıf olduğunu sandım.
Keşke bir kere…
Sadece bir kere elini tutabilseydim.
Bir şey söylememe gerek yoktu.
Bırakmasaydın yeterdi.
Şimdi anlıyorum baba,
sen sarılmayı bilmediğin için sarılmadın.
Ama vazgeçmedin.
Hiç vazgeçmedin.
Ben bugün çocuklarıma sarılırken,
içimde bir yer titriyor.
O titreşim sensin.
Eksik kalan sarılmanın ağırlığı sensin.
Eğer bir yer varsa…
ve eğer beni görüyorsan…
bil ki artık kaçmıyorum.
Artık sarılabiliyorum.
Ve eğer bir gün karşılaşırsak,
konuşmayacağım baba.
Geç kalmış kelimeleri taşımayacağım.
Sadece elini tutacağım.
Bu sefer bırakmayacağım....