Derste dersi dinlememek ona bakmak
O bize baktığında utanıp gözlerini kaçırmak
Okul bittiğinde sınıftan herkes çıktıktan sonra onun sırasına otururken yakalanmak ve " Ya nerede bu anahtar? " diyerek yalan yere ellerini yere bir şey arıyormuş gibi sürmek
Her seferinde çocuğa yakalandığında o anahtar yalanını söylendiği için çocuğun "Ne anahtarmış be her gün benim sırama düşüyor" demesiyle epey bi utanmak
Bir şey yüzünden isimleriniz alt alta olunca heyecanlanmak
Yılbaşı çekilişinde o bize çıktığında mutlu olmak ne alırsam yanlış anlamaz diye düşünmek
isim listesinde onun altında ve üstünde olan kızları/erkekleri kıskanmak
Sınıfta yer değişimi olurken ögretmenin onu bizim yanımıza almasıyla kalbinin olduğundan kat kat fazla carpması
Kesinlikle gerçek olmatandir. Belki çölde gördüğünüz ufak bir seraptir belki tatlı bir rüya ama kesin olarak inandığım bir şey var ki kesinlikle gerçek değil. Ben artık böyle bir şeyin varolabilcegine inanmıyorum. Bana kanitladilar sizi bilemem. Belki böyle bir şey var belki gerçekten bir şeyler hissediyor insan ama gerçekten bir duygu aglayinca geçiyorsa taniminda bir yanlışlık vardır belki.
Araştırmaya göre, aşk, beyinde güven , inanç, haz duyma ve ödüllendirme fonksiyonlarını etkinleştiriyor. Aşık olanlarda oksitosin ve vazopressin maddeleri fazla salgılanıyor ve bu da karşıdaki kişiye olan bağlılığı artırıyor. Tek eşli kadın ya da erkeklerde daha çok oksitoksin salgılanıyor. Aşıkken depomin ve norepinefrin artıyor. Depomin motivasyon artışına , mutluluk , heyecan , uykusuzluk , kalp çarpıntısı ve nefes darlığına neden oluyor. Norepinefrin de heyecan ve enerji düzeyini artırırken , uyku ve iştahı kaçırıyor .yani aşk bi hastalık.
sevdiğimdir. sevgilimdir. sevmek istediğim insandır. hayat sevince güzel. aşk sevgi ister emek ister saygı ister demeyeceğim. ama ask olsun demek istiyorum. aşk benim sevgilimdir.
freud aşk yok libido vardır der.
bence de mevzu tamamen bu. ayrıca yine freud der ki " erkek arzularsa aşk yoktur, aşıksa arzu yoktur". buradaki arzu, cinsel olarak karşıdaki kişiyi istemek. freud burada çok keskin çizgilerle çiziyor bunu ama düşününce öyle. ben deli gibi aşık olduğum kızdan cinsel çekim almıyordum. sonra sonra almaya başlamıştım.