hep 54 yaşındadır. her yıl olduğu gibi bu yıl da beraber üfleyecektik mumlara. olmadı, hevesim kırık. doğum günün kutlu olsun baba. gideyim de hırkanı seveyim bari ne gelir elden.
Her zaman arkadaş gibi oldun.Okumam,bir şeyleri başarmam konusunda hep destek oldun.Kendin okuyamadığın için bizlere kapıları açtın.Sıkıntılar çektin.En güzeli de sevgiyle bizi hep kucakladın.Keşke biraz annem de senin gibi olup sevgisini gösterseydi.Ölüm döşeğinden döndüğümde bana ağlamaklı gözlerle bakışını ölene dek unutamam.Annem de senin gibi iyi temiz dürüst ama senin gibi sevgisini göstermedi.Allah ikinizin de yokluğunu göstermesin.Bir günüm de varsa size versin.Canım beni büyüttüğü,okuttuğun ve hep destek olduğun için çok teşekkür ederim.Nefes aldıkça maddi manevi hem senin hem annemin yanında olacağım.iyi ki varsınız.Canım babacığım seni çok seviyorum.
Ne arkadaş gibi olabildik, ne de adam akıllı bir baba oğul ilişkisi kurabildik. Aslında dışardan bakıldığında on numara bir insan. Dışarıya karşı öyle oldu hep. Keşke elalemle kahvede, orda, burda yaptığın eğlenceli sohbetlerinin birazını da bizimle yapsaydın, dışarıya karşı gösterdiğin nezaketin çeyreğini bize gösterseydin be.
O pek bilmez ama benim de muhabbetim iyidir karşımdaki insanı kolay kolay sıkmam. Neyse kendisi kaybetti sözlük. Aslında ben onun sayesinde daha çok şey kaybettim ama olsun, canı sağ olsun.
Kız çocukları için şiir, erkek çocukları için düzyazı olan soysop menşei. Şam, iskele, biyolojik ve manevi olarak 4 gruba ayrılır. Her insanın "baba" hissetmesi farklıdır.
Rahmetli büyük büyük babam 7 yaşında iken babacığı seferberlik ile askere gitmiş ve bir daha dönmemiştir. 70 yaşına kadar çalınan her kapı kendisini heyecanlandırmış, acaba babam mı geldi diye gözlerini dört açtırmıştır. Babası hiç gelmedi.
Rahmetli Büyük babam babasının biriciği. Babası şehrin değerli eşrafından ve bu eşraf içinde kendini iyi hisseden, bakımlı ve biraz da hovarda bir adam. Babasının hatırası dükkanda ve köydeki ceviz ağacının altı oturmalarından.
Babam için babası depresif bir hayalkırıklığı. Yedi yabancıya cömert ve kadirşinas ama kendi ailesine sorumsuz ve lakayt. Baba eksikliği tüm ruhaniyetini gölgelemişti. Ta ki babası yatalak olana değin... Babam babasını hovarda bir adam olarak hatırlayacaktı ki: el baki olan rabb olaya müdahelede etti. Büyük babam yatalak oldu. Araları bozuk ve yıldızları hiç barışmamış olan bu iki adam... Altını temizledi, traş etti ve kimsenin yardım etmesine müdahale ederek karşı çıktı. Bir gece tavanın yarıldığını ve gökkubbe'nin göründüğünü söyledi babama. Babam tavanda bir şey yok dedi. Tavanda yıldızlar var dedi. Perdenin arkasında biri var, beni çağırıyor dedi. Sonrası huvel baki.
Babam limon kolonyası kokardı pazar günleri. Anımsadığım tek hoşluk buydu sanırım. Bir de iyi kar temizlerdi damlardan, ceviz ağacının tepesine çıkardı. Çizgili pijamalar kestirir, terziye diktirirdi. Belki babasına birazcık huy olarak benziyorum diye beni pek sevmezdi diye düşünürdüm ergenleri. Bilmiyorum. Babam kumaş kokardı. Büyük babam kumaş ve kadın kokardı. Babam sadece kumaş. Bir de bin yıllık taşlar, ceviz kabuğu ve limon kolanyası. Bıyıkları vardı, bir diktatör bıyığı gür ve haşin. Demokratlaşan zamanlarla birlikte törpülendi, gel zaman git zaman, bir ara jilete kusur buldu tabii, bıyıkların yerinde yeller esti.
Erkek çocuklarının baba hikayesi; giriş, gelişme ve sonuç üçgenli değil. Birbirine girmiş altıgen gibi ortada da prizma.
Bakalım nasıl bir hikaye ve koku olacağım oğullarıma, kızıma. Pareler nasıl bilecek ciğeri acep?
Rüyamda gördüm seni birde bizim **e yi. Sana geçen gün tanıştığım; arkadaşımın amcası olan değişik adamı anlatıyordum. Sende dikkatle beni dinliyordun. Masada oturuyorduk. Mutlaktaydık herhalde ve masada oturuyorduk. Beni dikkatle dinliyordun. Önünde de bir tabak üzüm vardı. Ben benim sağımda da **e vardı. O da merakla ve sevecenlikle bakıyordu. Adamı anlatınca sen herzaman ki tok ve bilge sesinle dedin ki: "o tip adamlar herzaman vardır tamam mı.." dedin. Babacan bir tavırla, dikkatle, güzelce. Gülümde yandan bakıyor "evet" diyerek onaylıyordu. Oturuyorduk ve birbirimizle sohbet ediyorduk . Kavga etmiyorduk sohbet ediyorduk. Bağırmıyorduk yada şikayet etmiyorduk. Sadece sohbet ediyorduk. Baba. Seni çok özledim. Keşke herşeyi silebilseydik, herşeye yeni baştan başlasaydık. Sonra tam seninle buluşmuşken ve hatta kız kardeşimde oradayken sabah namazı vakti girmiş. Namaza uyandırdı arkadaşım. Kalktım ve dedim ki "keşke hiç uyanmasaydım". Baba?
Çok sevilen aynı zamanda bazı hareketlerinden dolayı çok kizilan kişidir benim için. Başına bir şey geldiğini düşünme fikri bile çok üzer insanı ama sevmediğiniz huyları varsa insanı çok üzer bu durum. Özellikle ergenlikte babaya karşı hareketlerine göre ya çok seversiniz ya da nefret edersiniz. Ben nefret ederdim. Kendimce bunun için sebepler vardı ve gerçekten evden üniversite için ayrılmayı dört gözle beklerdim. Kazanıp gidince çok iyi bir rahatlama olmuştu. Tatillerde eve dönünce sende varsın diye huzur ortamı oluşmuş gibi olur, ama çok ta inandırıcı bir ortam değildir bu. Yasin büyüse de hala evde huzur olmadığını görmek ve bunun böyle devam edeceğini biliyor olmak çok üzücü bir durum. Çocuk yetiştirmek dusunulenden daha zor. Tamamen düşünce ve anlayış gerekiyor. Aslında onların hiçe attığı davranışları çocuğu kendine uzaklaştırıyor ama çoğu aile bunun farkında değil. Özellikle babalar. Baba figürü çocuk için çok önemlidir. Bazı şeylere üzülmekten başka yapılacak bir şey yok maalesef.
Edit: Yaklaşık bir bucuk ay önce kavga ettik ve evden tamamen ayrıldım:)
(bkz: boş küme) benimkinin bana tek faydası sanırım yapım aşamasında sperm vermesiydi. onuda geri isterse 5 dakikada tazesinden veririm ödeşmiş oluruz. kendisine hiçbir kızgınlığım yok. ben oldum olası kin tutan, bir insana nefret besleyebilen bir insan olamadım.
ben baba nasıl olunur onu da bilmem. bir rol modelim olmadı. bu başkalarına bakıp öğrenilecek birşey de değil ki. sanırım olur da gözüm kararır niyetlenirsem bu işe elime yüzüme bulaştırmam çok muhtemel.
bu dünyada belki de en kıyamadığım insan, canımın içi.
ellerime kollarıma kanın bulaştı baba silemiyorum. gitmiyor o halin gözümün önünden, kollarımın arasında bilinçsiz... elimden bir şey gelmiyor aklımı kaçırmak üzereyim. yoğun bakım önü bekleyişlerinde bana arkadaşlık eden hep sendin şimdi senin orada öylece yatmanı kabullenemiyorum. çabucak iyi ol baba seni çok seviyorum.
borçsuz, masrafsız ve legal bir baba olarak nasıl depresyondayım, nasıl gidiğim anlatamam. geçen ay babalar gününde ev ahalisi uyduruk bir keki babalar günü hediyesi diye zorla yedirdiler, kırılmasınlar diye yedim, sonra gizlice kustum; bu gün bu videoyu gördüm. Hani batı bizi kıskanıyordu? Gerçi tuhaf bir mutluluğum var, intikâm arzum olmasa da. https://www.youtube.com/watch?v=JVbEUhui3dk
her ne kadar beni zaman zaman azarlasa, aşağılasa ve kötülese de aile de en çok beni sever.
amına kodumun evinde eski meseleler ve dedikodular yüzünden sürekli tartışma ve kavga oluyor.
babamın ağlaması içime dağladı. ağlarken "erco yanıma gel, ben ölünce emekli maaşım senin olacak. evde en çok sana üzülüyorum" dedi.
bunu yazarken gözlerim doldu.
içimi buraya döktüm.
bende seni seviyorum baba.
26 yıldır sağlığım için uğraşıyorsun.
ömrün uzun olsun.
sene 2014
babam: oğlum yeter bilgisayarla oynadığın bıkmadın mı ya kaç senedir kaç yaşına geldin hala oyun oynuyorsun ben senin yaşındayken... sen o üniversite sınavını kazanama bak bir daha oyun oynayabiliyor musun.
sene 2019
x personeli: nuri abi bizim çocukta esporcu olucam baba ben diyor 10 bin lira para veriyorlarmış oyunculara
babam: hangi oyun o?
x: lol diye bir oyun var ya, o.
babam: ooo lol mü. bizim çocuk çok iyi onda ya 8 senedir falan oynuyor. selim abisi çalıştırır berkeyi.