sevginin ve saygının hiç bir zaman bitmemesidir aşk. fakat o sevgi bitiyorsa aşk olmamıştır.
eğer gerçekten aşıksan dünyanın en mutlu insanısındır. sen, senlikten çıkmışsındır. artık dünya 2 kişiliktir, sen ve o! bu soyut bir güçtür, bağdır. ve onu sakın aramayın o zaten bir gün gelecektir. (bkz: aşk geliyorum demez)
ayrıca aşk tuttuğun takımdır. aşkın büyüklüğü ne kupa büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğüdür, onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür. adı konamaz.*
"kendimdeki değişimi seyrediyorum. aşık olmanın bir mucizeye inanmaya benzediğini düşünmeye başladım. aşk da beklentiler ve inançlarla ilgili. insan kendisi için hala kurtuluş ümidi olduğuna ve günün birinde özel birinin bunu mümkün kılacağına inanıyor. bir mucize özlemi değil mi bu? bu dünyadan fazla bir şey beklememen gerektiğini bilsen de içindeki bir şey diretiyor... umut etmeyi sürdürüyor... sevdiğin kişinin seni seveceğini umut etmeyi."
aşk sensin
yürüdüğüm yol
sana gelir
sana çıkar rüyalar
kabuslar sende biter
sende heyecan
doludizgin yaşam
aşkla doğan gün
gece olur da
ışığından doğar aşk
aşk
aşk sensin sen
tanımlayan ben
sıcak bir yaz günü, öğle vakti hani sokaklarda bitap düşmüş halde dolaşırsınızda, ardından bir yere oturup bir bardak buz gibi soğuk su içip ferahlarsınız. Birisi vardır her düşündüğünüzde aynı hissi veren, içinde bulunduğunuz onca sıkıntıya yada derde rağmen. işte o aşk'tır.
-bir kere hayatınıza giren,
-girdi mi bir daha asla gitmeyen,
-herşeyi unutturan,
-her türlü diğer sevgiyi ihmal edilecek düzeye indirgeyen,
-nefret etseniz de, size kan kustursa da, hayatınızı zindana çevirse de katlandığınız,
-hiç çıkar yol bulamayıp ayrılınca da unutamadığınız,
-kalbinizde bir gölge gibi kalan,
-en mutlu anlarınızda bile aklınıza geldiğinde içinizi burkan,
-en mutsuz anlarınızda bile anılarıyla yüzünüze tebessüm konduran,
-zararlı ama olmazsa olmaz,
-güzel ama çok can yakan,
-birden bire sebepsiz yere gelen ancak bütün geleceğinizi ve hayatınızı değiştirecek kadar büyük etki oluşturan,
aşk salaklıktır. normal zaman da asla inanmayacağın şeylere inanasın gelir, normal zamanda başlarım böyle işe diyeceğin şeylere napalım bu da böyle olsun denir. örnekler çoğaltılabilir ama gerek yok anladın sen.
kırkıncı kuralıdır sufinin: aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani mi diye sorma! ayrımlar ayrımları doğurur. aşk'ın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. başlı başına bir dünyadır aşk. ya tam ortasındasındır, merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde.
insanlar gelmeleriyle yalnızlıklarını dağıtanları severler.
gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara aşık olurlar...
seni sevemeyecek kadar beğeniyorum; aşk budur işte... *