ipini başkası çekmişken
ve sen ölürken direnmeden
can da çekişmezken üstelik
en çok üzülendir ayağının altından sandalyeyi çeken
geri dönüp baktığında farkeder mi bilinmez
paslı gözlerden akan yaşları
bir ölünün son duası gibi
bir hayatın son anı gibi
yalnız geçen bir gece gibi
soğukta ürpermek gibi
aşk..
küçük bir kızın vücudunda
tekrar can bulmak için
geri gelecektir
lekesiz bir zihnin
hiç başlamamış bir hayatın
amatör mısralarında yaşamak gibi
hayattaki tüm beklentilerinizi, hayata dair herşeyinizi karşınızdaki insanın üzerine yapmanıza vesilen olan ve evlilik için kanımca şart olan duygular bütünüdür, kısa olmayanı makbuldür..
belirsizlik belirtisi.* öldürüldüğünüz halde ben intihar ettim demek...kovulduğunuz halde intihar edememek...her gün meydan muharebesinde kişiye özel (bkz: biber gazı) teneffüs etmek..
çok üzse bile, çok kırsa bile, ağlamaktan ölsen bile onu gördüğünde kocaman bi gülümseme ve sarılmayla karşılık vermektir. kafan güzelken sadece onu yanında istemektir. böyle de bi şeydir işte..
(bkz: tekila)
aşk, sevdiğinizle beraberken sizi bulutların üstüne çıkaran; yollarınız ayrıldığındaysa anlatılamayacak bir acıyı yaşamanıza sebep olan bir efsanedir. acısını yaşayanlar bilir ya, eliniz ayağınız uyuşur birden, boşluğa düşersiniz. aslında anlatmak yetersiz kalır, her ne kadar haykırsanız, bağırsanız dahi sesinizi duyuramazsınız, kafi gelmez içinizdeki acının biraz da olsa dinmesine. güneş doğarken uyanıksınızdır, gözleriniz ağlamakten kıpkırmızı olmuştur, uykusuzluktan kıvranmaktasınızdır. buna rağmen uyuyamazsınız.hatıralarınız size kendinizi unutturur. durmadan sevgilinizin gözleri gözünüzün önündedir, sesi hala çınlamaktadır kulaklarınızda... anlatamazsınız derdinizi, anlayamazsınız da. sonra güneş iyice gösterir yüzünü ama siz göremezsiniz, karanlık çökmüştür yüreğinize, bu karanlıkta tek görebildiğinizse sevdiğinizdir.
geliyorum demeden gelen, sonra bir anda başını alıp gidendir.
tüm gerçekleri yalan, tüm yalanları doğru yapabilendir.
başlangıcıyla yepyeni boyutlar keşfettiren, bitişiyle dünyayı boş kümeye çevirendir.
çok acıtandır.. ne kadar sürdüğü önemli olmadan, sadece ilk başlarda mutlu etse de sonrasında üzüntüleri de beraber getirir aşk.
aşk kıskanmaktır çünkü. belli etsen de, etmesen de kıskançlık paramparça eder kalbini en güvenli aşklarda bile.
aşk önemsemektir. telefonu kapalı olsa, şarjı bitmiş gelmez akla ilk. kesin kötü bi olay olmuştur, bunun üzerine kafa yorulur saatlerce, kendini yer bitirir insan.
aşk özlemektir. hem de öyle bir özlemek ki, yanındayken bile az gelir onunla geçirdiğin zaman. sonra bi saat/hafta/ay sonra uzaklaşmak zorunda olduğunu hatırlarsın, düşünmesi bile sıkar içini.
aşk dünyadan kopmaktır. tüm hayatını onun üzerine öyle bir kurarsın ki, olurda bi gün giderse ya da yüzleşmen gereken gerçek hayat sorunları karşına çıktığında her şey bi anda yıkılır.
hele aşkın bitmesi, onun gitmesi durumu var ki ona hiç girmiyorum bile.