Araştırmaya göre, aşk, beyinde güven , inanç, haz duyma ve ödüllendirme fonksiyonlarını etkinleştiriyor. Aşık olanlarda oksitosin ve vazopressin maddeleri fazla salgılanıyor ve bu da karşıdaki kişiye olan bağlılığı artırıyor. Tek eşli kadın ya da erkeklerde daha çok oksitoksin salgılanıyor. Aşıkken depomin ve norepinefrin artıyor. Depomin motivasyon artışına , mutluluk , heyecan , uykusuzluk , kalp çarpıntısı ve nefes darlığına neden oluyor. Norepinefrin de heyecan ve enerji düzeyini artırırken , uyku ve iştahı kaçırıyor .yani aşk bi hastalık.
sevdiğimdir. sevgilimdir. sevmek istediğim insandır. hayat sevince güzel. aşk sevgi ister emek ister saygı ister demeyeceğim. ama ask olsun demek istiyorum. aşk benim sevgilimdir.
freud aşk yok libido vardır der.
bence de mevzu tamamen bu. ayrıca yine freud der ki " erkek arzularsa aşk yoktur, aşıksa arzu yoktur". buradaki arzu, cinsel olarak karşıdaki kişiyi istemek. freud burada çok keskin çizgilerle çiziyor bunu ama düşününce öyle. ben deli gibi aşık olduğum kızdan cinsel çekim almıyordum. sonra sonra almaya başlamıştım.
insanlarin begendigi yuz ve vucut hatlarina, istedikleri kisiligi yakistirip, ona sevgi besledigini sanmasi ve onu elde ettikten sonra, onun sahip oldugu ozellikleri degistirmek icin cabalamasi.
baska bir yonden ise; sex yapma isteginin olusturdugu garip duygu.
Hissedilen kişiye karşı olan her türlü duyguyu zibilyon kat fazla hissetmenize neden olan duygu.
Mutlu mu etti? aman allah'ım şu yerdeki köpek boku bile kalp şeklinde!
Üzdü mü? Duvardan bile acı fışkırıyo lan, oha bi' dakika şu araba lastiği de mi ağlıyo? Hass...
Güven probleminiz mi var? Sıçtınız. Tek bir şey korkularınızı tetiklemeye yeter, delirmiş gibi hissedersiniz, geleceği düşünmeye korkarsınız. Sonrası: "Yarın yok zaten hıa-neyse."
Hem güzeldir hem kötü, hem yaradır hem yara bandı.