büyük lider mustafa kemal atatürk'ten sonra türkiye'yi çıkarsız seven tek siyasetçidir. atatürk ilkelerini kendi türkiye sevdasıyla harmanlayıp cebine bir kuruş koyma fikri olmadan ülkesi için çırpınmış halkçı siyaset adamı. ruhun şad olsun kararoğlan.
bugün yine hiç bir medya organının hatırlamayacağı,türkiye'nin başına gelmiş en güzel iki adamdan biri.
"Beyaz Renault 12 deki duruşu gözümün önünden gitmiyor.Siyah Mercedes'in siyah camları arkasındaki siyasetçi nasıl kara görünüyorsa gözüme,Bülent Ecevit de o kadar beyaz görünüyordu."
amerikan köpeklerinin haşhaş için ambargo koyduğu ve bülent ecevitin;
"benim bir vilayetim sadece bundan ekmek yiyor" diyerek amerikaya karşı geldiği, amerika'nın da her zaman içimizden bir köpek seçerek onu başımıza getirme politikasını devreye sokmasıyla süleyman demirel yönetime gelmiştir.
satmadın tayyip gibi kötü oldun bu milletin gözünde. ruhun şad olsun.
gelmiş geçmiş en vatansever, şerefli siyasetçilerdendir.
5 kasım 2006'da aramızdan ayrılmıştır, bugün yasını tutmaktayız.
mekanın cennet olsun güzel insan, nur içinde uyu...
öldüğü gün radikal sağcı olan dayımın bile televizyon karşısında hüngür hüngür ağlamasına sebep olan insan.
"iyi" olmasını tartışılabilir belki ancak "dürüst" siyasetçiydi.
öğretmen adayları için sınav icat ederek bizlerin işsiz kalmasına,bugün öğretmenliğin önünde oluşan yığılmanın ortaya çıkmasının yegane nedeni o ve bakanı metin bostancıoğludur bu yüzden kendisi ve bakanı metin bostancıoğlu hakkında bol bol anlayın artık.
geçen bölümde, eski ulus'tan başlayan yürüyüşlerimiz sırasında, ecevit'e partiye üye olmasını ve bizim gençlik ocağına kaydolmasını önerdiğimi yazmıştım.
ecevit, bu öneriyle o zaman ilgilenmemişti ama, o yeni ulus dönemindeki yürüyüşlerimizin birinde bana o önerimi hatırlattı ve dedi ki : " ben artık partiye girmek istiyorum. "
tabii, hemen ertesi gün partiden bir beyanname aldım. gazeteye getirdim (a.öymen ve bülent ecevit yeni ulus gazetesi'nde çalışıyorlardı). doldurdu, imzaladı. referans imzalarını tamamladık. aynı gün gençlik ocağının yönetim kurulunu topladım. arkadaşlar da büyük bir memnuniyetle onayladılar.
ecevit'in üye olmayı (chp'ye) kabul edişinin nedeni, chp'yle ilgili, ulus'un da kapanmasına neden olan kanundu. o vakte kadar aktif politikanın dışında kalmayı tercih ederken o kararını değiştirmesine o kanun neden olmuştu.
bunu 1974'teki gazete söyleşisinde de belirtmişti. şöyle demişti :
" o vakte kadar aktif politikaya girmemekte direnmiştim. siyasetle ancak vatandaş olarak ve ulus'un bir mensubu olarak gerektiği ölçüde ilgilenirdim. fakat chp'nin varı yoğu alındığı zaman, mücadele artık yeni bir boyut edinmişti ... artık birçok kimse chp saflarında daha aktif mücadeleye katılma ihtiyacını duymaya başlamıştı. "
kendisinin de o ihtiyacı duyduğunu söylemiş, ona yaptığım öneriyi de hatırlatarak chp'nin çankaya gençlik ocağı'na kaydoluşunu anlatmıştı.
amerikaya tam manasıyla karşı durabilmiş tek siyasetçidir. (kıbrıs, afyon haşhaş tarlaları) amerikan askerlerine ırak'ta başarılar dileyenlerle karşılaştırılması bile kendisine hakarettir. ruhu şad olsun.
rahmetliyi solcu olmasına rağmen severdim, ta ki merve kavakçı meclis'e geldiğinde "burası devlete meydan okuma yeri değildir bu kadına haddini bildirin" diyerek içindeki faşizm tutkusunu kustuğu güne kadar. o gün nefretimi kazandı benim. bir kadının örtüsüne saygı duyamayacak kadar despot bir anlayışa sahip olduğunu bilmiyordum. erbakan ve çiller'in elinden askerin hükümeti elıp kendisine vermesine de bir rest çekemedi, sivillerin meseleyi halledebileceğini, askerin bu işe karışmaması gerektiğini bir türlü söyleyemedi. aldı hükümeti zorbalardan, oturdu koltuğa, kafasına atsaydılar o yazar kasayı o kadar hakaret mesajı taşımazdı. hakaret mi dedim, resmen vatandaşın küfürüydü o. ecevit ilkesizdi malesef. yazık ki giderken mahvetti kendisini. tarafımdan hep böyle bilinecektir.
şahsi menfaatleri için kulllanmadı siyaseti ecevit hiç bir zaman. evvelki hükümetlerinin ekonomide yaptığı yanlışların faturası ecevit'e çıktı. tam işler yoluna girmeye başlarken seçime gidildi ve ecevit siyasi kariyerinin en düşük oyunu aldı. memleket sevdası hastalığının ilerlediği dönemlerde bile görevden ayrılmasını engelledi. günümüz siyasi tablosunda her geçen gün biraz daha fazla özlemekteyim kendisini.
kıbrıs barış harekatı sonrası yaptığı bir chp mitinginde biz milliyetçiliği başkaları gibi duvarlara, betonlara yazmadık, biz milliyetçiliği akdeniz'e, kıbrıs'a yazdık demiştir.
kıbrıs harekatı sırasında afyonda haşhaş tarlalarını denetleyen lider. kıbrıs fatihi sıfatını dönemin genelkurmay başkanından araklamış oluyor böylece.