Apartman girişindeki lambayı sen mi kırdın ?
+ Hangisini?
- Otomatik yanan, sensörlü lamba.
+ Hayır.
- Komşu görmüş, yalan söyleme. Süpürge sapıyla kırmışsın dün gece.
Önüme baktım.
"Neden kırdın?"
Cevap yok
"Hasta mısın evladım? Söyle bana, neyin var, neden kırdın lambayı, yapma böyle."
"Kırdımsa kırdım, ne olacak! Çok mu değerliymiş?"
"Lamba senden değerli mi evladım, lambanın amına koyayım, lamba kim? Yöneticiye de dedim. Lambanızı sikeyim, kaç paraysa veririz. Sen değerlisin benim için."
"Beni görünce yanmıyordu baba."
"Nasıl ya?"
"Görmezden geliyordu, yanmıyordu. kaç sefer yok saydı beni."
"E beni görünce de yanmıyordu bazen, böyle el sallayacaksın havaya doğru, o zaman yanıyor."
"Hadi ya! Sahiden mi?"
"Evet. Ucuzundan takmışlar.Bizimle bir alakası yok!"
Akla gelinen huzursuzluk, mutsuzluk, kötü geçmiş bir çocukluk üstüne psikolojik tramvalar gibi şeyler getiriyor aklıma. Kim ne derse desin nefret ediyorum, yüzünü görmeye tahammülüm yok.
babalık üreme kabiliyeti ile gerçekleştirilmiyor maalesef.
kimse kusura bakmasın; arkamda dağ gibi durmayan, arayıp sormayan, doğum günümü bile bilmeyen bir adama ben " baba " demem.
elbette her " baba " böyle değil.
babasını çok sevip kaybedenlerin başı sağolsun, allah sabır versin.
ama herkes baba olamıyor, o yüzden " babanız kötü olsa da sevin. " gibi aptal bir cümle kurmayın.
Arkadaşım, dostum, zor günlerimin dermanı herşeyim benim. Bide şu yediği nanelerin arkasında dursa manitaları telefonuma tecavüz etmese çok iyi olacak. Ye bokları kurtarır nasılsa kızı.
Patristik felsefe ismini buradan alır. Ama patristik felsefeye dahil filozoflar kilise babası olduğu için değil, bu dönemin başlatıcıları olduğu için bu isimle anılırlar. Hani psikanalizin babası der gibi baba.
baba , annenin eşi, doğumuna yardımcı olan varlıktır. bu onun hayatında artık onun diğer mahlası olmasıyla beraber ne kadar istese dahi bundan kurtulamaz.
baba, sinirli olabilir, ağzına sıçabilir , evi yıkabilir, çocuksu olabilir, bencil olabilir, empati yoksunu olabilir, binbir türlü iğrenç şey olabilir ve bunların ardı arkası da kesilmeyebilir.
ama baba sadece spermini bağışlamak ile kalmayıp sahip de çıkması gereken bir canlı olduğu için asla terk etmez. etmemeli.
benim ve kardeşimin oluşumunda payı olan bu adam, evet bizzat candan kandan babam, bizi terk edeceğini haber verdi bugün.
sabahtan kütüphanedeydim ve saat biri çeyrek geçe gibi bir saatte dışarı hava almak için çıktığımda merdivenlerden düştüm ve ambulans çağırdılar, annemi aradım, hastaneye kaldırıldıktan on onbeş dakika kadar sonra geldi ondan da beş dakika kadar sonra babam geldi. röntgen ve ardından ortopediye yönlendirdikleri süre boyunca pek bir şey söylemese de annem, yalnız kaldığımızda baban şu an kızgın dedi, annem hastane yolundayken babamla telefonda kavga etmişler büyükçe ve ramazandan sonra gideceğini söylemiş. önce bi anlamadım tabi.
annem rapor almak için babam da arabayı getirmek için gittiği ve yalnız kaldığım sürede garip ve anlamadığım şekilde ağlamaya başladım.
eve gelindi uzadı da uzadı kavgalar, kavga içeriğinden bahsetmek istemiyorum güzel laflar geçmiyordu.
babam, baba, evin baba şahsiyeti, sinirlenince canımı yakmak adına kötü şeyler söyleyebilen biriydi, annem de bu huyunu bildiğinden ötürü pek üzerine gitmedi fakat evde ısrarcı bir biçimde kararını yineledi.
11 yaşında kız kardeşim ağlıyor, ben sol ayağımın üzerinde zıplaya zıplaya peşinden gidiyorum anne babam bağırışlar içerisinde.
banyodaki klozetin üzerine otueup kardeşimi kucağıma alıp ona sırf bağırışları duymasın diye şarkı söyledim ben. ben kardeşimin yanında ağlamayayım güçlü durayım diye yanağım kanayana kadar ısırdım.
herkese kendini kırdırmış, gidecek yeri kalmamış bir adam olarak babam , şu hayatta onu en çok seven ve yanında olabilecek son insanları terk ediyor.
lys bir buçuk hafta sonra ben anneme sarılıp onu sakinleştirmeye çalışıyorum, bileğim acıyor, kardeşim yerinde durmuyor.
baba, bu böyle olmaz, hayatımla oynadığının farkında değilsin.
baba, bu böyle olmaz, kırdığın kalbin tozu , dumana karıştı.
10 tane şınav çekiyor ve günlük sporum diyordu tabiki biz de gırgır şamataya alıyorduk. Kendisi 5 kilo vermiş efendim. Evet bozulduk. Tamam, peki çok bozulduk.
başkalarının hayatına, baba-oğul ilişkilerine bakıp; "benim babamla aramda neden böyle bi' ilişki yok ?" sorusunu sormak çok berbat. ilişkilerine bile değil, baba rütbesi, sıfatıyla yaptığı şeylerin dışında sürdüğü hayata bakıp "benim babam neden böyle değil ?" farkındalığı çok sert. kafayı duvara yaslayıp düşündürüyo, bu duruma gelmekte benim hata - katkı payım yüzde kaç ?
yine de kafasına vuruyo adamın, benim düşündüklerimi düşünüp; "keşke benim de bi' babam olsaydı" diyen insanların durumunu.
en kalp kıran kısmıysa hangisinin daha üzücü bir durum olduğunu bilememek.
Allah ömrümden alıp verse keşke.adam gibi adam.insan olmayı,hayatta dik durmayı öğreten insan.arkadaş gibi,yeri gelip Tarkan'dan şarkılar söyleyip gülümseten.allah uzun ömürler versin canım babam.
Evladı kazık kadar olsa da bilek güneşinde bilerek yenilen, şefkatinden şüphe duyulmayan, kocaman yüreğiyle ailesine kol kanat geren, çocukları anlaşmazlık yaşadığında arabuluculuk görevini üstlenen, anne fırçasından kurtaran, kolay bir yemek yaptığında bile ama çok güzel olmamış mı diye soran, sarıldığında bir deri bir kemik kalmışsın sen kemik torbası diyen, sen şunu al da yanında bulunsun diyerek seni senden çok düşünen, Rabbim başımdan eksik etmesin dediğim can.
Gece gece özledim. Yok lan ben özlemem babamı. Sadece hatırladım. Hatırlamam lan anım yok. Sadece düşündüm. Düşünemem aklım yerinde değil. O zaman ne ayaksın baba? Baba derken neye sesleniyorum hiçliğe mi yıldızlara mı duvarlara mı anlamıyorum.
Lan yine içtim, kafam iyi yine. Of be moruk. Napcam ben.
öncelikle başlığı ne olarak açmalıyım diye düşündüm. bundan yaklaşık yarım saat önce şu süperbabalı video geldi karşıma tekrar. en son izlediğimde altı kere arka arkaya izleyip kendime eziyet edip üzülmüştüm. bugün yine karşıma çıktı ve izlemeden yapamadım. arkadaşlar ileride benden iyi bir anne olur mu bilmiyorum ama keşke baba olabilseydim. troll amaçlı söylemiyorum kesinlikle. bir kız çocuğum olsun ve ben bir baba olayım. çocuğumun süper kahramanı olayım onun her an yanında olup onu güldüreyim, bi derdi olduğunda yanında olacak ilk kişi ben olayım istiyorum. evet anneler kutsal, bizi karnında taşır, emzirir doyurur ve bize dünyanın en güzel duygularını, başta şefkati, öğretir. ama bu zamana kadar ben nedense belki insanoğlu biraz nankör olduğundandır bilinmez, babamı hep farklı gördüm. annemden ihtiyacım olduğunda annem para bitti demeye hiç çekinmedim ama babamdan belki yoktur diye istemekte hep zorladım. annem belki aradığında normal karşılayıp heycanlanmıyorum ama babam aradığında bi seviniyordum. ama ben babam tarafından hep enayi yerine konuldum sözlük. ondan para isteyemiyorum diye bana hep kızım durumum kötü gibi şeyler söyleyip acındırıyordu. bundan iki ay önce ne olduğunu anlamadan babama karşı nefretle uyandım. ve aradığında açmıyorum para istemiyorum halini hatrını sormuyorum. zaten ben aramadan sormadan aramazdı da. ben bu insanın, bu lanet insanın aksine gerçekten iyi bi baba olmak istiyorum. evet imkansız, ama keşke çocuklarına bağlı, eşine sadık, ailesi için her şeyini feda edebilecek bir baba olabilseydim. olabilseydim de içimdeki eksikliği başkasının kalbini doldurarak geçirebilseydim. bazen keşke ölü olsaydı diyorum. en azından bi beklentim olmazdı yaşamıyo bi şey yapamazdı diyorum. ama böyle olunca yaşadığı halde çocuğu, çocukları için bir şey yapmadığını gördükçe üzülüyorum. yirmi yaşındayım ve beş yaşında çocukları bile babasıyla olan ilişkilerini gördükten sonra kıskanabiliyorum. engelleyeniyorum kendimi. üzülüyorum. aslında hala küçücük bi kız çocuğundan farkım yok. baba kelimesi her harfiyle her hecesiyle kalbime batıyo. öğretmenlerimi tanıdığım iyi, büyük insanları babam olarak görmekten çok sıkıldım. içimdeki burukluk hiç geçmiyo. siz siz olun babam gibi olmayın.
En yakın arkadaşım, akıl hocam, sırdaşım, 37 yaşında bile arkamı toplayan, beni iş hayatında motive edip başarıya ulaşmamı sağlayan, nadir de olsa finansörüm, torununun biricik dedesi, benim aslan babam.
Allah babalarımıza uzun ömürler versin, rahmetli olanların mekanını cennet eylesin, yakınlarına sabırlar versin.
bugün giydim pederin hırkası gibi bir hırka, aldım elime onun tesbihi gibi bir tesbih; onun gibi oturuyorum taburede. zaten benziyor tavırlar birbirine, biraz daha özen gösteriyorum bugün onun gibi oturmaya kalkmaya... ahhh ne tatlı bir anma, ne tatlı bir yad benimkisi!
Her zaman arkamda olduğunu hissettiğim, büyük sevgi gösterilerinde bulunmadan beni kendinden çok sevdiğini hissettiren canımdır. Babadır herkesin babası böyledir tabi ama sanırım yarın gidiyorum diye çok duygulandım sözlük.
babam nasıl bir insandı? anlayışlı mıydı? mantıklı mıydı? şefkatli miydi? katı mıydı? bilmem. çok tuhaf ama ben babamın nasıl bir insan olduğunu bilmiyorum, hatırlamıyorum..