aşk; onu topluma açık alanda öpememektir, koklayamamaktır. onun saçlarının bir telinin kopmasına bile kıyamamaktır. her zaman ona sarılma ihtiyacı duymaktır. onun karşısına geçip ömrünün sonuna kadar gülümseyişini izlemeyi istemektir. aşk anlatılmaz yaşanır bir olaydır. herkesin yaşaması gereken ama acısını cekmemesi gereken bir hadisedir.
bünyeler arası değişkenlik gösteren ruh, kalp, beyin hali.
başlangıcı ile dünyalar senin olur, bitişi ile dünya başına yıkılır.
tepkimesi, kişiler arası farklılık gösterebilir. sırf bunun için suçlanabilirsin.
muhakkak bi yerde bitmesi gerekir. çünkü bok gibi bir şeydir. ağzına sıçar. gereksizdir.
mantık neyine yetmiyor ki?
yaz günü, samimiyetsiz, soğuk omuzlara çarparken ben, ölümüne kanat çırpan bir kelebek gibi, konduğum renksiz, kokusuz çiçekti. toprağa en yakın olandı, ondan sonrası topraktı işte. düştüğünde kimse seni önemsemeyecekti. bir temizlik işçisinin süpürgesine takılabilir, rüzgarda savrulup, deniz varsa kavuşabilirdin denize.
seni gördüm. tüm renklere rağmen, senin solgun renksizliğini, benimkine benzer kimsesizliğini sevdim. seni seçtim, senin beni seçmene şans vermeden, bunu düşünmeden hatta, aşk gibi aniden!
bir önceki hayatım
karanlığa tercih ettiğim bir çift mavi, ışık gören son penceremi de aldı benden. ne kadar beklediysem, bilmiyorum. hatırladığım ben değildi, gördüğüm ben. aceleyle başladım uçmaya. önceki hayatımın sarhoş yürümeleri gibi özensizceydi uçuşum da.
alışırım dediğimde duydum:
+ ayılmak gibidir sanıyorsan alışmayı, yanılıyorsun. vaktin dar, sadece uç!
uçtum, anladım ki sorgulayacak zaman yoktu ve şimdiden yorulmuştum.
bir şey değişmedi uçarken, ayılmak gibi değildi alışmak, doğru.
savruluyordum, uçtuğumu, onlardan kaçtığımı sandı birileri.
acıkıp yemek yemekten farksızdır aşk. acıkınca pek yemek seçmezsiniz. tabi o en sevdiğiniz yemeği yemenin hazzı başkadır. ama unutmayın ne yerseniz yiyin doyarsınız.
uyuşturucuya çok benzer bir kere bulaştıysan asla bırakamazsın kendine zararlı olduğunu bilirsin defalarca bırakmaya çalışırsın onu, başarırsında ama sonra derin bir mutsuzluk