Bir şey var aramızda, senin bakışından belli, benim yanan yüzümden.
Dalıveriyoruz arada bir ikimizde aynı şeyi düşünüyoruz belki.
Gülüşerek başlıyoruz söze. Birşey var aramızda.
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek.
Fakat ne kadar saklasak nafile. Birşey var aramızda.
Senin gözlerinde ışıldıyor, benim dilimin ucunda...
aşk...
--spoiler--
aşk yolunca aşık ten,maşuk ise candır.tenin hükmü de ancak şekil kadardır.özün şekle kılıf olması ayıptır.dışın içe tercih edilmesi günahtır.hani ya kabuk,tohumu korumak için vardır.ama asıl mana, tohumun özünde saklıdır.o yüzden bu yolda sevilenin sırrı ,her zaman gizli olmasında ve kalp ülkesinde yaşayıp orada anlaşılmasında.sevenin sırrı ise hep dışarlarda dolanıp öze perdedar olmasında, öze hayran olmasında, özü aramasında.yani sevene dülen heğ aşikar olmak, sevilene düşen hep gizem kalmak.yani ten dediğiniz gözle görünür, isteseniz de silinmez.ama can dediğiniz kalple görülür, öyle ulu ortalarda görünmez.
--spoiler--
acısı mübah sayılır kimilerince.
olması bir dert olmaması bir dert.
yasak olunca daha cazip gelendir kimi zaman.
bekleyenini bekletmeyi seven, kolay olunca bırakıp gidendir aşk.
artık çocukların dilinde bir bilmece...
ne zaman geldiği ya da nereye gittiği mechul...
aranır coğunlukla ama asla kendini belli etmeden yerleşendir...
kusurdur ya da kusursuzluk...
--kitaptan alıntı-- şeriat der ki: "seninki senin, benimki benim." tarikat der ki: "seninki senin, benimki de senin." marifet der ki: "ne benimki var ne seninki." hakikat der ki: "ne sen varsın, ne ben."
...
ah minel aşk! Aşk'tan önce aşk'tan sonra... aşk yeryüzündeki en eski, en dirençli gelenektir. Aşık dışlanır ama dışlayamaz. Aşık incinir ama karıncayı bile incitemez. Aşık olunca anlarsın. yüreğin bir kadife keseye dönüşür, içinde sırma bir yumak; sen bu yufka gönülle kimselere kıyamazsın. yaşayan ve yaşamış aşıkların kervanına katılırsın. korkma! aşkta yok olunca zahiri tarifler, zihinlerdeki kategoriler buhar olur uçar. o noktadan itibaren "ben" diye bir şey kalmaz. tüm benliğin olur koca bir sıfır. orada ne şeriat kalır, ne tarikat, ne marifet. sadece ve sadece hakikat...
--kitaptan alıntı--
bir tek senin görebileceğin bir yerden
sana gülümsüyorum...
onların duydukları kahkahalarım değil
aşkı tarif gerekirse sana
anlatayım
aşk ne biliyor musun
benim sana yaşadığım,
senin durmadan üstüne bastığın...
Hala aşkın ilkokul tabiriyle: aşk bir sudur zihniyetindeyim. Sevgiyle kıyaslanamayacak kadar basit bir tabir olup, ilişkinin 'ilişki' boyutudur. Günümüzde yaşanan aşk, bırakıldığında saplantı halini alır ve sevgiden eser kalmaz. Dolayısıyla aşk aklın 3/1 ini kullanmak, yani sağlıklı düşünememektir. Sevgi daha tercih edilen bir kavramdır.
sana karşı hissettiklerim midir acaba aşk ?
hiç varolmadığın şu hayatımda nasılda seninle yaşıyorum...
sana şarkılar söyletiyorum, sürekli güldürüyorum güzel yüzünü, ellerini benimkilerle buluşturuyorum, gözlerini konuşturuyorum.
bekliyorum, mütemadiyen bekliyorum sevgini. bilmediğin bir dünyanın egemenliği sana ait : benim dünyam. teslimiyet duygusu aşk belirtisi midir? bak hiç direnmiyorum sana karşı.
insanların evlenip türünü devam ettirebilmesi için kurulmuş tuzak. evlendikten sonra da eski ateşiyle devam ettireni vardır mutlaka fakat insanların çoğu aşkın sadece illüzyondan ibaret olduğunu evlendikten sonra görür.
evlendikten sonra deli gibi aşık olduğunuz kızın/erkeğin aslında sizin bildiğinizden farklı olduğunu görmeniz doğaldır. zaten evlilikte fazla aşk zararlıdır çünkü aşık olan insan ne sorumluluk görür ne başka birşey...