özal, menderes gibi isimler hakkında bir çok belgesel, program yayınlanıyor televizyonlarda bugünlerde. untulmamayı en çok hakeden lider olduğu halde ecevit'i hatırlayan yok ne yazık ki. iktidar yalakası kanallar biricik liderlerinin örnek aldığı isimleri tam gaz cilalamaya devam ederken ecevit'in ismini anan yok.
kendisi her yönüyle lider diyebileceğimiz biri değildi. fakat türk siyasetini en ahlaki yoksunluğunu örten iki özelliği vardı:
1- dürüsttü: türk politikacılarının yanından bile geçemeyeği bir özellik. en allahlısından en milleyetçisine kadar yemiştir, sömürmüştür buülkeyi ama bu adam yememiştir, orta halli bir devlet adamı olarak hayata gözlerini yummuştur.
2- cesurdu: kimsenin yapamadığını yapmıştır. kıbrıs çıkarmasını bilen bilir. apo'yu da canını tehlikeye atma pahasına yakalamıştır, fakat apo'yu yakalaması sandığı gibi başarı addedilmemiştir onu bir seçime sürüklemiştir. ya kendi hayatı ya da siyasi hayatı. o da önce siyasi hayatını bitirmiş sonra da kendini bitirmiştir.
türk siyasi tarihinin görüp görebileceği en efendi, en mütevazi ve en başarılı politikacılarından. eski başbakanımız ve kendisini mumla aradığımız bu günlerde, kıymetini yeteri kadar bilemediğimiz dünya tatlısı insan.
iyi niyetli ve dürüst bir insandı evet. yaptığı her icraata inandığı için baş koymuştu. ama ne yazık ki hemen hemen her konuda hatalı kararları vardı ve evet çok çok kötü bir siyasetçiydi.
ülkeyi soymayan tek liderdi. kendisin mal varlığı sadece 4 tane dairedir. bazıları gibi başbakan olupta trilyonları(yeni para milyonları) olmamıştır. aynı zamanda bazıları gibi başkalarının şiirleri okumamıştır. kendisinin yazdığı şiirler vardır. av, bach sonatı, insan, yargı, pülümürün yaşsız kadını, köylü kadınlar adlı şiirleri vardır.
pülümürün bir dağ köyünde gördüm onu
yaşını sordum bir giz gibi güldü
kimi seksen dedi köylülerden kimi yüz
yüzüne baktım bir giz gibi güldü
bir asa vardı elinde
bir solmuş kırallığın
kadifeden harmanisi üzerinde
bir hititliydi o bir selçukluydu
bir ermeniydi bir kürttü
bir türk
yaşını sordum bir giz gibi güldü
koluma girdi bir soylu kadınca
tozlu köy yolunda sürüyerek eteğini
beni tek gözlü sarayına götürdü
köy yapısı kulübesinin
zamanı onda yitirdim ben
yitik zamanlara onda eriştim
en soylu yoksulluğun toprak döşeli sarayında
bir taç gibi kondu başıma türkiyeliliğim
hakkında toprağa toprak kattığı yönünde yanlış bilgi sahibi olunan insan. gören de kanuni sultan süleyman sanacak, kıbrıs meselesini diyorsan, kıbrısa asker çıkarıp, sonra p......ç gibi ortada bırakmak toprağa toprak bırakmak değildir, sen o kıbrıslıları kurtardın lakin o kıbrıslıların bugünkü torunları dünyada adı sanı bilinmeyen, yasal olarak tanınmayan bir ülkede doğuyorlar, hepsi türkiyenin eline bakıyor.
tanıma gelecek olursak, işbaşına geldiği hiç bir dönemde halkın refah huzur bulamadığı kişidir, keşke karısının ağzına bu kadar bakmasaydı, keşke rahşan affıyla binlerce katili sokağa salıp masumlara kıymasaydı.
kişiliğini çok beğendiğim fakat bir siyaset adamı olarak yaptığı tek doğru işin kıbrıs harekatı olduğunu düşündüğüm eski dsp lideri. allah'tan rahmet diliyorum kendisine.
tüm kişiliği, bütün kahramanlığı, karaoğlanlığı bunların hepsini "şu kadına haddini bildirin diyerek" yerin dibine gömmüş ve milyonlarca kişinin hafızasında öyle kalmıştır.
iyi şair berbat politikacı ama kesinlikle mütevazı ve kibar insan.
hayatının en büyük hatası siyasetle uğraşması olmuştur. bir şair olarak iyi denebilir, ama tek şiirle uğraşsa daha büyük bir şair olurdu kanımca. siyasette türkiye solunu mahvetme görevini yerine getirmiştir önce chp sonra dsp ile. düzenin işlemesine yardımcı olmuştur hepsi bu. umutları hep boşa çıkartmıştır. özellikle solcu insanların umutlarını.
emeğe eylem, eyleme yürek
yüreğe sevgi ne güzel uymuş...
Vakti zamanında Bülent Arınç'a "Fikirlerimiz ayrı da olsa, konuşmalarınızdaki akıcılığı ve üslubunuzu çok beğendiğimi söylemek isterim" diyerek, şimdilerde pek rastlanmayan bir siyasi nezaketi ortaya koymuş insan.