yağmurlu havalarda, yaza doğru mayıs haziran aylarında, yalnız kalındığında, gece yastığa baş koyduktan sonra, hayallere dalındığında vesaire zamanlarda düşünülen terim.
hakkında ne kadar olumsuz şeyler söylense de, unutulmaz acılar verse de, hala en özel olduğunu düşündüğüm, onu hissetmediğimde yaşayamadığım, nefes alamayacağım durumdur.
beş yaşına kadar annemdi, beş yaşından on yaşına kadar, önce lunapark , sonra bisiklet , sonra walkman, sonra kitap oldu. on yaşından sonra, on yedisine kadar, kitap, voleybol, ahmet. ahmetten sonra kitap ve ali oldu. ailyle birlikte ve aliden sonra kitap ve onur oldu. halde otuz beşindeyim, geçen zamanda kitap, onur ve arif, kitap onur ve serdar. şimdilerde kitap , onur ve hayat. "ali gider, veli gelir, veli ölür, süleyman sever, süleyman terkeder, ahmet koşar nolacak ki" gibi, fikirlerime hayatıma tamamen zıt bir cümle kurmama ve görüşe sahip olmama sebep, hayatın cilvesidir.
(bkz: bütün aşklar bir gün biter,oğlum ve ben kalırız)
normal karşılanan bağımlılık. nasıl eroinman eroin almadan yaşamı zorlaşıyorsa, eroin ile hayatı güzelleşiyorsa,
aşık da aşık olduğuyla birlikte oldukça, onun elini tuttukça, onu seyir eyledikçe hayatı güzelleşir; mutlu olur.
eroin alamayan eroinman, eroinsiz kriz geçirir. aşık da öyle. hele ki ayrılık olmuşsa sever iken, bakın o batmış hayata.
eroin dışlanmış bu dünyadan. aşk ise kanıksanmış. veya normal görülüyor.
eroine lanet olsun şimdi eroini özendirmeye bilmem ne yapmaya çalıştığımı sanmayın tokatlarım.
burada aşkın da bağımlılık olduğundan bahsediyoruz.