gecen gun forum camliktan ciktiktan sonra gordum. bi' kiz, bi' oglan. sarmas dolas olmuslar. elleri de kenetli. baslari arasindan nefes gececek mesafe yok. saclari birbirine karismis, gozleri birbirine dolanmis. ara ara durup, birbirlerine bakiyorlar. caktirmadan ben de onlara.. ara ara durup, birbirlerini opuyorlar. sanki, bi' guc onlari ele gecirmis gibi, zamandan, hayattan, karanliktan ayri bir dunyada gibi. oyle keyifle izledim ki, gorulmeye degerdi.
o an geldi aklima. ask sahip oldugunuz bir sey degildir, ask size, bize, o kiza, o oglana sahip olan bir seydir. sahip cikan bir seydir ask. bir sure istila eder, bazen talan da eder, hatta virân eder...
güzel manzaralara sahip, sonu bilinmeyen bir yoldur aşk.
biraz korkarsın o yolda yürürken. ama öyle güzel manzaralar vardır ki o güzergahta, hayatında bir kere daha belki de bulamazsın. hiç tadılmadık, aşina olunmayan duygulara gebedir o yol kimisi güzel, kimisi hüzünlü.
ve gözlerin kör olur, kulakları sağır dilsiz bir ahraz olur, yürümeye devam edersin; sonu her nereye çıkarsa çıksın diyerek.
bazen yaşlandırır insanı, bazen gençleştirir.
ama tadılması gerekir, unutulmaması, yaşanması gerekir.
bana bunu unutmak üzereyken hatırlattı bir kadın.
uzağımda da olsa şuan..
sadece bu hisleri yaşattığı için dahi teşekkürü hak etti. varsın kavgalarımız olsun, kimi zaman uzaklaşmış olalım.
bunların yanı sıra beni mutlu etti mi? ediyor mu? evet. bitmiştir.
aşkın, beynin kendi ürettiği bir kara delik olduğunu düşünüyorum. Stres yaparak vücudun işleyen mekanizmasını bozmamak için kara delik şart. işin içinden çıkamadığın zaman kara deliğe yolla. Sıkıldın, düşünmekte zorlanıyorsun, ara ver, kara deliğe bir feedback yap. Neşelen ve hayatına devam et.
Bazılarınız aşık olunca daha çok stres yapıyorum diyebilir. Beynine yönetmesi için izin vermediğinizden dolayı böyle oluyor. Malesef ki duyguların buna engel oluyor. Aşık olunan şeyin illa bir canlı olmasına da gerek yok. Nesne de olabilir.
beynin algı işlem mekanizması çıkmaza girdiğinde, kendi planını kendi uygulayarak kara deliğe ihtiyaç duyduğunu vücudumuza nüksettirmesidir aşk.
Evet hiç aşık olmadım diyen insan, sadece aşkın ne demek olduğunu bilmiyordur. O kadar.
aşkın beslendiği 3 ana damar var; tutku, şehvet ve şefkat. bunlardan bir tanesi bile tıkalıysa, "iyi gidiyor, mutluyuz, her şey yolunda" derken bi bakmışsın kalp krizi misâli tık diye bitivermiş.
bilinenin aksine aşkın tutku ve şehvet boyutu duygusal boyutundan daha önemlidir, karşındaki insanı ne kadar seversen sev, ne kadar iyi, harika bir insan olursa olsun onu hunharca arzulamıyorsan âşık olamazsın.