herkesin hakkında en az bir kez konuştuğu, bazılarının tek konuştuğu "duygu".
François duc de La Rochefoucauld, "insanlar, aşk diye bir şeyin olduğunu bilmeselerdi, birçoğu aşık olmazdı." demiş. ben önceki entrylerimde uzun uzun, bir şeyler söylemeye çalıştım. nedense kendi söylediklerime katılmıyorum da bi' yandan. 7
bu adamın söylediğinden hareketle; aşk denilen şeyin var olduğunu düşündüğümüz için, hoşlantı dairemize giren herhangi birine hissettiğimiz şeyin aşk olduğunu düşünüyoruz. özellikle, bize iyi hissettiren, devamını gelmesini istediğimiz "gönlümüzün hoş tutulması"na abartılı anlamlar yüklediğimiz zamanları kastediyorum.birini olduğu şey için sevmek, birlikte vakit geçirmekten zevk aldığımız birine yönelmekten üstündür. zaten ikinci durumda, o kişinin yerini alabilecek sayısız insan vardır.
bu konuyla ilgili başka bir mesele daha var. insanların sürekli, "ben çok sevdim, ama o beni sevmedi.", "zaten kimden hak ettiğimizi gördük ki?" gibi sitem ifadelerini kullandıklarını görüyorum. ama kimse kimseyi bilinçli bir şekilde sevemez ki. sevmek seçim değil, "başa gelen" bir şeydir. insanların sizin sevginize karşılık vermemesi, ahlaksızlık değil; aksine erdemlidir. olmadığı, hissetmediği gibi davranmıyordur, demektir. aşkta ham duygular vardır ve ahlak yoktur. insanları bize hissettiği ve ya hissetmediği şeyler için suçlayamayız. eğer bunu gerçekten hayata geçirebilsek, üzülmezdik bile.
"Birine seni mahvetme yetkisi vermek ve bunu kullanmayacağına güvenmektir" şeklinde tanımlamış aşkı Murat Menteş. Peyami safa ise "iki kin arasında mütareke" olarak. Elif Şafak ise şöyle ifade etmiş "başlı başına bir dünyadır aşk. Ya ortasındasındır, merkezinde. Ya da dışındasındır, hasretinde...".
Aşk insanı çaresiz bırakan bir kişi için her şeyden vazgeçirten bir duygudur. Nasıl etkileyeceği belli olmaz hayatınızı karartabilir de aydınlatabilir de. Yaşamaya değer bir şeydir ama. Bir kişiyi sevmek sürekli sevmektir. Hayatın boyunca tek ona sadık kalmaktır zordur ama aşık olunca bütün zorluklar kaybolur.
ilk gördüğüm anı hatırlıyorum. sadece bu anı anlatmak bile yıllarımı alır. nasıl unuturum? unutmayı, düşünsem dahi her hücrem yakar beni, yok eder.
varlığına şükür ettiğim bir his. ama kıymetinin bilinmemesi beni derinden yaralar. neden böylesine güzel bir duygunun tadını çıkartmak yerine onu mütemadiyen örseleriz ?
Allah'ın birbirimize tahammül etmemiz için bahşettiği bir duygu olduğunu düşünmekteyim. önce aileni seversin, sevgi böyle başlar. sonra biri gelir aşık olursun. aşk her zaman sevgiden öndedir. çünkü; sevgi duyduğun insandan ancak aşk ayırır seni. listenin en başına koyarsın onu. sonra bir evlat sahibi olursun - ki bu aşktan da üstündür- o geçer listenin başına daimi olarak.
her zaman yeni gelen eskisini yerinden eder. çünkü başka türlü cesaret edemezsin annenden ayrılmaya, yabancı bir adam için. aşk bunun için bahşedilmiştir insana.
içinde barındırdığı tüm duygular bir anda hücum ederse bir sigara içilen sürede 10 sigara icirebilen lanet olgu. Bitmese güzel ama bazen öldüre öldüre bazen sindire sindire biter. Sonrası can sağlığı.
nedir? sevecek bir hal mi kaldı? alsın gitsin. kalan kalır. kalanı kardır. a'da şapka var. kalanı kardır. pek bir şey kalmadı. sonuç? çözümsüz. yarınlar karanlık. bir aşk vardı göz kırpan, o gitti elden. ne gelir elden? yok yapacak bir şey. çok şey var aslında. bilse insan sevildiğini koşar ardından aşkının. aşk mı? aşık mı? kalmadı. mutlu günler. yarınlar. geceler. bana kalan yine yalnızlık. ebediyetini kestirdiğim andan beri içim ürperiyor. özünde yalnızız da, gelen gideni aratmasaydı iyiydi.
ee çözümsüz. kördüğüm. her gece rüyalarımda öldüğüm. kabuslarda gördüğüm. bölünen her uykunun mimarı şimdilerde başkasının kollarında uyuyakalan bir karabasan. elde var sıfır. kaygısızca. saygısızca. en başa döndüğümü hissedince haliyle paramparça. eski bende yok üstelik. nerededir? neredeyim? nerede o? sanki değil benim bir parçam. aşkla dolu izlerdim hep. be insan güzel özünde, güzel olan insana. insan. kendini ifade etmek için konuştu, herkes anlasın diye yazdı. aslında bir döngüyüz. ömrümüzün sonunu kestiremediğimiz bir ters bir düz örgüyüz hehe. atkı olsan boynumda. ısıtsan sıcacık ellerinle. öpsem koklasam burnunun kenarını, içime çeksem huzuru. kaybolsam karanlıkta. gözlerimi kapatınca ben, başka bir yerde olsam yine. sevsem. sevişirken kalbim yerinden çıkacakmışcasına izlesem. kadınım. benim değildin. hiç olmadın. biz kimiz ki? nedir aidiyet? ne bu sahiplenme? nedir bu çarpıntı? yıkılan tüm hayallerim. ağır gelir nefes almak. bazen hayat bir yüktür omuzlarda, hayat güzeldir sorunlarla, sorunlarını aştığında. sonrasında bakınca geriye gülümsemek. gereken emek. vazgeçmem sevgiden de aşktan da derken öldü kaldı ellerimle. ben değildim. ben kimim ki? biz neyiz? devrik cümlelerde arayıp bulamadığın bir özneyiz. biz biriz bir gizliyiz, bir apaçık derken kalmadı bir amacım. olsun. hayat güzeldir. insan güzel. sevgi kinle birleşince. insan ölümüyle orgazm olur mu hiç?
rüzgarların gücü adına. hücum beyne. kan gidince. kangrensen. kes kurtul. el benimdi. kol benimdi. sevmezsem ben, ben olamam ki. olmalı mı olmamalı mı? yoksa hiç değişmemeli mi?