hiç bir şeyi umursamamaktır aşk.
otobüste 32 diş gülersiniz etrafınızdakileri kale almadan. herkes size deli gözüye bakar amA SiZ ZERRE UMURSAMAZSINIZ.
yaptığınız hareketler giderek anlamsızlaşmaya başlar, bunlara sakarlıklar eklenir.
vucut dengeniz bozulur. her saniye uykulu olursunuz. kimi zaman iki kelimeyi yanyana getirip cümle kuramazsınız. kimi zaman da öyle bir konuşursunuz ki...
süper bir şeydir. yaşamadan önce ben nasıl hayatta kalmışım dersiniz... *
KOLAY kolay şişmanlatmayan bir gıda çeşitidir. yokluğunda da "aman da su içer yaşarım" demeye gelmez, bir kaç gece sonra* hastaneye kaldırılmanız gerekir.
aşk; görgü kurallarına uymayıp çayı önce kendine doldurmaktır. aşık olunan kişi neden önce kendisine doldurmadığınızı sorguluyorsa yanlış kişiye aşık oldunuz demektir, ikinci doldurulan çayın daha lezzetli olduğunu biliyorsa o'da size aşık.
ask, gorunmez kanatlar kusanip, gokyuzunde ucarken, neler oldugunu anlamadan, birden yere cakilip parcalara ayrilmaktir....parcalar yeniden bir butunu olusturdugundaysa, asla o eskisi gibi bir butun meydana cikmaz...
aşk, insanın her şeyini kilitleyen anahtardır.
bakalım ne demiş jean jacques rousseau: 'hayatın en büyük saadetini yalnız aşkta buluyorum. sevgilinin hafif teması, dünyanın en güzel kadınıyla sevişmeye bedeldir.'
aşk gövdenin içinde hissettiğin arı kovanıdır. sevdiğini görmek istersin. bilmiyorsa aşkını; açıklamak istersin ama reddedilmekten korkup kendini geri çekersin. aşıksan bunu bir şekilde belli edersin. kavuşunca kaybetmekten korkar; zamanı durdurmak istersin. seni son derece rencide etse dahi kızamazsın. sadece kırılırsın. belki de sonunda acı çekeceğini bile bile sevmektir aşk. kısa süren bir mutluluk için, sonrasında gelecek dünyevi cehenneme razı olmaktır. aşkın doruk noktası ise sevişmektir. bu dar anlamda yatağa girmek değildir. bir bakış, tatlı sözler, beraber dolaşmak ve hayatı paylaşmaktır sevişmek. ve sonunda karşı tarafa olan sevginiz sonucu siz o olmak istersiniz, onun da siz olmasını... kısaca çift iken bir olmak için yatağa girersin sevdiğinle. sevişmeyi çiftleşmekten ibaret sananlar, şehvetlerini aşk sananlardır. aşkı sadece hormonlarda arayanlar en büyük aptallardır.