iranlı bir şair: 'aşka uçarsan kanadın yanar', mevlana:'aşka uçmazsan kanat neye yarar' yunus emre:'aşka vardıktan sonra kanadı kim arar?! ' demet akalın :'aşkın açamadığı kapı, kanatlanıp uçamadığı yer mi var?'
Kendini mal yerine koymak isteyen kişinin alternatiflerinden biridir aşık olmak. Neyin yerine kalple düşünülmeye başlanır ve sonunda mantık tamamen devre dışı kalabilir.
deniz gibidir aşk, bazen dalgalı, bazen durgun kimi zamanlar da parlak, duru, sessiz ve derindir. bazen her dalgasıyla çeker insanı derinlerine, boğulur insan içine giren her deniz damlasıyla, çiğerlerine kadar dolar onla, yaşayamaz artık son bulur nefesi. bazı zamanlar da öyle duru, sessiz ve ışıl ışıldır ki onun sessizliğini yaşamak ister insan, bırakır bedenini suyun yüzeyine, gözlerini kapar ve o anı yaşarsın.
ikili ilişkiler tıp kı bir problem çözümüne benzer burda kadın tıpkı gidiş yoluna daha çok önem veren hoca tipi gibidir (karşılıklı güven,anlayış,nezaket,iyi niyet ,hediyeler,sorumluluklar küçük , espirler vs vs ) kadın buna çok önem veriri gidiş yolunun uzadıkça uzamasını ister erkekde durum tam tersidir tamamen problemin sonucuna bakar ve orayı önemser ve bir an önce sonuca gitmeye bakar acelecidir (sonuç erkek için aşık mı degil mi seviyor mu sevmiyor mu ) durum bundan ibarettir.
bir kadına göre aşk gidiş yolu açık seçik anlaşılır ve istedigi gibi olandır.
mükenmel aşk ise gidiş yolu çok uzun olan sonucu olmayan bir problemdir. yani TEORiDE kalır.