bir erkeğin yeryüzünde yaşayabileceği en büyük mutluluk, heyecan, şaşkınlık, hüzün, sevinç, korku... her şey... doğup kucağınıza verdiklerinde siz artık siz olmuyorsunuz. sadece "baba" oluyorsunuz. hayatınızın ve varlığınızın tek anlamı evladınız oluyor. tek mutluluğunuz onun gülüşü, tek mükafatınız onun kokusu...
an itibarı ile tattığım duygu.
insan ne için yaşar sorusu var ya işte tam bu zamanda anlam kazanıyor. meğer bir erkek baba olmak için yaşıyor. inanılmaz bir duygu ve haz verici bir an.tüm sözlük erkeklerinin baba olması temennisi ile.
tam da bu sabah üzerine biraz kafa yorduğum durumdur.
baba olsam nasıl olurum diye düşündüm. sonra neler yaparız birlikte diye düşündüm. neler öğretirim ve bu öğrettiklerime ne tepki verir diye düşündüm. sonra kadınların neden bu kadar dengesiz ve istediğini bilmez olduklarını düşünüp bu güzel duygudan uzaklaştım.
hayata karşı bakışının yumuşadığı, eline almaya kıyamadığın, yavrunu öpmeye doyamadığın, sorumluluklarının farklılaştığı bir döneme hoşgeldin demektir.
abartılan eylem. milyonlarca sperminden birisi gidip yumurta dölleyecek ve zigot 9 ay sonra bebek olarak doğacak. biyolojik bir gerçeklikten ilerisi değildir. duygu katmaya gerek yok.
Dünya tatlısı bir güzelliğe, harikulade bir mutluluğa şahit olmaktır. Parmağınıza sarılarak kendini güvende hisseden, kucağınızda uyuyakalan, sürekli ilgi isteyen bir bebeğe sahip olmaktır.
ileriyi bilemem fakat şimdilik sahip olmayı istemediğim statü. Üzerinize düşen sorumlulukları yerine getirmek konusunda başarılı değilseniz anne ve baba olmamalısınız..tabii tek neden sorumluluklar değil. Çocuklari da pek sevdigim soylenemez.hele aglamalarina katlanmak mümkün değil.