dinlemediğin şarkılar dinlemek isteğidir..
giymediğin şeyler giyme huyudur bazen.
bazen söylemediğin sözler söylemektir, gitmeyeceğin yerlere gitmek; yeni insanları tanımaya razı olmaktır. hoşgörüyü öğrenmektir; nefret ettiğin şeyleri sevmeye çalışmak, hiç affetmeyeceğin şeyleri affetmektir.hiç katlanamayacağın şeyleri yapmak; en ufak şeyden kırılmaktır.
kelebektir belki ilk zamanlar; ama ölmesidir işte hepsinin birbirine çarpa çarpa ne yazık ki (bkz: #4184437)
bir tırnağın yarasını gözyaşları ile ıslatmaktır bazen.
yağmurlu günde gözlerin kamaşması; güneşli günde tir tir titremektir. üşümektir soğuktan; yorgunluktan ölmeyi dilemektir.
anlatamamaktır bir türlü kendinizi bir de ne kadar anlatırsanız
ne kadar yazarsanız o kadar uzaklaşmaktır aslında hissettiklerinizden, o kadar yavan gelmesidir zavallı sözcüklerin.o kadar kifayetsiz kalmasıdır ki; onların güçsüzlüğüne ağlamak istemektir kendi güçsüzlüğünüzü hatırlayıp da..
gözlerinizin nemsiz; ellerinizin çatlaksız kalmaması; dudaklarınızın ise inadına kıvrılamamasıdır yukarı
bir sözcüğün kırıp dökmesidir, çatırdatmasıdır bütün kemiklerinizi; bir inançsızlığın vazgeçirmesidir kendinizden her şeyden
aşk seviyorum demeden ölebilmektir, yok olabilmektir
hakkında belirli bir tanım yapılamıyor. neredeyse tüm insanlar hissedediyor veya hissettiğini sanıyor ama ortak bir tanım aralıgında olmuyor bunlar. herkesin bünyesinde baska baska gösteriyor kendisini, o kadar cesitli olabiliyor ki bazen.. evet cok acı verdiği dogru, ama o kadar mutlu etmesinin yanında ne kadar kötü olabilir ki?
edit olayları: lafımı yiyorum, acısı da cok pis. ama yine de güzel.
2496 tanımdan daha farklı bir tanım olmayacağının farkında olduğum 6.duyu organı. ama bazen insanı alıp götürür hayatından. sadece aşk* olunan insan için nefes almak ve o nefesi sonuna kadar onun için tüketmektir. istanbul'un boğazına doğru bakarken toprak kokulu bir hava içerisinde bir sigara yakabilmek kadar efkarlı, sabah fırına gittiğinizde aldığınız ekmeğin kokusu kadar doğal, bir annenin çocuğunu sevmesi kadar da masumdur aşk olmak. bazen de ihtimallerdir aşk. senin beni sevebilme ihtimalini sevdim misali. o ihtimal sıfırın altında dahi olsa güzeldir ve insanın gülümsemesine yeterlidir. bazen de sisli bir dağın zirvesinden ovaya bakıştır. hayatınız gözünüzün önüne gelir. biraz da efkar basar yüreğinizi. "ah ulan" dersiniz. tek başınıza kaldığınızda birini sevmenin ve birisine değer vermenin güzelliğini anlarsınız. rüyanızda dahi onu yaşamak istersiniz. ama gel gör ki her zaman bilinmez aşk olmanın değeri. çoğu zaman göz ardı edilir o insanın güzelliği.
toparlamak gerekirse, insan çok aşık olur ama bir kez aşk olur. aşk olmak ise başkadır başka...
dedim ya 6.duyu organıdır diye.
insanoğlunun içinde iki çeşit kelebek vardır. *siyah kelebekler ve beyaz kelebekler. siyah kelebekler; mutsuzluk, hüzün, korku, acı.. vb durumlarda baskın olarak kanat çırpışlarını hissettiren kelebeklerdir. beyaz kelebekler ise; mutluluk, sevinç, heyecan, neşe gibi duyguların varlığında kanat çırparlar.
aşk; bu kelebeklerin birbirine çarpa çarpa ölmesi halidir. çünkü, hepsi birden uçuşmak ister.