okulun bitmesine 2 ay kalmıştır. okulda yeni sınıflar oluşturulur ve o pazartesi günü o kızı görürsün. işte bu dersin. seni bekliyordum yıllarca dersin içinden. önümde 2 ay var ve aynı sınıftayız. elbet bir gün konuşurum dersin. günler geçer. daha bir merhaba bile diyememişsindir. üç kez kocaman koridorda yanlız kalırsınız. ağzınız düğümlenir. ne zaman ona baksan onun sana baktığını görürsün. o kürsüde konu anlattıktan sonra ellerin patlayana kadar alkışlarsın. sen anlattığında senin gözlerine bakar ve alkışlar. eminsindir o da sana karşı boş değildir. okul biter. o istanbuluna döner, sen ankaranda yanlız kalırsın. her sabah facebook u açıp resmine bakarsın. ama nafile. bu aşkını daha da körükler. bir daha görüşmeyeceksiniz nasılsa. neden görüşeceksiniz ki? 2 ayda en fazla 5 kelime konuşmuşsunuzdur. üstelik online ortamlara* asla girmeyen birisidir. unutmak için başka birisine sarılırsın. 1.5 hafta olmuştur. artık eski enkaz kalbinin derinliklerindedir ve kalp yavaş yavaş yeni birisi için atmaya hazırlanmaktadır.* resimlerini görmemek için facebook unu kapatırsın.* gecenin bir vakti bilgisayar başına oturursun. msn i açarsın ve o oradadır. hani şu 3 ay önce eklediğin halde hiçbir zaman online görmediğin, iki kelime konuşamadığın kız. boş boş msn listende onun ismine bakarsın. derinliklerdeki enkaz tekrar yüzeye çıkar. dakikalarca şapşal şapşal ekrana bakarsın. taki o çıkana kadar. işte o an büyük bir hüzün çöker. gözünden yavaşça bir damla iner. saklamaya çalışırsın? kimden saklayacaksın? kardeşin facebook hesabıyla aratılır ve bulunur. profil resmine uzun uzun bakarsın kapatırsın. sonra sağ taraftan bir damla daha iner. bunun adı aşktır zannımca.
sonra ne mi yaparsın? açarsın uludağ sözlük ü yazarsın.****
kalp ve beyin arasında ki kıyasıya savaştır. velhasıl kelam bünye içerisinde ki savaşı kalp kazanır. gerçek hayatta ise bünye savaşı komple * kaybeder.
yağmurda ıslanmak gibidir... önce ıslanmamak için uğraşırsın, bir damlası bile üstüne düşmesin diye kaçarsın, ama sonra; eğer biraz ıslandıysan bırakırsın kendini... damlalar artık etki etmez sana, çünkü ıslanmışsındır. bu yüzden bir insan ya ıslanır, ya ha hiç ıslanmaz bir yağmurda.ya ıslaksındır , ya da kuru.
can yakıcıdır.hayatın en tatlı acısıdır yine de.ne kadar mutsuz ederse etsin vazgeçilmezdir. aşık olunanı herşey yapar.ve en büyük mutluluk olur hayatınızda. en büyük neşe ve umut kaynağınız olur , bir yandna da yakar canınzı. karışıktır , hem de karmakarışık..ama onu çözdüğünüzde sunar size armağanlarını , gülümsemeyi katar hayatınıza,içtenliği , samimiyeti, sevgiyi , tutkuyu.. herşeyden önce hayattan zevk almayı öğretir. inişli çıkışlıdır ama pes etmeyenlere gerçek yüzünü gösterir..göstermeyecek olsa da bunu umut etmek neyi kaybettirir. aşk güzel birşeydir ,en azından öyle farz edilmelidir ,ki hissettiğini siz verebilsindir.o,ona verdiğiniz değeri size geri verir.aşk hayataki en saf hem de en tehlikeli duygulardan biridir.o onu yaşayabilen için her haliyle mükemmeldir.
insana karşı duyulanını sittin sene hissedemeyeceğim duygu sanırım. yalnız gözlemlediğim kadarıyla kendisi, kişinin ruhunu beslemesi olayıdır. zira aşık olunan kişi belirli aralıklarla farklılık gösterebiliyor. ruhun acıkınca, aşık oluyorsun işte.
toplumumuzda bu kadar basitleştirilmemiş yerler altına alınmamış bir kelime olsaydı kutsaldır iyidir hoştur derdim fakat artık bacak kadar çocuk bile aşk acısı çekmekte,vajina uğruna aşkı ayaklar altına alan * yüzünden anlamını kaybetmiştir.
-yaa neriman beni anla aşığım sana seviyorum seni sensiz yaşayamam
-aşıkmısın bana yani??
-evettt!!!
-sektir uleyyynn!