tarif edilebilecek bir duygu olsaydı eğer bu kadar büyülü olmayacak histir.
bir tek tanrı bilir, tanrı susar, kul inanır aşkı arar, aşk acıtır hep yaralar...
mecnunlar aşk dediler duygularımın adına. aşk ki tek hecelik bir kara delik. ne yazarsan içine alıp gider derinliklere...bir de sen varsın(vardın) seni aşka yazmaya kıyamıyorum. içimdeki ulvi his seni, yüceltecektir. sonuç olarak şu söylenebilir ki ben sana aşığım diyemem seni öldüremem söndüremem bir gece vakti odamı aydınlatan mum misali hayalimi süsleyen gözlerini....son cümlelere yaklaşırken yukarıdaki cümleler arası tutarsızlıklarıma inat ve senin başka birine aşık olmana inat ben gidiyorum hadi eyvallah.
aşk amqqunun yalovasında sade bir tane tatlıcının halka tatlıyı güzel yapmasıyla priminin nedeniyle gidip halka tatlı almaktır.gerçek aşkta o tatlıcıda bir adet halka tatlının kalmasıyla sevgiline o bir taneyi alıp o yerken senin sadece bir gıdım ısırmandır.
garip bi duygu. sevgi ve nefreti bir arada yaşar insan. insan ne kadar seviyorsa o kadar da nefret ediyordur. sevgi çok yoğun olduğu için sevilen kişinin en ufak yanlışında kızgınlık yerini nefrete bırakır. aşk; sevmektir, sevilmektir kısaca bir ihtiyaçtır. varlığı bir dert yokluğu yaradır.